• BIST 96.229
  • Altın 239,753
  • Dolar 5,8240
  • Euro 6,5541
  • Ordu 12 °C

BARIŞ ÜSTÜNE !

Salih Ziya CÖRÜT

Şüphesiz barış, insanların birbirini tanıma, anlama, dinleme ve değişik yaşam biçimleri ile ortak değerleri paylaşarak huzur ve güven içerisinde birbirini kucaklama ve uzlaşma biçimidir.

 
Günümüz koşullarında baktığımızda “Barış” sözcüğünün kullanıldığı yere göre değişik anlamlar taşıdığına da şahit olmaktayız.
 
Bazen savaş halinin sona ermesi, bazen de insanların huzur ve güven ortamında olmaları barış olarak algılanmaktadır. 
 
Ayrıca toplumda kargaşa yaratmak suretiyle huzur ve güvenin bozulmasına yönelik telkin ve davranışların,  insanlar üzerinde değişik algılara yol açacak tavır ve davranışların yok edilmesi ortamı da barış olarak algılanabilir.
 
Elbette uzlaşmacı tutum içerisinde olmadan, karşılıklı sevgi ve saygı bağları oluşmadan barıştan söz edilemez.
 
Ülkemizde demokratik haklardan söz edildiği günümüzde bazı kesimlerin özgürlük adı altında birtakım hakları elde etmeleri adına barıştan söz ettiklerine şahit olmaktayız.
 
Oysa ki, etnik kökeni ne olursa olsun anayasal haklar itibariyle ülkemizde yaşayan her TC. vatandaşı aynı hak ve özgürlüğe sahiptir.
 
Mamafih, bazı haklardan mahrum olduğundan bahisle çeşitli kesimlerin gerek maksatlı, gerekse farkında olmadan birilerinin hak ve özgürlüğünü kısıtlayacak tavır ve davranışlar içerisine girdiklerine, hatta tahakküm oluşturduklarına  şahit olmaktayız.
 
Genel manada bazı kesimlerin (Özellikle köşe yazarı olan bazı basın mensuplarının) barıştan söz eder iken, farkında olmadan etnik ayrımcılığa mahal verecek algılara yol açan sözcüklere yer verdiklerini görmekteyiz. İşte bu durum son derece tehlikeli ve insanlar üzerinde olumsuz tepkilere neden teşkil edebilmektedir.
 
Oysa ki, insanları ayrıştıracak değil, birbirinin hak ve özgürlüklerine saygı gösterecek telkinlerde bulunmaya ihtiyaç duyulduğunu bilmek ve anlamak gerekir.
 
Öncelikle insanlar arasındaki önyargının yok edilmesi ile barışın hakim kılınacağını bilmek gerekir.
 
Ülkemizde bölgeler arası kültürel farklılıklarımızın zenginliğimiz algısının toplumun tüm kesimine aşılanması ve birbirimizi tanımaksızın peşin hükümlü olarak önyargılı olmanın son derece tehlikeli bir davranış olduğu dikkate alınmalıdır.
 
Ülkemizin geçmişten günümüze, ağır bedeller ödediği, kan ve gözyaşının dinmediği sorunların çözüme kavuşturulması ancak sivil toplumun birbiri ile konuşarak, anlaşarak, barış ve kardeşçe anayasal hakların devamı için yapılması gereken fedakarlıkların yapılması suretiyle huzur ve güvenin sağlanması bizleri başarıya ulaşacaktır.  
 
İşte barış ve kardeşlik nidaları ile toplumu birleştirmek yerine ayrıştıracak söylemlerden kaçınılması temennisiyle en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Bu yazı toplam 993 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim