• BIST 100.141
  • Altın 218,460
  • Dolar 5,2903
  • Euro 6,0256
  • Ordu 9 °C

HAYATTAN EL ÇEKTİRİLEN KİTAP

Muzaffer GÜNAY

 

Bir Müslüman için,Kur’an ne ifade ediyor olabilir?  En kısa cevap şöyle olsa gerek :”Her iki dünya için huzuru sağlayan İlahi Mesaj”..Peki,öte dünya ile ilgili soramayacağımıza göre, bu dünya için soralım: Toplamda 50  civarında Müslüman ülkenin kaçında huzur var? İstisnasız hiç birinde. Cevabımız böyle ise,” İlahi Mesaj”, huzuru sağlamada yetersiz mi kalıyor diyeceğiz? Bunu demek için,Kur’an’ın hayatımızın içinde olup olmadığına bakmak gerekecek tabiatıyla. İşin nabız noktası işte burada. Eğer hayatımızın içinde ise, bitmez tükenmez kaos neden sürüp gidiyor? Niçin darmadağın  haldeyiz?Kan,göz yaşı,sefalet,adaletsizlik,zulüm,sömürü,feryad ü figan. Bir buçuk milyarlık müslümanlık alemini hukuki,sosyal,ekonomik adaletsizlikler,yoksulluk,zulüm kasıp kavuruyorsa…Selim aklın bu berbatlığa getireceği bir tek izah var: “Kur’an’a hayattan el çektirildi.”
​ Doğrudur..Kur’an en çok edinilen Kitap. Hemen bütün Müslüman evlerinde mevcut. Bunlar birer gerçek. Evet,ama Kur’an’ın vad ettiği huzurlu hayattan eser yok. Bu akla ziyan çelişkinin odağında,”Ölü Kur’an” anlayışı yatıyor. Kutsal Kitab,bidayetinden beri ölülere sevab bağışlama risalesi gibi elden ele dolaştırılıyor. Çıkar, ipekli,işlemeli kabından Kur’an’ı,aç Yasin’i,oku,okut,sonra ölülerin ruhlarına  üfle,üflet..Halbuki O,diriler için inzal olundu.(Yasin,70).
​Yeni değil bu kötürüm anlayış. Asırlardır böyle sürüp geliyor. Osmanlı zamanında Cuma hutbeleri bile Arapça okunuyordu. Dili Arapça olmayan halk,anlamış ,anlamamış saltanat ulemasının umrunda olmamış ki hiç. Oysa,İslam’ın en güzide fakihlerinden Ebu Hanife,Saltanat Uleması’nın fetvası ile amel edilemeyeceğini belki kırk kere,belki yüz kırk kere,belki bin kırk kere tekrar etmek zorunda kalmış.
​Yüce Kur’an,bir tapınak ve mezarlık kitabı olarak belletilmiş halka. Belletenler kimler? Bazı alimler,şeyhler,üstadlar..şunlar,bunlar..”Ne kadar çok okursam o kadar çok sevab alırım”la yetinilmiş. Oysa Kur’an, okunmak için olduğu kadar anlaşılmak,anlaşılmak için olduğu kadar yaşanmak için indirildi. Bunlardan ilkine kilitlendi tüm Müslümanlar. Bu vahim algının bizi getirdiği nokta, işte içinde debelenip durduğumuz şu perişan halimizdir.
​Halbuki,Kur’an ölülere okunmak için indirilmedi.İşte Allah’ın mesajı:” Siz kabir ehline asla işittiremezsiniz.” (Fâtır,22). Ne yazık ki,koca koca alimler,bu ayeti  es geçerek ölülere sevab risalesine çevirdiler Kutsal Kitabı.Tembelliği ile ünlü Müslüman ahali de buna dört elle sarılıp bir daha bırakmadı.
​Garabete bakılsın ki,halkın büyük çoğunluğu,Kur’an okumayı da bilmiyor. Canım ne gerek var?!..Ver birilerine birkaç kuruş,okusun üflesin,bağışlasın geçmişlerin ruhlarına.. Cennetlerde yürüyerek bile değil, uçarak dolaşsınlar..Okuyup üfleyenler de memnun tabii. Nasıl olsa,bahşiş girecek cebe.”Ölülerin asla işitmeyeceği” gerçeğine rağmen,sipariş usulü Kur’an okuma-okutmalar maşallah kesintisiz yoluna devam ediyor.(?!)  “Ölü Kitabı” ya..(Haşa).
​Kur’an’a karşı gösterilen bu duyarsızlığın bedelini asırlardır ödemekte Müslümanlar.Hem de en ağır biçimde.
​Kur’an ile Müslümanlar arasındaki derin ve karanlık uçurumun en çarpıcı ifadelerinden biri Yusuf İslam’a ait:
​“Eğer,Kur’an’ı tanımadan önce Müslümanları tanısaydım, Hıristiyanlığı asla terk etmezdim.”
​M.Akif,feryad halindedir:
​Ya açıp bakarız Nazm-ı Celil’in yaprağına/Ya üfler geçeriz bir ölünün toprağına,
​İnmemiştir hele Kur’an bunu hakkı ile bilin/Ne mezarlıkta okunmak,ne de fal bakmak için.
​Daha ne desin merhum..
​20. yüzyıl’ın Ebu Hanifesi kabul edilen M.İkbal ‘a kulak verelim:
​“Kaçın Müslümanlar’dan, sığının Müslümanlığa!..”
​“Canlı Kur’an”ı “Ölü Kitabı”na çevrineler,Müslümanlar’ın çektiği onca zulmün sorumlularıdırlar. Kimler mi onlar? Sürüsüne bereket. Alim geçinenler,alim olup, fakat gerçekleri saptıranlar..İslam’ı şekilciliğe hapseden rivayet bülbülleri!..
            Birde esas sorumluları,tali adresler ve mihraklar göstererek saptıranlar güruhu var. Diyorlar ki,Siyonistler,Evangelistler,Hıristiyanlar,Masonlar,ateistler,agnostikler..İslam’ı yıkmak için harıl harıl çalışıyorlar. Uyanık olun ey din kardeşlerimiz!...
         Bunlar işin teferruat tarafı. Sen kendi dinine/kitabına sahip çıkmazsan,olacağın budur işte..Hele o kürsülerde,ekranlarda,tapınaklarda… uydurma hadisler,saçma/sapan menkıbeler,akla zarar söylentiler/söylencelerle güya hakiki İslam’ı anlattığını sanan zırvacılar var ya..Hurafeler dinine çevirdiler Yüce İslam’ı..
​Müslümanlar,tembelliklerinin cezasını çekiyorlar. “İnsan için emeğinden başka bir şey yoktur.” (Necm,39).
​Bir,korunacağına dair ayet gelinceye kadar geceleri evinin etrafında nöbet tutan Resulullah’a bakınız;bir de miskin miskin hayatını tüketen Müslümanlar’ın perme-perişan haline bakınız. Aradaki farkı iyi düşünürsek,zalimlerin zulmü altında inleyişimizin esas nedeninin kendimiz olduğunu taa odaktan kavrarız.

 

Bu yazı toplam 633 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim