• BIST 83.675
  • Altın 250,178
  • Dolar 6,1048
  • Euro 6,8129
  • Ordu 19 °C

HANGİ İMAM?

Orhan DOĞANGÜNEŞ

 

Geçtiğimiz yaz memlekette bir amcaya sordum. Dedim ki, “senelerdir bu memlekettesin ve bu beldedeki tüm imamları bilirsin. Söyler misin hangi imam sence daha iyi?”
 
Amca, fazla düşünmeden cevap verdi.”Falanca köyün imamının yerini kimse tutamaz”
 
Merak ettim.“Peki neden o imam, onun özelliği ne” diye sordum.
 
Amcanın verdiği cevap düşündürücüydü:
 
-Çünkü en güzel ses onun ve en yanık ilahiyi o söylüyor!
 
İmam, kendisine uyulan kişi…
 
İmam, sadece namazda değil, her manada önder olması gereken kişi… 
 
İmam, güzel Kur’an okuyan ancak bununla yetinmeyip Kur’an’ı güzel yaşayan ve manasında derinleşip bu kutsal mesajı vatandaşa ulaştırmakla sorumlu kişi.
 
İmamın görevi sadece namaz kıldırmak değildir. İmamın görevi vatandaşın gönlünü namaza ısındırmaktır.
 
İmamın görevi vatandaşa camiyi sevdirmektir. İmamın görevi, küsleri barıştırmaktır. Gıybete engel olmaktır. Haram yolda olanı uygun bir dille uyarmaktır. Güzel ahlaklı ve dürüst kişiliğiyle vatandaşa örnek olmaktır.
 
İmamın görevi sadece ölü yıkamak değildir. İmam diriyi yıkamasını bilen kişidir.
 
Diriyi yıkamaktan kasıt nedir? İmam vatandaşı Kur’an ile temizlemelidir.
 
Peki Kur’an nedir?Cenab-ı Allah mübarek Kur’an’ı daha ilk ayetlerinde şu şekilde tanımlıyor:
 
O kitap ki (Kur'an); onda asla şüphe yoktur. O, müttakîler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir hidayet rehberidir.(Bakara Suresi-2.ayet)
 
Evet, Kur’an  en kutsal yol göstericidir. Kur’an, müslümanca yaşamak isteyenlerin kendilerini tanıma kılavuzudur.
 
Bu kitap, ölüler için değil, diriler için inmiştir. Bu kitap, manasını bilmeden hızlıca okunsun diye değil, manası üzerinde derin derin düşünülsün, tefekkür edilsin diye birden değil,23 senede ağır ağır indirilmiştir.
 
Bizler, hesap gününde “Allah’ım ben şu mevlidi okumadım, şu ilahiyi duymadım, şu şeyh efendi ile tanışmadım, elini öpmedim” diyebiliriz. Ancak hiç kimsenin “Allah’ım benim böyle bir ayetten haberim yoktu”  demeye hakkı yoktur!
 
Bizler Kur’an algımızı yeniden yorumlamak zorundayız. Mübarek Kur’an’ı okumak demek, onun manasını bilerek mesajını anlamaya çalışmak demektir.
 
Bizler Kur’an ile tanışmak, Kur’an ile konuşmak, Kur’an ile yaşamak, Kur’an ile dost olmak için daha bekliyoruz?
 
Kur’an ile olan ilişkimizin başlaması için illede ölümümüzün yaklaşması mı gerekmektedir?
 
Oysa unutulmamalıdır ki, ölüm ansızın gelir. 
 
Ve imam efendiler, sizler, davetleri, düğünleri,  toplantıları bir tebliğ fırsatı bilip vatandaşı Kur’an ile tanıştırmak için daha ne bekliyorsunuz?
 
Sizler, sahip olduğunuz müthiş sorumluluğun farkında mısınız? “Allah’ım ben böyle bir ayet duymadım” diyen vatandaşın hesabının sizden sorulabileceğini düşünüyor musunuz? Tir tir titremiyor musunuz? Uykularınız kaçmıyor mu? Herkes uyurken siz namaza kalkıp, sorumlu olduğunuz kişiler için dua etmiyor musunuz?
 
Aldığınız maaşın ve sahip olduğunuz imkanların hakkını verdiğinize inanıyor musunuz?
İçiniz rahat mı?
 
Ve her şeyden önemlisi, devlette kadrolu olmanızın, cennette kadrolu olacağınız anlamına gelmediğini bilmiyor musunuz?
 
Merak etmeyin, sizlerin değerini toplum nezdinde düşürmeye çalışanlara kimse müsaade etmez. Senelerdir filmlerde ve dizilerde “imamlar ve hacılar” olumsuz karakterler olarak tasvir edildi.
 
Ve bu olumsuz imajı ancak sizin özverili ve gayretli çalışmalarınız kıracaktır.
 
Siz de böyle düşünmüyor musunuz?
 
 
 
Bu yazı toplam 1314 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim