18 Mayıs 2012 Cuma

İrfan DAĞDELEN / Tarih,Kültür,Sanat

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fransız katliamı yada “tarih tekerrüden ibarettir”

02 Şubat 2012 Perşembe 16:20
Fransız katliamı yada “tarih tekerrüden ibarettir”.
 
Mazlumiyet-i zalime*
 
Sahrâ-yı Kebir’de 20-30 sene zarfında bir hükümet-i İslamiye inkişafa başlamıştı. Fakat bu inkişaf öyle bir intizam ve fetânetle1 husule geliyordu ki erbab-ı dikkat bir Müslüman Transvall’ın beşâir-i zuhurunu âdeta seziyordu. Bu Afrikâ-yı dahili imparatorluğunun başında bulunan zât kendisiyle görüşebilen bazı seyyahini, fetânetine, diplomatlığına, Avrupa müessir medeniyetini ihâta ve takdirdeki kudretine hayran ve tahsin-havan2 ediyordu.
            Sunusîler kişverini3 ve (Sultan Sunusi)’yi murad ediyorum.
            Birkaç hafta evvel, bir Fransız müfreze-i askeriyesiyle Sunusiler arasında mühim bir müsademe vaki’ olduğunu Avrupa gazeteleri bâ-husus dostumuz (!) Fransa hükümetinin nîm-i resmi gazetesi olan (Tan) muhtasaran yazmıştı. Bu hafta postasıyla gelen 7 Mart 1911 tarihli nüshasında dahi, muhabir-i mahsustan vak’aya dâir aldığı mufassal bir mektup münderiçtir.4
            Yüzbaşı Moda’nın taht-ı kumandasında bulunan bir Fransız müfreze-i askeriyesi Sunusilerin hududunu tecavüz ve memleketlerine istilâ etmiş ve hemen cümlesi seri’ ateşli tüfenklerle müselleh bulunan asâkir-i Sunusiye vatan ve istiklallerini müdafaaya kıyam ettiklerinden topçu mülazımı Yahudi Gronfelder mitralyöz ile Sultan Sunusi karargahını bombardıman ederek  Sultan Sunusi’yi ve veliahdını katl ettiği gibi 200’e mütecaviz olan maiyet ve akrabanını da kılıçtan geçirmiş ve 400 kadarını da sükut ve mecruh bırakmıştır.
            İşte vakı’a hulasaten bundan ibarettir. Fakat bu hulasada hakk-ı mevcudiyetine malik olmuş, sulhperver, mütemeddin5, haluk, çalışkan küçük bir cihan-ı İslamın sönmesi, hikaye-i mahv ve itfâsı münderiçtir.
            Evvelki günkü Tanin bu hadise-i meluneyi aynen nakl etmiş ve kendisi bir kelime-i heyecan ve gazab ilave etmemiş idi. Saffet-i hilafeti de hâiz bir hükümetin Tercüman-ı Efkarı ad olunan bir ceridenin göstermediği alakadarlık yüreğimi başkaca dağdâr6 etti. Ben vakayı en müdhiş ve en anif7, gazab ve heyecanla telakki ettim. Monteiqne’nin “Tek bir adamın yapılan haksızlık, umum için bir tehdiddir” sözü derhal ka’r-ı cânımızda inlememeli, kıyametler halk etmeliydi. Daha sizin on sene evvel devr-i sâbık-ı ma’hudda Sunusi’ye, Sadık el-Müeyyed Paşa’yı göndermiştik. Sunusiler ile makam-ı hilâfet arasında bazı mertebe münasebet ve revâbıt8 hasıl olmuştu. Bu münasebetin, suret-i aleniyede, muhafaza ve tenmiyesi9 münasip idi. Hilafet kuru bir ünvandan, manasız bir kelimeden elbette ibaret değildi. Manalı ise medllünü10 inde’l-lüzum- kavlen olsun  - irâe, manasız ise bu kelime-i bi-manayı terk etmemelidir.
            Mütemeddin ve Türkiye’nin yâr-ı kadim-i tarihisi geçinen Fransa, bu Müslüman hükümdarını kurşuna dizmesi, hem de Mevlâ-yı Abdülaziz gibi bir hakim-i sefiyye değil, Monde illustré’nin son nüshasında zikr ve itiraf edildiği en bülend âmâl-ı hükümdarlarından bulunan bir Müslüman Hükümdarı, bir haydud öldürür gibi, oğluyla, âilesiyle beraber katl etmek garib bir şive-i temeddün ve dostudur!
            Bu mütemeddinlerin dostlukları yalnız imtiyazlar koparmak, siparişler almak gayesini hiç mi geçmeyecek? Daha geçen hafta Fransa’nın St-Nazaire ve Forges et Chanter destegahlarına Bahriye Nezâretimiz 110.000 liralık sipariş verdi. Bu paralar, mütemadiyen bizden gidiyor, bizim aleyhimizde kuvvetlere münkalib oluyor. Sonra bizden giden bu paraların arkasından koşturarak istikraz etmeye uğraşıyoruz. Sadetten ayrılmayalım.
Fransa sifilisten, tereddiden, alkolizmden, tenâkus-ı tevellüdâttan, tezâyüd-i vefayattan ale’d-devam ve her sene daha ziyade kırılmaktadır. “Anti militarizm” yani askerlik aleydarlığı, menâfi’-i vataniye ve milliyeye karşı lakaydilik, ta’dâd ettiğim ve Fransa’yı dehhaş bir surette kemirmekte olan karhât-ı âkile-i11 içtimaiyeye manzum olmaktadır.
Devamı var.
 
*çeviriyazı, Servet-i Fünun Dergisi. Sayı: 1035, sayfa: 483-484.- (06. 04. 1911)
1- (Fetânet) Zihin açıklığı. Çabuk kavrayış ve anlayış. Sağlam anlayış. Fıtnetlik
2- Başkalarına destek olacak gücü bulunmadığı halde, yardakçılık eden kimse
3- memleket
4- yer almış
5- Medeni, görgülü, terakki etmiş. Şehirleşmiş olan
6- pek acıklı, üzüntülü
7- sert, kaba
8- bağlılık
9- büyütmek
10- Bir kelime veya bir işâretten anlaşılan
11- Etrafa yayılıp gittikçe tevsi’ eden yara
 
Bu yazı toplam 222 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.