18 Mayıs 2012 Cuma
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
Karakter boyutu :



08 Mart 2010 Pazartesi 17:10
Batı'nın Türkiye Korkusu
Ayrıntıların
Mazin Hammad (El-Vatan Gazetesi / Katar)
Çeviren: Halil Kendir
Batı yeni Türkiye karşısında bir korku yaşıyor. Çünkü şu anda Türkiye, askeriyenin zayıfladığı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yönetimine sürpriz bir şekilde teslim olduğu bir dönemden geçiyor. Yüksek rütbeli subayların tutuklanması çok kritik bir gelişmeyi temsil ediyor. Oysa bu günlerde konumu şiddetle sarsılan orduya dokunmaya şimdiye kadar kimse cesaret edememişti.
Seksen beş yıldır siyasi hayattaki esas gücü asker unsurunun teşkil ettiği modern Türkiye?nin geleceği konusunda zihinlerde çok fazla soru dolaşıyor. Bu unsur, hükümet, eğitim ve yargı sistemini de kapsayacak şekilde siyasi hayatın tamamını şekillendiren laiklik inancının birinci teminatıdır.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, sanıldığı gibi askerin pençesinin sökülmediği, aksine 2003?te Erdoğan?a ve partisine karşı darbe hazırlığında olmakla itham edilen onlarca subayın tutuklanmasına rağmen, generallerin hükümetle bir mücadeleye girme gücünde veya arzusunda olmadığını göstermektir.
Ankara Üniversitesi?nde uluslar arası ilişkiler profesörü olan Baskın Oran?ın dediği gibi mesele şu an için bitmiştir. Ülke derisini çıkarmış ve sinirleri görünmektedir. Kimse bundan sonra ne olacağını bilmiyor. Bir başka profesör eski ideolojinin iflas ettiğini söylüyor... Ancak onun yerine ne gelecektir? Kendimizi ve etrafımızdaki dünyayı nasıl göreceğiz?
Türkiye?nin alışık olmadığı bir zeminden geçmesi, milyonlarca laik kimsenin endişelenmesine sebep oldu. Bu kimseler iktidar partisinin kendi hukuklarını çiğneyeceğinden korkuyor. Aynı şekilde Türkiye?nin ilerlediği yolda karşılaştığı kimlik krizinin de ülke sınırları dışında büyük etkisi görülüyor. Çünkü bu ülke Amerika?dan sonra Nato içindeki en büyük ikinci orduya sahip. Stratejik olarak ise Kuzeyde Rusya ile güneyde Ortadoğu arasında bulunmakta olup, Avrupa Birliği?ne girmeye aday. Diğer taraftan kaydettiği gelişme ile Avrupa içindeki en büyük yedinci ekonomi haline geldi.
Ordu Erdoğan?a karşı bir darbe hazırlığında olduğunu inkar etmesine rağmen, ordunun darbeyi düşündüğü, ancak bunu gerçekleştiremediği ve bunun bedelini mahkemeler yoluyla ödemeleri gerektiği konusunda neredeyse görüş birliği mevcut.
Diğer taraftan uzmanlar, yorumcular ve çok sayıda subay, ordunun tamamen barışçı bir güce dönüştüğünü ve siyaset sahnesinde etkili güç olma konumunu terk ettiğini ifade ediyor.
AK Parti?nin 2007 seçimlerinde kazandığı ezici zafer ordunun zayıflamasına yol açan sürecin başlangıcını temsil ediyor. Kimse ordunun kendi safları içersindeki tutuklama kararlarına boyun eğeceğini beklemiyordu. Özellikle de tutuklanarak ceza evine gönderilen subaylar arasında bazı generallerin de olacağını...
Sonuç itibariyle Türkiye esaslı bir değişimin içinde bulunuyor. Bu durum Batı?nın, daha çok Atatürk?ün toprağa gömmek istediği İslâmi kimliğe meyleden Ankara karşısındaki stratejisini yeniden gözden geçirmesine yol açacaktır.
ANALİTİK BAKIŞ
Bu haber toplam 1659 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI















