Haber Ordu Son Dakika Haberleri

AYNI YERDEN DE BAKILSA, HERKES FARKLI GÖRÜR!...

KÖŞE YAZILARI
1 yıl önce
Günlerden bir gün zengin bir baba oğlunu köye götürür. Bu yolculuğun tek amacı vardır; insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin evinde iki gün geçirirler. Köyden oturdukları kente gelirken baba oğluna sorar;-“İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?”-“Evet!”-“Ne öğrendin peki?”-“Şunu öğrendim;”- Bizim bahçede bir köpeğimiz var, onların üç,- Bizim bahçede çok büyük bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri,- Bizim birkaç halımız var, onların yemyeşil, göz alabildiğince uzanan çimenleri,- Bizim görüş alanımız karşı apartmana kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar. Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamaz. Oğlu ekler; -“Teşekkürler baba. Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!”  Hayata biraz da çocukça bakabilmek dilekleriyle…. Şimdi bu hikâyeciği neden anlattık? Gayet tabi ki, bu hikâyeciği lâf ola beri gele kabilinden boşu boşuna anlatmadık. Toplum içinde birlikte yaşasak da, herkesin kendine göre geliştirdiği bir bakış açısı vardır. Bunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım. Toplumu meydana getiren her fert kendi görüş ve bakış açısına göre olaylara bir yorum getirir. Bizler, insanları ne kadar kendi bakış ve görüş açımıza göre yönlendirmeye çalışırsak çalışalım, herkesin bizim görmek istediklerimizi görmesini her durumda sağlayamayabiliriz. Buradan konuyu siyasete getirmek istiyorum. Demokrasilerde siyasi partiler ülkelerin yönetiminde söz sahibi olabilmek için her seçim döneminde kıyasıya yarışa girerler ve birbirlerinden üstünlüklerini halka anlatmaya çalışırlar. Böylece halkın oylarını alarak ülkeyi yönetmeye talip olurlar. Seçim boyunca siyasi partiler her türlü propaganda yollarını deneyerek halkı etkilemeye ve kendi partilerine oy vermeye gayret gösterirler. Siyasi partiler, bu seçim propagandası süresince halka kendilerini tanıtmaya ve ülkeyi diğer partilerden daha iyi yöneteceklerini bizlere anlatmaya, bizleri ikna etmeye ve olaylara kendi açılarından bakmamızı ve kendilerinin gördüğünü bizim de görmemizi temin etmeye çalışırlar. İnsanlarımızın az bir kısmı siyasi partilerin propagandalarının etkisinde kalarak, onların bakış açılarından olaylara bakabilecek konuma gelmiş olsalar bile, çoğunluğu kendilerine göre geliştirmiş oldukları bakış açısından olayları değerlendirecek ve propagandanın pek de etkisinde kalmamayı becereceklerdir. Bugüne kadar yapılan her seçimde partiler meydanlardaki çoğunluğa bakarak  kendilerini iktidar olmuş gibi görmüşlerdir. Ama, seçimler neticelenip sandıklar açıldığında, hepsi de hüsrana uğramışlardır. Halktan kopuk ve halktan uzak bir yaşantı içinde bulunan ve halka tepeden bakan, halkı aşağılayan ve horlayan, halka güvenmeyen, halkı sadece seçimden seçime hatırlayan ve halkı kendilerine hizmet etmek mecburiyetinde birer varlık olarak gören zihniyet mensuplarının, halkla hiçbir zaman aynı görüşü paylaştıkları görülmemiştir. Halka yabancı bu gibi partiler ne kadar çaba gösterilerse göstersinler, halkı kendileri gibi düşünmeye ve olaylara kendi bakış açısından bakmaya ikna edememişlerdir. Halk her zaman olduğu gibi siyasi partilere kendi bakış açısına göre bakacak ve onları kendisinin gördüklerine göre değerlendirecek ve oyunu kendi bildiği gibi kullanacaktır. Durum böyle olunca da, bu partilerin halkın oyları ile iktidar olmaları hiçbir zaman mümkün olamayacaktır.

Yorum Yazın