• BIST 94.783
  • Altın 245,912
  • Dolar 5,9336
  • Euro 6,6251
  • Ordu 15 °C

ERZURUMUN ZÜMRÜDÜANKASI ŞİMDİLİK ÜNYE DE

Muzaffer GÜNAY
ERZURUM’UN ZÜMRÜDÜANKA’SI  ŞİMDİLİK ÜNYE’DE
 
Kendimi bildim bileli, şair ve yazarlara çok özel ilgim ve çok derin muhabbetim olagelmiştir.Bu,bende kişiliğimin ayrılmaz bir parçası olarak yerleşmiş  hep böyle devam etmiş ve elbette edecektir;elimde değil çünkü.

            Şair ve yazarlar,siyah ve beyaz’la değil, ara tonlarla ilgilendikleri içindir belki de onlara karşı hiç eksilmeyen çok özel ilgi ve derin muhabbetimin nedeni.

            Birkaç ay önce,Ünye’ye çadır atan Erzurum’un Zümrüdüanka’sını ziyaret ettim. Bilerek,içtenlikle ve bilhassa…

            Aşağı yukarı bir sene önce,kıyı ilçesi Perşembe’den kanatlanarak Ünye’nin oldukça kaliteli eğitim-öğretim yuvalarından birinin başına konuverdi Zümrüdüanka..

            Talih Kuşu’dur öteki lakabı.

            Başına konuverdiği okulun ne kadar şanslı olduğunu, “Yağmur”u görünce bir kere daha fark ettim.

            “Çise”de yağmur; ”sağanak” da..

             Lakin,”İdeal Yağmur”,ne “ahmak ıslatan”,ne de “sel’imsi” dir.

            Her ikisi de toprağa yaramaz.

            İlki,aldatıcıdır,kandırmaz-doyurmaz;ikincisi,yüzeydeki tabakayı da sürükleyip götürür.

            Şimdi bu okul,”İdeal Yağmur”la besleniyor.

            Şimdi,yani şimdilik.

            Dadaş sütüyle büyüdüğünden olsa gerek ki;Erzurum’un Zümrüdüanka’sı mertliği ve dahi dürüstlüğü temsil ediyor.

            Sözleri ve gözleri hep aynı frekansta;akordu sür-git, ayarında..

           

            İşte örneği:

 

            Bak sokaklar endamından boş şimdi            Ufukta bir resmin durur solmadan

                           Seni sorar,arar seni geceler                 Rüzgâr rayihanı salar dünyama

            Senden kalan gözlerimde yaş şimdi                  Yanık sazlar şarkın çalar durmadan

                     Gözlerim ki sana ağlar geceler                 Pencerenden hüznün düşer odama

 

 

 

                Çobandım,sürümü kaptırdım kurda             Sana benzer gördüğüm bütün kızlar

            Bozdu(Yaktı) kavalımı hasret türküsü       Sanırım her düğünde yeniden gelin oldun

                  Artık çimen,çiçek açmıyor burada             Görsem ki bir erkek üzülür,ağlar

                     Sendin boz dağların çiçeği,süsü.                    Derim,onu da sen yalnız koydun.

 

                                                                                                          Mart,1989,Erzurum

 

 

 

            Şiir demetinin tamamını “Yağmur”da bulabilirsiniz.

            Şiir anonim değil. Şairi, Erzurumlu Zümrüdüanka..

           

            Öteki adı (yahut lakabı) Huma Kuşu olan, ( ismini az sonra vereceğim) Şair,en az Şairliği kadar da Nasir. Yani “Düz Yazı Ustası”.

 

                                                           2

 

            Buyurun tadımlık niyetine birkaç satır:

 

            “Dalda ilk tomurcuk,yaprakta ilk damla,bebekte ilk adımlar,bir dostlukta ilk tebessüm,gönülde ilk kıpırtı biliriz ki bir başlangıçtır.Ve bütün başlangıçlar,insanın kalbini heyecanla dolduran tarif edilmez duygular yaşatır insana.”

 

            Her biri birer parlak inci misüllü çiğ serinliğinde, satırlara düşen yukarıdaki kelimeler,”Yağmur”un ilk damlaları.

 

            “Yağmur”? :

            Bir dergi. “Kültür,Edebiyat,Bilim ve Sanat Dergisi.”

            Konu başlıklarının her biri ”şiir” kıvamında:

            “Gün Doğmadan”. “Charles Dickens’tan Londra ve Paris’i Okumak”. “Solmayan Müzikler: Türkülerimiz”.”Fanusta Sarı Balık”. “Münir,niçin “ÖZEKUL?” “Bir Hayal Kaç Para?” “Yok Gibi Yaşamak”. vb.

            Derginin Sahibi, Okul adına: Zümrüdüanka… Nam-ı diğer, Hüsamettin Aydemir..

            Hangi okul mu?

            ÜNYE ANADOLU ATATÜRK LİSESİ..

            “Yağmur” un gayesi:

            “Gençlere İdeal Bir İnsan Modeli Olmak.”

            Dadaşlar Diyarı Erzurum’un has evladı sevgili kardeşim Hüsamettin Aydemir,Perşembe’de kaç yıl görev yaptığını merak edenler! Bir zahmet Zümrüdüanka’yı bulup bizzat kendisinden öğrensinler.

            Ben biliyorum ama,söylemem.

            Çünkü,Edebiyat ve Sanat’ın tarihten beri sevdalısı olan sevgili Ünye’liler,Hüsamettin kardeşimin Perşembe’yi ne kadar süre mekan tuttuğunu benden öğrenirlerse,arkadaşıma iyilik etmiş olacağımdan emin değilim.

            Ünye Anadolu Atatürk Lisesi’nin sevgili öğrencilerinin de ne kadar yetenekli ve azimli olduklarını,”Yağmur”un sayfaları arasında gezinirken keyifle ve dahi memnuniyetle gördüm.

          Ne de olsa bu fakir, Ünye’de de muallimlik ve de Müdürlük yaptı. Ne zaman mı? Sanki milattan önce imiş gibi geliyor bana. Yine de söyleyeyim: 1984-86 yılları arasında. Ünye’nin hangi okulunda mı? Pelitliyatak Ortaokulu’nda.Yedidağın ardında imiş gibi gelirdi bana o zamanlar pelitliyatak. Yaz-kış,sis ve rüzgâr eksik olmazdı. Gerçi, kısa süre kaldım orada ama,zamanın Valisi sayın M.Necati Çetinkaya ‘nın himmetleriyle prefabrik bir okul yaptırmayı başarmıştık.

            Nereden nereye!..

            Şimdilik Anadolu Atatürk Lisesi’nin Müdürü sevgili kardeşim Hüsamettin Bey..

            Sahih Öğretmen,sahici Yönetici..Doğuştan Nazım ve Nesir Yeteneği..

            Dileğim:

            Başlattığı “Yağmur”,kendisinden sonra da eksilmez inşallah,Ünye’nin sanat ve edebiyat semalarından…

            Üstüme vazife olmamakla beraber,Erzurum’un Zümrüdüanka’sının, başına konduğu eğitim-öğretim yuvasını, emekli oluncaya kadar bırakmamasını bekler ve dilerim.

Bu yazı toplam 869 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim