• BIST 94.783
  • Altın 246,169
  • Dolar 5,9346
  • Euro 6,6205
  • Ordu 15 °C

GÜNCEL SORUNLARA NEBEVİ REÇETELER(1)

Orhan DOĞANGÜNEŞ

GÜNCEL SORUNLARA NEBEVİ REÇETELER(1)

Gelin tanış olalım, işi kolay tutalım Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz

                                                                              Yunus Emre
 
7’den 77’ye programı ile dünyayı dolaşan ve bir çok yabancı dil bilen Barış Manço’ya bir gün sorarlar:
 
-Barış Bey, sizce öğrenilmesi gereken ilk dil hangisidir?
 
Barış Manço’nun cevabı çok manidardır:
 
-Bir insanın öğrenmesi gereken ilk dil, tatlı dildir!Tatlı dil… Kaybedilmiş hazine,  gereksiz görünen servet, kıymeti bilinmeyen nimet…
 
Hayret!
 
Nasıl olur da tatlı dilden mahrum olur bu millet!
 
Öyle bir hale gelmişiz ki sevmeyi beceremiyoruz. Her şeyi gayet güzel yerine getiriyoruz ancak iş sevgi dilini kullanmaya gelince bocalıyoruz.
 
Önem vermiyoruz, anlamsız buluyoruz, yadırgıyoruz.
 
Sevemiyoruz.
 
Tüm bunların sonucunda da  gülmeyen, hoş görmeyen ve nihayet çekilmeyen bir toplum meydana getiriyoruz.
 
İş öyle bir hale geldi ki, öğretmen öğrencisini sevmiyor. Öğrenci, öğretmenden nefret ediyor. Öğrenci ,öğrenciyi düşman görüyor. Öğretmen, öğretmeni çekemiyor.
 
Partiler partileri sevmiyor.Cemaatler cemaatler ile anlaşamıyor.Futbol taraftarları zaten konuşamıyor.
 
Tüm okullarda, 8A sınıfları 8B’ye gıcık oluyor.
 
Tüm köylerde halk, komşu köy halkından haz etmiyor
 
Her konuda her sıkıntı aşılıyor, ancak sevgi konusunda insanlar çok bencil davranıyor.
 
 Sanki sevginin bir sınırı var da insanlar bu duyguyu sınırlı insanlarda kullanıyor. Ceplerinden harcıyor.
 
Gençler artık “sevgiyi” aramadan sevgili buluyor.
 
Peki, sevgisizlik derdinin dermanı nasıl bulunacak, bu toplumsal sorun nasıl aşılacak?
 
Çok basit, Hz Peygamber(s.a.v)’in tavsiyesine uyulacak.
 
Selam yaygınlaştırılacak…
 
Ve  Kur’an’ın ifadesiyle verilen selam daha güzeliyle karşılık bulacak.
 
Selam verildiğinde“aleykümselaaam” denilip geçilmeyecek. İmkan ölçüsünde hal hatır sorulacak, tatlı dil ve güler yüzle muhabbet başlayacak.
 
Da, biz selam vermeyi beceremiyoruz ki…
 
“Selamun aleyküm” cümlesi manası analiz edildiğinde şahane bir dua cümlesidir. İnsan bu duayı tebessümle etmelidir.
 
Çatık kaş ve asık surat bu duaya gölge etmemelidir.
 
Daha  da kötüsü, söver gibi selam verilmemelidir.
 
Bir başka ifadeyle, küfür eder gibi dua edilmemelidir.
 
Zor değil, selamı yayalım, tebessümü arttıralım. Dünyayı çekilir hale getirelim.
 
Bal sürülsün ağızlarımıza. Düşünmeden konuşmayalım.
 
Ve unutmayalım Kabe yıkılsa, yerine yenisi yapılır ama, yıkılan bir kalbin tamirini insanoğlu yapamaz.
 
Çünkü insan Kabe’yi kurar ama bir kalp yaratamaz…

 

Bu yazı toplam 1582 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
hicran öztürkcan
08 Eylül 2012 Cumartesi 09:22
sevgisizlik
Ben olaya bir eğitmen gözüyle bakmak istiyorum.Toplum olarak bu hale gelmemizin sebebi çocukluğumuza dayanıyor şair demiş ki "ÇOCUKLUĞU ANA VATANIDIR İNSANIN "çocuklarımızı yeterince sevgi verebiliyormuyuz onlarla ilgilenip onların sorunlarını dinliyebiliyormuyuz yoksa bilgisayarın televizyonun başında olmaları daha çok mu işimize geliyor bence ana vatanımızı çorak olmasının sebebi bu
88.251.241.160
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim