• BIST 100.141
  • Altın 218,196
  • Dolar 5,2803
  • Euro 6,0140
  • Ordu 9 °C

BU GENÇLER VARKEN NİÇİN UMUTSUZ OLALIM?

Muzaffer GÜNAY

Bazen,”yok artık, bitiyoruz, yeni nesil hayırsız. Geleceğimiz karanlık..”

            Bu gibi cümleler sık dökülmeye başladı çoğumuzun ağzından. Bilhassa da yaşı elliyi geçmiş olanlardan..

             Murat Ilgaz ve Oktay Altınordu..

            Bu iki gencin uyumlu hizmetlerini gördükçe,umutsuzluğun gereksiz olduğunu anladım, hem de hücrelerime kadar..

            Yedi ay önce ORİSYAD’ı (Ordu İnsani Yardım Derneği) kurup anında hizmete başlayan sevgili Murat ve Oktay!

            Sizi insanlık adına kutluyorum

                O temiz alınlarınızdan yüreğimle öpüyorum..

            Körelen umutlarımı canlandırdınız. Ve bu sebeple, bizim gibi kemal yaş kuşağı adına da kutluyorum.

            Ve bir de gazete çıkarmaktasınız. Ücretsiz olarak dağıtıyorsunuz üstelik. Ücretsiz gazete dağıtmak öyle mi? Pek tanık olmadım da yaşıma kadar. Hem de daha yeni olmasına rağmen,baskısı ve içeriğiyle gazete gibi gazete..

                Nakdi yardım kabul etmemeniz sizi daha bir büyütüyor gözümde..

                Bittik, tükendik…Artık umutsusuz.. Bu ölümcül ve adeta slogan gibi her dakika kullanmakta olduğumuz berbat ve hastalıklı şikayet cümlelerini artık kullanmamaya karar verdim arkadaşlar.

            Size de tavsiyemdir. Murat ve Oktay’ı tanıyın, tanışın. Bürolarını ziyaret edin.. Bilhassa benim gibi yarınlarından umudunu kesenleredir önerim..”Yardım etmek istiyorum, fakat, güven meselesi..” haklı kuşkusu ile yardım huzurunu yaşayamayanlar. Size daha bir tavsiye etmek isterim. Açıkçası mı? Bu tavsiyeyi bir borç olarak görmekteyim dostlar.

            İnsan sevgisinin meşalesi bu gençler..

            Neden bu derece umutlandığımın son örneğini kısaca paylaşmak istiyorum:

            Dün (Çarşamba), ORİSYAD heyeti olarak Akkuş’a çıktık. Belediyeyi ve Kaymakamlığı ziyaret ettikten sonra, İlçe’nin en uzak Mahallesi olan ve Samsun’un Salı Pazarı İlçesi’ne çok yakın mesafedeki Halil Uşağı’na vasıl olduk. İki ilkokul var burada.Köylerin Dörtte üçünün artık okulsuz kaldığı bir memleketten bahsediyoruz dostlarım..

             İki  güzide gönül insanı Murat ve Oktay’ın bir şekilde ve epey bir gayretle temin ettikleri hediyelerini (sıfır bot ve sıfır mont) öğrencilere vermek üzere ilkin Haliluşağı ilkokuluna adım atıyoruz. Ah o yavrucuklar.. Ah bizim yarınlarımız.  Ey bebeler.. Ey en güzeli insanlığın.. Çocuklarımız.. Gözleri ışıldıyor.. Hediyelerini verirken yüreklerinden neşet eden sevinç huzmeleri yüzlerine vuruyor dolunay misali..

                Mutluluklarını tarife kelimeler yetmez..

                Hepimiz sevince batıyoruz adeta..Sanki kendilerine dünyalar bağışlanmış gibi yüzlerine ve göz bebeklerine yansıyor mutluluk ve sevinç ışıltıları..

                Hepi topu birer çift ayakkabı ve birer de kaban/mont..

            Fakat, bir çocuk için ayakkabı ve mont büyük mutluluk demektir.

            Ben, babamın aldığı yeni lastik ayakkabıyı birkaç gün yastığımın altına saklar öyle uyurdum.. Ben ve benim gibi daha bir çok insan, eminim böyle hatıralar yaşamıştır.

            Polis memurları, öğretmenler ve tabii ki en başta minikler, kısaca her birimiz mutluyuz ama, Murat ile Oktay’ın mutluluğu hepten tavan yapıyor. Çocuklaşıyorlar düpedüz..

            Ardından Musullar ilkokuluna ziyaret yapıyoruz. Aynı mutluluk havasını bir kere daha teneffüs ediyoruz.

            Murat’ın da Oktay’ın da düzenli işleri var. Pek bir şeye ihtiyaçları olmadığı halde, 140 km uzaklardaki bir köy okulunda ne işleri  ola ki!..

            Gönül insanı olmasalar, taa Samsun sınırındaki köye değil, Akkuş’a bile çıkmazlardı. Peki ne öyleyse bu insanları ormanların arasından geçerek en ücra köylere kadar götüren şey?

            Söyleyeyim: İnsan sevgisi. Hele ki çocuk sevgisi. Hele ki, hediye vermenin huzuru.. Bir çocuğu sevindirmekten daha mutluluk verici şey ne olabilir..

                “Yok yok, artık bittik, yarınlarımız karanlık..”

            Bu laflar, hikayeden masalmış..

            Ordu’nun şefkat yıldızı olarak gördüğüm bu gençleri kutluyor ve artık kendi kendime söz veriyorum.

            Umutsuz olmak mı? Tövbe tövbe..

 

 

 

 

Bu yazı toplam 566 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim