21 Mayıs 2012 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
HABERORDU Köşe Yazarı İrfan DAĞDELEN'in Tezi Gerçek oluyor
23 Ekim 2009 Cuma 11:41

HABERORDU Köşe Yazarı İrfan DAĞDELEN'in Tezi Gerçek oluyor

HABERORDU köşe yazarı İrfan DAĞDELEN'in köşesinde kaleme aldığı "Ermeni Diasporasına karşı anti diaspora" tezi gerçek oluyor

HABERORDU köşe yazarı İrfan DAĞDELEN'in köşesinde kaleme aldığı "Ermeni Diasporasına karşı anti diaspora"  tezi gerçek oluyor.

Devlet Bakanı Faruk Çelik, soydaşlar ve akraba toplulukları için bir başkanlık kuracaklarını bildirerek, ''Başkanlık, dış Türkler ve akraba topluluklarına yönelik bir anlamda diaspora, Türkiye'nin diasporası diyebileceğimiz bir yapılanma'' dedi.
 
 
 
İrfan DAĞDELEN'in HABERORDU'da ki yazısı

Ermeni Diasporasına karşı anti diaspora

     Türk dil kurumu sözlüğünde diaspora şu şekilde tanımlanmaktadır.

Yun.  is. (diaspo?ra) 1. Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. 2. Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. 3. Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları, kopuntu.

     Ermeni olayların başlangıcı 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı zemin hazırlamıştır. II. Abdülhamit döneminde meydana gelen savaşta Osmanlı Devleti ağır kayıplar vererek Ruslar Ayastefanos?a kadar geldiler. (Burada şimdi kartpostallarda olan meşhur Rus anıtını bile yatılar) Nihayetinde yapılan antlaşma ile Osmanlı devletinin dağılma süreci de başlamış oldu.

     Ermenilerin Hedefleri bağımsız bir Ermeni devleti kurmak için terör olayları gerçekleştirmekti. Tarihte ilk Ermeni isyanı 1780 yılında Kahramanmaraş Zeytun (Süleymanlı) ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Hain çeteler uluslararası kamuoyunu da yanıltarak sanki burada Osmanlı askerleri Ermeni köylerinde bir soykırım yapıyormuş gibi göstererek Ermeni devletinin Osmanlı topraklarında kurulması için zemin hazırlıyorlardı. Oysaki işin iç yüzünde ise Osmanlı askeri kıyafeti giyen Ermenilerin kendi ırkdaşlarını dahi öldürmekten, evlerini yakmaktan çekinmedikleridir.

      Bu dönemlerde Diaspora harekete geçip tüm dünyaya güya bir Ermeni mezalimi varmış gibi göstererek kamuoyunu yanıltmaya başladılar. Henüz daha dünya sahnesine yeni çıkmakta olan Amerika Birleşik Devletlerinde de lobi çalışmaları ile dönemin Amerika Birleşik Devletleri başkanı Dışişleri nezdinde girişimlerle bölgeye bir heyet yollamış ve diasporanın aksine böyle bir katliam ve tazyikin olmadığına dair rapor düzenlemiştir.

      Aradan geçen yüz yıla aşkın bir süredir Ermeni diasporası boş durmamış ve dünya kamuoyunda Türkiye?yi mahkum ettirmek için var gücüyle çalışmışlardır. Bir yalan ve iftira uğruna çalıştılar ve değişik ülkelerin anayasalarına bile aksini iddia edenleri suçlu duruma düşürecek maddeleri koydurttular.

      Ya bizler ne yaptık. Uzun bir müddet sessiz kaldık. Münferit çalışmalar ve kitaplar yayınladık. Ben de bu anlamda kitap yayınlayan bir kardeşinizim. ?İslam ahalinin duçar olduğu mezalime dair vesaik-i mühimme ? Ermeni Katliamı?. Maddi bir amaç gütmemiştik yayınlarken ama takdir de göremedik maalesef.

      Ne yaptılar ? Ne yaptık ? Ne yapmalıyız denkleminde birkaç kelam edelim.

      Diaspora 1915?ten beri çalışmalarını artırarak devam ettirdi ve 20?nin üzerindeki devlete bu olayları kabul ettirdi. Hem de geçmişinde soykırım lekesi olan milletlere. Her yıl anma toplantıları yaptılar. Bunun için bütçe ayırdılar. Film ve belgeseller çektiler. Kitaplar yayınladılar. Bizler haklı olduğumuz bu davada maalesef doğru dürüst ne bir film çektik ne de yüzlerce kitap yayınlayabildik. Yayınlayanları da sanki cezalandırırcasına yalnız bıraktık.

      Atı alan Üsküdar?ı geçti diye bir tabir vardır. Ermeni olaylarında da bu noktaya gelmiş durumdayız.

      TBMM nezdinde bir Ermeni Araştırmaları merkezi vardır ama herhalde bu anlamda yapması gerekenleri yapmadığı düşüncesindeyim.

      Bence; Bir Soykırım Araştırmaları Enstitüsü açılmalı. Bu enstitünün hatırı sayılır bir bütçesi olmalı. Bir bina ve çalışan yüzlerce personeli. Veri tabanları oluşturulmalı. Kütüphane ve Bilgi ? Belge Merkezi olmalı. İlk önce Ermenilerin katlettiği Müslümanların ? ki sayıları bir milyonu mütecavizdir ? envanterleri çıkarılmalı. Bunlar internet üzerinden yayınlanmalı. Hem de birkaç dilden. İngilizlerin, Fransızların, Amerika Birleşik Devletleri?nin, İspanyolların, Almanların geçmişi araştırılmalı. Mesela İspanyolların yapmış olduğu Müslüman soykırımı ve bir medeniyeti yok edişleri. Ünlü İspanyol tarih profesör Rodrigo de Zayas bunu en iyi açıklayanlardandır. Endülüs Emevilerini sadece insan olarak değil oluşturmuş oldukları kültür ve medeniyeti ile birlikte yok edişleri. En ince ayrıntısına kadar göz önüne serilmeli.

      Fransızların Cezayir?de yaptıkları. Bizler daha dün eyaletimiz olan bu bölgedeki katliamlara nedense hiç ses çıkarmadık. Bir Arap atasözü vardır. ?Men dakka dukka? sessiz kaldık. O zamanlar çalacaktık kapılarını. Tepkimizi gösterecektik. Şu an diyoruz ki Birleşmiş Milletlerde Müslüman ülkeler bizi yalnız bırakıyor. İşte sebeplerinden biri.

      Ya Amerika Birleşik Devletleri?nin yaptıkları. Hem de sadece Amerika kıtasında değil. Dünyanın her yanında.

      Almanların I. ve II. Dünya savaşlarında Avrupa?da katlettiği insan sayısının haddi hesabı yoktur. Fotoğraflar bunların en canlı tanıklarıdır.

      Sözü uzatmak istemiyorum. Bunlar burada köşe yazısıyla anlatılacak gibi de değil.

      Uluslararası siyaset denge esasına dayanmalı. Fransızlar meclislerinde Ermeni soykırım yasa tasarısını gündeme geldiğinde eş zamanlı olarak TBMM?sinde Cezayir gündeme gelmeliydi. Amerika Birleşik Devletleri?nde Ermeni tasarısı mecliste görüşüldüğünde Türkiye?de de Kızıldereli?lerle ilgili soykırımlar konuşulmalıydı.

      Osmanlı devleti ve devamı olan Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu tür kara lekeler yoktur. Tarihi soykırım ve katliamlarla dolu olan devletlerin bunu devamlı gündemde tutmaları kananlık geçmişlerini göstermemek için çamur atmaktan başka bir iş yapmamaktadırlar.  

      irfandagdelen@yahoo.com 

Bu haber toplam 1713 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.