• BIST 99.620
  • Altın 219,810
  • Dolar 5,3162
  • Euro 6,0367
  • Ordu 9 °C

EVLERİ BAŞLARINA GÖÇMÜŞ DE DÖNÜP BAKAN OLMAMIŞ

Muzaffer GÜNAY

            Bu derece kahredicisini de,pek az gördüm gariban ailelerin.Doğrusu ya,şunca hareketli geçen ömrümde,çok yerler dolaştım,çok aileler gördüm,nice hanelerde nice bin hazin manzaralarla karşılaştım. Şimdi sizlere birkaç gün önce şahit olduğum bir aile dramını, bayalığa düşürmeden anlatmaya (kısa ve basit olarak) çalışacağım.

           Öyle bir aile ki, evleri başlarına çökmüş- çökecek.. Yürek dayanır gibi değil. Romancılar bile aciz kalır durumun vahametini tasvirde. Öylesine kahredici işte.

            Belgesel çekimi için gittiğim bir ilçenin merkezine bağlı bir mahallede dikkatimi çektiği için önerimle arkadaşlarla girdiğimiz ev ve sakinleri, beni tek kelime ile İNSANLIĞIMDAN UTANDIRDI.Kaynata,kaynana,gelin ve oğul.. Bir de o anda evde olmayan işsiz delikanlı.. Diğer evli üç erkek evlat,başka memlekettelermiş.Ev,(ev demek için bin bir şahit ister) tamamı ile ahşap ve tümüyle harabe.. Rüzgar bir taraftan girip öbür taraftan çıkıyor. Olansa,evdekilere oluyor.Tekrar ediyorum: Eve, ev demek için bin şahit ister..

            Oğul, hem şizofren hem de parkinson hastası..Askerden döndükten hemen sonra bu menhus ve şifasız iki hastalık yapışmış yakasına adamcağızın; o gün bu gündür ıstırap içinde kıvranıyormuş. Ki,bizzat tanığı olduk..

           Gelini dinlerken,dağlandı yüreğim,yüreğimiz. Lime lime koptu bir şeyler içimden,içimizden.35 yıllık evli gelin,tamı tamına 30 yıldan beri hastalıklarla cebelleşen kocasına bakıyormuş.Yüksünmeden,ona buna dert yanmadan..Sahiden cidarlarına kadar yürek yakıcı bir dramla yüz yüze geldik,ezim ezim ezildik.Yerin dibine geçtik mi deseydim,yoksa.

          Evin tek geliri, hasta bakıcı parası olarak devletin geline verdiği 665 liradan ibaret.Şu talihsizliğe bakılsın ki,hoyratın biri kötü bir oyun çevirerek aileyi daha beter,daha bir çaresiz duruma düşürmüş. İlaç da alamıyorlarmış artık bu nedenle.Gelinin metaneti ve tevekkülü,muhteşem. 30 senedir eşine bakıyormuş.Ve daha ötesi, hiçbir şikayet emaresi görülmüyor sabır timsali çilekeş bayanda. “ÖRNEK ANNE-ÖRNEK EŞ-ÖRNEK GELİN” ödülünü kim verir;bilemem,(lafın gelişi tabii), lakin,”ÖRNEK KUL”ödülünü inşallah Allah verir. Ev halkı, istisnasız hallerine razı bir görünümdeler. Açıkçası,öğrenilmiş çaresizlikleri yüzlerinden acı acı okunuyor.

            Evde doğru dürüst eşya da göremedik. Yırtık-pırtık birkaç giysi,eski-püskü,yamalı gündelik kullanılan zorunlu eşyalar.Evleri başlarına göçtü göçüyor.. Çöktü-çökecek bir harabe kısacası.Allah’ın işine bakılsın ki,birlikte olduğumuz arkadaşlardan biri, çok ünlü bir iş adamı,diğeri İl Genel Meclisi Üyesi.(İzin almadığım için isimlerini yazmıyorum.)

                Her ikisi de mazlum ve mağdur aileye sahip çıkacaklar.Buna rağmen,aile bireylerinin solgun yüzlerinde ne bir tebessüm slüeti,ne zerre kadarcık bir inanmışlık emaresi görülebiliyor.Çaresizlik ve ilgisizlikten olsa gerek diye düşündüm.Dua ediyorum ki,bu aile en kısa zamanda kutu gibi minicik  de olsa yeni evlerine kavuşurlar ve işsiz çocuğa da iş bulunur.İnşallah.

                Aile,mahallenin içinde.Tabirimi mazur görünüz,göbeğinde. Etraf yeni ve betonarme evlerle dolu..Yıllar ve yıllarca,sam yeli misüllü derin acıların yakıp kavurduğu,ama buna rağmen tevekkül/rıza/ sabır  örneği olabilme ahlakını kuşanan bu aileye sahip çıkılmamış olması, bana çok düşündürücü,fazlası ile ıstırap verici geliyor. Ve soruyorum: Bu, nasıl bir insanlık? Bu, nasıl bir komşuluk? Bu, nasıl bir akrabalık?

            Bu kadar mı koptuk değerlerimizden? Ve birbirimizden?.. Ve insaniliğimizden?..

            Ve şu ayeti hatırlıyorum ister istemez :

            “İMAN ETTİK DEMEKLE KURTULACAĞINIZI MI SANIYORSUNUZ?” (Ankebut,29-2)

                Lüks apartmanlarda,havuzlu-bahçeli saray yavrusu villalarda/kaşanelerde keyifli keyifli yaşadığı halde, burnunun dibindeki yoksulları görmeyen,görmek istemeyen sözüm ona siz ey zengin Müslümanlar.. Neredesiniz?

                “KOMŞUSU AÇ İKEN TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR.” (Hz. Peygamber)

                Duymadınız mı bu tehdidi yoksa?

                Bilirim ben sizi..Ciğerlerinize kadar bilirim.Hem duydunuz,hem okudunuz .

                Ne var ki, içinizdeki şeytan(lüks yaşam şehveti) avucuna almış sizi,eğleniyor,oynatıyor..

                Duyarlılığını yele veren dünyaperestler!

                Allah buyurur ki:

                “Bir malı toplayıp,onu devamlı sayıp duranın (vay haline)..

                Malı kendisini ebedileştirmiş sananın (vay haline)..

                Hayır! Celalim hakkı için,o hutameye(cehenneme) atılacaktır.

                Bildin mi nedir hutame?

                (Hutame) Allah’ın tutuşturulmuş bir ateşidir.(Hümeze,2-6)

                İslam’ı bir takım nüsuk/ritüellerden ibaret sanan veya yalandan böyle diyerekten kendini kandıran zamane müslümanı..Kendine dikkat etsen hiç de fena olmaz. Zira ki,böylece( başkalarına değil) sadece evet sadece kendine iyilik etmiş olursun..

                Ve muhterem İş Adamı!

                Ve muhterem İl Genel Meclisi Üyesi !

                Sizler ki,Allah’ın hakiki dostlarısınız. İyi ki varsınız.. Yoksa…

Bu yazı toplam 646 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim