• BIST 100.141
  • Altın 218,196
  • Dolar 5,2803
  • Euro 6,0140
  • Ordu 9 °C

ARTIK ALTINORDU TV’DE BERABERİZ

Muzaffer GÜNAY

Sevgili hemşehrilerimizin bildiği üzere,20 yılı aşkın zaman boyunca yerel televizyonlarımızda sayısız program yaptık. Ramazan programları,açık oturumlar,çeşitli STK’larla,ve konuklarlatartışma proğramları vb.

Fakat  Ordu insanı bizi 21 yıl boyunca kesintisiz olarak sürdürdüğümüz tv programcılığımız süresi içinde  daha ziyade belgesel proğramlarımızla tanıdı.Tarihin en eski çağlarından beri gelip geçen kültürel değerleri,uzun ve hayli ilginç tarihsel unsurları,tabiat güzellikleri,turistik objeleri,destinasyonlar,geleneksel el sanatları,yerel mutfağı,folklorik renkleri ve daha başka özellik ve değerleriyle tanıtmaya çalıştık yıllar içinde memleketimizi.

İlk belgeselimiz olan beş bölümlük “Tarladan Sofraya Su Değirmenleri”ni ORT için çekmiştik 1993 Yılı’nda.Yayınlandığında beklediğimizden,sandığımızdan çok daha büyük bir alaka görmüştü üstelik. O tarihte yerel özel televizyon olarak sadece ORT vardı.Rahmetli Sıtkı Çebi Üstadımız ve dostum Nuri Kahraman ile birlikte Ordu’nun derelerini yüksünmeden dolaşarak bulduğumuz su değirmenlerini,düz,yayvan ve epey eğimli olan mısır tarlalarını erinmeden  birer birer gezip dolaşarak  kameraya kaydetmiştik.

            İlk sinema filmi çalışmam ise, çok daha öncelere dayanır. Samsun’da öğrenci iken Filiz Şekerleme’nin sahibi sevgili ağabeyim merhum Şükrü Çoruh’un katkılarıyla “Çöküş Günü” adlı 8 mm’lik  konulu bir film çekmiştim. Amatör bir prodüksiyon olmasına rağmen cürmüne göre bayağı beğenilmişti Yeşilçam gediklilerince.Sonra merhum Yücel Çamaklı,Yılmaz Atadeniz,Mesut Uçakan,Hikmet Eldek,İsmail Güneş gibi Türk Sineması’nda epey ürün vermiş ustalarla çalıştım Yeşilçam’da..

            Yeşilçam’da çalıştığım dönemde o zamanların önemli gazetelerinden Yeni Devir’in Sinema Sanat sayfasını da hazırlamaktaydım. Ne günlerdi o günler.Ahududu Sokak’taki Sur Film benim ikinci adresimdi. Evimizde zaten oraya çok yakındı. Ağa Camii’nin hemen yanındaki tarihi bir Apartmandı ikametgahım.Hikmet abi İsmail Güneş v e ben aynı evde kalıyorduk.İsmail Güneş,bilenler bir sinemada çok özgün filmlere imza attı. Yakın zamanlarda çektiği ve çok çok ilgi gören The İmam bunlardan biridir mesela.

            Tiyatro ile hem hal oluşum daha öncelere gidiyor. 1976’’da MTTB bünyesinde arkadaşlarımla oluşturduğum Mutlak Fikir Sahnesi ile Ordu’da  ve daha başka şehirlerde bir çok oyun sahneledik,turne yaptık. Bu süreçte yaşadığımız çoğu spontone ilginç,iyi,kötü hatıralar ise başlı başına bir kitap olur.

            Sonra,TGRT için yazdığım Radyofonik oyunlar dönemi.. Jüri,bizden devamlı oyun istiyordu. Ben de hiç erinmez,beklenen süreden daha önce gönderirdim eserlerimi.Jüri’nin sık sık gönderdiği mektuplarda geçen“kurulumuz sizin kısa zaman içinde çok sayıda eser yazmanıza gıpta etmektedir..” gibi  motive edici cümleler beni daha bir hummalı çalışma yapmaya teşvik ederdi.

             Henüz uydu yayına geçilmediği dönemde ORT, BTV ve Kanal 52 için epey program ve belgesel hazırladığım 90’lı yıllarda Ordu’nun her noktasını gezip görme imkanı buldum tabiatıyla.

                1996 Yılı’ndan itibaren sevgili dostum Zeki Özel’in sahibi olduğu Kanal 52 TV’de çalışmaya başladım. Hem öğretmenlik, hem gazetecilik,hem radyo ve televizyon programcılığı.. Zor oluyordu ama çok keyifli ve verimli programlar hazırlıyordum.

            Zeki Bey ile o zamanlar başlayan dostluğumuz halen sürüp gidiyor.Sahibi olduğu Olay Gazetesi’nde halen köşe yazarı olmam bunun bariz bir göstergesi değil mi zaten.

            1996’dan itibaren kesintisiz olarak  2013 Yılı Güz zamanına kadar 17 sene süresince belgesel hazırladım TV 52’de.Hiç ara vermedim. Format olarak sürekli gezip görme eksenli olduğu için bıktırıcı olmuyordu.

            Özellikle Ordu dışında yaşayanlar memleketlerini biraz da sıla hasretiyle daha bir ilgiyle seyrediyor Ordu hakkında hazırlanan belgeselleri. Bunu tecrübemle biliyorum. Öyle mektuplar,öyle mesajlar,öyle telefonlar geliyor ki bazı bazı,yaptığım işin ne kadar faydalı olduğunu bir kez daha fark ediyorum böylece.

            Bu birikimimizi artık Altınordu TV’de değerlendireceğiz. Altınordu yeni bir uydu televizyon Ordu için. İsmi ile müsemma.Yavaş fakat emin adımlarla takip ettiği yayıncılık politikasını önemsiyorum. Meşhur meseldir: “Hızlı giden yolda kalmış,yavaş giden dağları aşmış..” Altınordu TV  orta vadede bir numara olmaya aday. Bir kenara not edin.Genel Müdür sayın Cevdet Bey ile yaptığım derinlikli sohbet ve görüşmelerimizden yola çıkarak bu kanaate ulaştım.

            Şimdilik Cuma akşamları saat 22.00’den itibaren yayınlanacak belgesel programlarımız.

            Avrupa ülkelerinden de izlenebiliyor olması da ayrı bir artı  Altınordu TV adına. Biliyoruz ki,Avrupa’da on binlerce Ordulu yaşıyor. Kim bilir yıllarca memleketini görmeyenler adına ne kadar da nostaljik duygular yaşanmasına katkı sağlamış oluruz belgesellerimizle.Ve elbette ki diğer programlarla.

            Genel olarak formatta bir değişiklik yapmayı düşünmüyorum.Fakat,henüz benim de gezip görmediğim daha pek çok yer ve değerler manzumesi ile buluşturacağım Orduluları inşallah. Ama zamanla daha renkli,daha keyifli programlar gerçekleştirme imkanları neden olmasın..

            Mesudiye’den Akkuş’a, Aybastı’dan Perşembe’ye,Ünye’den Gülyalı’ya keşfedilmeyi bekleyen daha çok çarpıcı köşelerimiz var;tabiat güzelliklerimiz,doğaçlama hayat içinde bizleri bekleyen büyüklerimiz var biliyorum.

                Cuma akşamları saat 22.00’ de..

            İnşallah..

 

Bu yazı toplam 787 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim