• BIST 99.740
  • Altın 219,973
  • Dolar 5,3173
  • Euro 6,0395
  • Ordu 9 °C

EKŞİ HASODAN İNCİLER ...!

Salih Ziya CÖRÜT

      Bir insan düşünün, 2003 Yılından bu yana  Karadeniz bölgemizin üstüne bir bulut gibi çökmüş ve kendisinden başkasını  tanımayan, tüm kurumların başkanlıklarına ambargo koyarak hep kendisini alternatifsiz, baron misali üstün gören ve güneşten birilerinin nasiplenmesini engelleyerek hep ben deyip, ufkun derinliklerinde doğanın güzelliklerine bir sis gibi çökerek herkesin görmesine ve oksijen depolamasına engel olsun.....!

     İşte bu insanın karakteri ve kim olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Artık sivil toplum camiasında ve kamuoyunda bunu bilmeyen kalmadı.  Çünkü bu malum Ekşimsi zat, bir ilin Federasyon Başkanını yok sayıp, yerine kendi aklınca İlin başka bir dernek başkanını ayağına çağırarak MADEF denen oyuncak Federasyonundan üye yapmak suretiyle başkanı olduğu KASTOP-MASTOP ve TSTK denen  konfederasyonların yönetimine almak suretiyle lütufta bulunduğunu zannederek ben yaptım oldu ile zevkini tatmine çalışması ayıbın en büyüğüdür.

     Bir diğer ayıp ta onun bu hareketine şapka çıkarırcasına biat edenlerdir. Bugüne kadar hiçbir dernek ve federasyonun adresini, yerini durağını bilmeyen, herkesi kendi ayağına çağırmak suretiyle aşiret yönetimi gibi sivil toplum kuruluşlarını yönetmeye çalışan birine  kimsenin ses çıkarmaması da ayrı bir utanç vesilesidir.  Ancak hala birilerinin ekşi zatın anlayamadığı veya anlamak istemediği bir gerçek var ki, o da İlimin her ferdinin onurlu insanlar olduğu ve hiçbir zaman bu tür ekşimişliğin içinde bulunarak kimsenin kötü emellerine payanda olmayacağı gerçeğidir.

     Malum Ekşi zatın Ordu İlinin Federasyon Başkanını ilk kez karşılaştığı  birtakım dernek başkanları ile Ordu?lu dernek başkanı  hemşehrimin de bulunduğu ortamda  şahsımı kötüleme gafletine düşmesi ise aczinin en büyük delilidir. Çamur at izi kalsın iftiraları ile zafiyet gösteren birinin cemiyetçilikle alakası olamadığı gibi gayrı ahlaki olduğu aşikardır.

     Özellikle 14 Temmuz 2007 Tarihindeki kendisinin katılma tenezzülünde bulunmadığı 3. Karadeniz Kurultayında tarih değişti diyerek sanki haberi yokmuşçasına kaçamak cevaplarla kendini suçsuz addederek savunma düşüncesi ve başkalarını suçlaması kendisinin ne denli suçluluk psikolojisi içinde olduğunun en büyük kanıtıdır.

     Eğer bir kurumda hata var ise bunun sorumlusu başkanıdır. Bir kurumun başındaki kişinin herhangi bir yönetim kurulu üyesine suç isnat etmesi ise akıl baliğ olanların işi değildir. Balık baştan kokar derler. Şayet bu kurum bünyesinde ne kadar olumsuzluk olmuş ise bunun vebali kendisine aittir.  

     Çünkü kendisinin ilgisizliği nedeniyle bu tarih kendi onayı ile değiştirilmiş olmasına karşın, sanki haberi yokmuşçasına tavır sergilemesi pişkinliğin ta kendisidir. Peki kendisinin bilgisi dışında yapılmış ise onun bu kurumların başında ne işi var ? Olumsuzlukları başkasına mal etmek yerine hata olsa dahi bunu üstlenebilme erdemini gösterememesi de basiretsizliğinin bir başka boyutudur. 

     Ayrıca bu etkinlikle ilgili afiş, davetiye v.s. baskılı evrakların organizatör denen Ekşi yeğeni tarafından geciktirildiği herkesçe bilinmektedir.

     Artık bu zat, üst kurumların (Federasyonların) başkan ve temsilcilerini kullanamayacağını anlamış olacak ki, telaşla şimdi yeni yüzler bulmak suretiyle içindeki emir erleri vasıtasıyla oyuncak kurumlarına monte ederek amacına ulaşmaya çalışmaktadır. Ayrıca bu kurumlarda bulunan dernek başkanlarını kendi şirketler grubunda çalışanlarla karıştırmaktadır.

     Fakat yemezler bunu...! Ben yaptım oldu ile kimse bir yere varamaz. Bir de Trabzon Şalpazarlı olup, Adapazarı Dernek Başkanıyım diyerek Federasyon dahi kuramayacak kadar güçsüz ve basiretsiz olan  birinin çıkarak kendi ilini bırakıp, başka illerden birine başkan olması ve kendine göre bazı dernek başkanlarını da Ekşi?ye sunmak suretiyle yalakalık yaparak kendi ikbalini güçlendirmek düşüncesi sanırım kendi camiası tarafından kabul görememesi ve belki de bir takım kişisel menfaat ve çıkar beklentisi ile anılan zata payanda olmak düşüncesinden başka bir şey değildir.

     Hep ben diyen, işine gelmeyenleri kendi işyerinde kurduğu sivil toplum kuruluşlarından kovan ve kendisine biat edenleri özellikle cımbızla seçmede azami hassasiyet göstermede mahir olan böyle birini arasanız bulamazsınız.

      Hiç  boşuna uğraşma Ekşi efendi, Ordu Dernekler Federasyonu ve hiçbir Ordu Derneği senin başkanı olduğun kurumların içerisinde olmayacaktır. Birilerini yanına çağırarak Ordu insanını yanına çekebileceğini düşünüyorsan yanılırsın. Peki senin MADEF denen Federasyonunun kurucu derneği olan Ordulular Kültür Derneği Genel Başkanı Sayın Abdullah GÜNGÖR?ü neden aramadın ? Pendik Ordulular Dernek Başkanı Sebahattin KAYA?yı o kadar zayıf iradeli mi zannettin ? Merak etme... o arkadaşımız da senin ne olduğunu anladı. Unutma ki, hiçbir Ordu dernek başkanı sizin seviyenizde değildir. Sizin yapmış olduğunuz basitlikleri yapacak kadar onursuz ve saygısız değildirler.

     Hiçbir zaman herhangi bir Ordu ferdini yanınızda göremeyeceksiniz. Bulunduğunuz kurumların tümünden çekileceğimizi aklınızın bir köşesine yerleştirin.

     Kendisinin bilgisi alınmaksızın MADEF yönetimine yazdığınız Ordu Milletvekilimiz Sayın Av. Mustafa HAMARAT?ın bu kurumdan istifa nedenini her halde anlamış olmanız gerekir.

     Bir daha Ordu Camiasını aramayın. ORDEF?e, başkan ve delegelerine yaptığınız ayıbı hiçbir şey ile izah edemezsiniz. Bu ayıp tüm Ordu camiasına karşı yapılmıştır.  Hakkınızda açılan davalar neticeleninceye kadar kurucusu bulunduğumuz kurumlarda sadece ORDEF?in ismi vardır ama hiçbir delege ve başkanımız sizinle değildir.... Ancak bu davalar ister müspet, isterse menfi olsun, başkanı bulunduğunuz tüm kurumlardan çekileceğimizi bilin....

      Şahsen kanun, nizam ve yasalara karşı son derece saygılı olmayı ilke edinenlerdenim. Hiçbir zaman çıkar ve menfaat beklentisi içerisinde kimseden lütuf beklemedim. Aksine, insana, kanun, nizam ve yasalara saygısızlık edenlere karşı mücadele etmeyi yeğledim.

     Zaten karşı olduğum konular, usulsüz yaptığınız genel kurullar ile çeşitli kurumlardan aldığınız sponsor desteklerinin açıklanmamasından kaynaklanan endişelerimdir. Alınan sponsor destekleri için kurumun bağış makbuzunu kesmeme nedeninizi açıklamanızı bekliyorum ! Zaten KASTOB?un genel kurul tutanağında açıkladığınız 11.000 TL.?lik bilanço her şeyi izah etmeye yetmektedir. ATATÜRK?ün WALS ve ZEYBEK CD?si, Çırpınırdın KARADENİZ adlı Eser ile birçok Fuar ve Stant Gelirlerini hesaba kattığımızda bu rakam devede kulak, hatta bir tüy kadar küçüktür.

     Bizler Kardeşi ile % 50 ortak olduğu halde 11 Trilyon TL. ile batan şirketteki ortaklığını gizleyerek kardeşine yardım ediyormuşçasına hava yaratanları, işçi ve personellerinin üç ayda bir maaşını veremeyecek kadar aciz olanları çok iyi biliyoruz.  

     ALLAH BİZLERİ KİŞİSEL ÇIKAR VE MENFAAT BEKLENTİSİ  İÇERİSİNDE OLANLARDAN KORUSUN DİYOR, En derin Saygı ve Sevgilerimi sunuyorum.

Bu yazı toplam 1391 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim