18 Mayıs 2012 Cuma

Av. Hüseyin YÜRÜK / Analitik Bakış

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Allah’tan Başka Her Şeye İnanan Konformist Azınlık

31 Ocak 2012 Salı 11:29

Allah’tan Başka Her Şeye İnanan Konformist Azınlık

Yıllar önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yönetici olan bir arkadaşım anlatmıştı. İlçe Belediyelerinden birinin Başkanı İlçede bazı meydanlara elektronik bilgi veren bir cihaz kurdurmuş. Bir gün yanındaki Albaya ‘Biz böyle vizyonel faaliyetler yapıyoruz’ diye gururla göstermiş. 

Albay omuz silkerek Başkana tarihi bir cevap vermiş: Başkan, bırak sen bunları… Akşam benimle bir tek atıyor musun? Atmıyor musun? 

Albay, çağdaşlığın elektronik haberleşmede değil, akşamleyin içki yudumlamakta olduğunu anlatmak istemiş Başkan’a. 

Kara Kuvvetleri eski komutanlarından Orgeneral Kemal Yamakoğlu hatıralarında teğmen olarak göreve başladığında Bölük komutanının kendisine “içki içmeyi iyi öğrenmek için” cebri izin verdiğini yazıyordu. 

Bütün bunları neden hatırladım? 

Önceki gün bir Generalin ses kaydı piyasaya düştü. Kendini İttihatçı geleneğin günümüzdeki takipçilerinden sayan general bu konuşmasında birçok inci saçıyor. Konuşmasının bir yerinde hükümetin 10 yıldır yaptıklarını kastederek ‘Devleti yöneten şahıslar ekonomiyi ne kadar düzeltirse düzeltsin, ne kadar açılış yaparsa yapsın toplumdaki normalleşmeyi sağlayamazlar’ diyor. 

Generalin ‘Toplum’ diye kastettiği aslında kendisi gibi düşünen ittihatçı azınlık. 

Aynı ittihatçı gelenekten bir general 5-6 ay kadar önce bir televizyon kanalında ‘Her ülkeyi binde biri kadar bir azınlık yönetir. Türkiye’nin nüfusu da 70 milyon olduğuna göre Türkiye’nin imtiyazlı yönetici azınlığı 70 bin kişidir’ demişti. 

Geri kalan milyonlar parya onlara göre… Halk tarafından seçilen hükümetler 69 milyonu mutlu etseler bile bu bir avuç azınlığı mutlu edemezlerse toplumda normalleşme olamaz diye düşünüyor ve bu görüşlerini aba altından sopa göstererek topluma dayatıyorlar. 

Eğer onların İttihatçı görüşleri ve şefleri iktidarda değilse ne olur…? 

Darbe olur, Balyoz darbe planı olur, Çorum, Maraş, Sivas olayları olur… 

Başbakanlar, bakanlar asılır… 17 bin faili meçhul olur… 

Toplum hiçbir zaman mutlu olmaz. ‘Keşke bir general gelse bizi kurtarsa’ diye düşünmeye başlar. 

İttihatçı küçük azınlığın sevdiği ülke hali budur. 700 bin kişilik askeri varlık onlara düşmanı caydırmak için değil, milleti ve hükümetleri caydırmak için vardır. 

Türk halkına ve değerlerine o kadar yabancılar ki Yabancıların dahi bu millette gördükleri hasletleri bu bir avuç konformist azınlık görmekten aciz durumda. 

Alman generali Liman Von Sanders Paşa (1855- 1929) “Türkiye’de Beş Sene” eserinde bu milleti şöyle anlatıyordu: 

“Türkler, dindar, bilhassa gelenekçi idiler. Din adamlarının her tabaka ve seviyeden insanlar üzerinde büyük tesirleri vardı. Bu hasleti bilen kumandanlar, ferdî feragat ve serdengeçtilik isteyen muharebe safhalarında, din adamlarının telkinlerinden en geniş manada istifade ediyorlardı. Bu din adamları ağırbaşlı oldukları ölçüde şefkatli, hâl ve tavırları ile saygıdeğer ve güvenilir insanlardı. Onları en buhranlı anlarda dahi kötümser görmedim.” 

Hal böyleyken, bir dönem bu azınlığın temsilcileri arasına karışmış Yakup Kadri Karaosmanoğlu İkdam Gazetesi’nde yazdığı bir makalede “Serhatlerde askerlerimiz bizi “Allah Allah” nidâlariyle savunduğu sıralarda biz Allah’tan başka şeylere inanmışız.”  diyordu. 

Ruhları Allah’tan uzaklaşmış, millete yabancılaşmış, sadece mumyalanmış bedenleri ve zihinleri bu ülkede kalmış bu küçük ittihatçı azınlık, ülkeyi hala kendi bayağı gündemleriyle meşgul etmeye devam ediyorlar maalesef…  

Bu yazı toplam 209 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.