• BIST 100.100
  • Altın 219,942
  • Dolar 5,3193
  • Euro 6,0423
  • Ordu 9 °C

İÇİNİZDEKİ ÖKÜZE OHA DEYİN!

Muzaffer GÜNAY

Çağın en onulmaz hastalıklarından biri de “ancak ve sadece kendisi için yaşamak”galiba. Farkında mısınız? Bireylerin gündemi hep ve sadece “daha konforlu yaşamak.” Dairede,evde,sokakta,restorantta,parkta,kırda,bayırda,kalabalıkta tek gündem maddesi var:  Daha lüks bir ömür sürmek. Vahşi kapitalizme gönüllü köle olmak da diyebiliriz buna. Ömür ne ki ? En fazla seksen, bilemediniz doksan yıl süren bir geçici hayat.

            Bir çok sektör,bireyi ”Hedonistik Yaşam” üzerinden ağına düşürmek suretiyle milyar dolarlar devşiriyor.

            Moda sektörü.

            Kozmetik sektörü.

            Futbol sektörü.

            Görsel medya sektörü.

            Turizm sektörü.

            Tatil sektörü.

            Sinema sektörü.

            Sayısını daha da çoğaltabilirsiniz.

            Hedonizm denilen şeyi,”Hazcılık” olarak tarif ediyor felsefe kitapları.

           Hazcılığın daha basit tanımı: Bedensel zevklerdir. Yani,insan,ancak,bedensel zevklerini tatmin ederek,ideal hayat yaşayabilir.

            Ruhsal taraf,hiç görülmez,asla dikkate alınmaz Hazcı’larca..

            Tüm bedensel zevkler karşılanırsa,hayat dolu dolu yaşanmış olur.

            Arabanın en lüksü,evin en lüksü,kılık kıyafetin en lüksü,eğlencenin en lüksü,tatilin en lüksü,mobilyanın en lüksü..

            Başka bir hayat,hayat sayılmaz Hazcılara,yani Hedonistlere göre..

            Kanaatçılık,elindeki ile yetinmecilik,sabır,kader,İlahi sınav,mütevazilik,sadelik,kalp ve gönül zenginliği…

            Bunlar fasa fisodur..

            Daha ötesi,hayatı karartan tinsel ve dahi dinsel uydurmalardır..

            Peki? Ya başkalarının da insan olduğunu hatırlamak,hayatın sadece “”Ben” den ibaret olmadığını kavramak.”Komşusu aç iken tok uyumamak..”,çaresizler için bir damla göz yaşı dökmek. Herkesin herkesten sorumlu olduğu bilinci ile yaşamak..

            Bunlar da,bireysel hayata ket vuran içi boş kavramlardır.

            Hazcı felsefe,altın çağını yaşıyor. İnsanlık hiç bu günkü kadar, “Kendisi İçin” bir hayat yaşamadı. İslamî duyarlılığımız tepe taklak oldu “Kendimiz İçin” yaşamaya başlayalı beri. Kapı komşunun bile cenazesinden ancak,üç gün sonra haberdar olmanın temel saiki,bireyleri içine çekip yutan bu“BENCİLLİK” oldu işte.

            Bülent Akyürek’in konu başlığı yaptığımız  eserini okuyunca, aklıma böyle bir yazı yazmak düştü.

             Akyürek’ten, alıntılar yaparak,yazımızı noktalayalım:

            “Kişisel Gelişim kandırmacasıyla,insanlar yırtıcı hayvanlara dönüştü.”

            “Bilginin din olduğu bu çağda,internet manyaklığı çocuklarımızı dizlerimizden,öpücüklerimizden koparıp odalarına hapsetti.”

            “Bütün evlerde televizyon olduğundan beri sembolik olarak puta tapıyoruz. Kitleler bununla uyuşturulup sistemin askerleri haline getiriliyor.”

            “Yenilgilerimize,modern psikolojiden mazeretler bulacağımıza,”Ben elimden geleni yaptım ama olmadı,başaramadım,demek ki hayırlısı buymuş..” dersek,daha insanî olmaz mı? En azından bu cümleyle Allah’ın gözüne girip bazı günahlarımızdan arınmış oluruz.”

Bu yazı toplam 645 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim