• BIST 94.783
  • Altın 246,294
  • Dolar 5,9356
  • Euro 6,6209
  • Ordu 13 °C

İL BAŞKANI BAŞBAKAN’IN NESİ OLUR?

Muzaffer GÜNAY

Bir arkadaşım vasıtası ile randevulaştığımız ………….. İl Başkanı ile görüşmek üzere bir yakınımla beraber,Ordu’dan yola çıkıyoruz.Bir kaç saat sonra, İktidar Partisi İl binasındayız. Danışmadaki görevliye  nereden ve niçin geldiğimizi söylüyoruz. Görevli donuk bir tavırla,Başkan’ın dışarıda olduğunu,ne zaman partiye döneceğini bilmediğini söylüyor. Telefon numaramı bırakarak,Başkan Bey’in Partiye dönmesi halinde bizi bilgilendirmesin rica edip çıkıyoruz.

            Aradan geçen iki saat içinde,bir gelişme olmayınca,randevu alan arkadaşı arayarak durum hakkında bilgi veriyorum.

            Birkaç dakika sonra gelen bilgi:

            “Başkan,Ankara’dan gelen üst düzey siyasetçilerle beraber bir çalışma halinde imiş. Bitince,Parti’ye dönecek..”

            Bir, iki saat daha geçiyor.

            Ses ,seda yok..

            Yapacağımız tek şey,Ordu’daki arkadaşı aramak. Yine.Başka çaremiz yok,çünkü.

            Öyle yapıyoruz.

            Arkadaştan gelen bilgiye göre:

            Başkan Bey’in işleri biraz uzun sürecekmiş. Beni çok iyi tanıyormuş. Sevip, sayıyormuş. Parti’ye geçtiğinde hemen bize haber verilecekmiş.

            İşin tuhafı şu ki,Başkan’ı ben tanımıyorum,yahut yüzünü bile hatırlamadığıma göre, çok az tanıyorum. Nereden ve nasıl bir ünsiyetimiz olmuş ki,beni sevip/ saydığını söylüyor?..Bunlara kafa yormaya hiç gerek duymuyorum ki zaten.. Nasıl olsa birazdan görüşüp konuşacağız..Belki de televizyon programlarından,basından filan tanıyordur da,politik dil icabı hakkımda güzel düşünceler serdediyordur,kim bilir.

            Zaman ilerliyor,fakat bir türlü Başkan Bey Parti binasına dönmüyor.

            Bir görüşme daha yapıyorum arkadaşımla..

            Saat 18.00,19.00 gibi  Parti’de olacakmış.

            İyi..Yorulan sinirlerimiz biraz gevşiyor yakınımla birlikte.

            Şehrin muhtelif caddelerinde,meydanlarında,B. Camii’nin oralarda,şurada/ burada turluyor,çay içiyor,laflaşıyoruz bizim Eren’le..

            Görüşme konumuz zamana bırakılmayacak derecede mühim.Başkan Bey ne der,bunu  bilmiyoruz. Ordu’ya hayli uzaklardayız. Öyle,kolayca gidilip gelinecek gibi değil.

            Beklemekten ağaç olduk.

            Saat 19.00.

            Arayan,soran olmuyor.

            Arkadaşımı bir kez daha çaldırıyorum:

            “İşleri uzamış,bir törene katılmış.. bitince gelecek Parti’ye, sabırlı ol..”

            Bu sözler,inandırıcı gelmiyor artık.

            Dedim ki:

            “ Kardeşim,bu adam seni de beni de oyalıyor. Sevme /sayma hikaye.. Eğer iyi niyetli olsaydı,hiç olmazsa beni arayarak “hoş geldin.” Derdi.

            Arkadaşım,gayet sakin halde:

            “Yoo,dedi,yanılıyorsun,seninle ilgili çok iyi şeyler söylüyor..Ben az sonra sana döneceğim..”

            Bir yarım saat daha..

            Gölgeler uzadıkça uzuyor bu arada.

            Yarım saat sonra,telefon gelmeyince,ben dönüyorum arkadaşıma:

            “Valla sen yapacağını yaptın,kendini suçlu gibi hissetme dostum.yordum seni,kusura bakma..artık dönüyoruz..Bu  görüşme olmayacak..Belli oldu bu..”

            Baktım ki,yine “bekle” filan diyecek.

            “Bu adam senin telefonuna ne zamandan beri cevap vermiyor?” diye sordum.

            Mahcup bir sesle:

            “İki saat kadar var..” dedi.

            Artık,net olarak anlamıştım ki,Başkan,bizi atlatıyor.

            “Keşke,dedim,arkadaşıma,keşke bu adam düz olsaydı,açıkça,görüşmek istemiyorum, deseydi,daha adam gibi adamca davranmış olurdu..Seni de beni de yordu.Yarın görüşürüz bunları uzun uzun..Her şey için teşekkürler dostum,Allah’a emanet ol!..”

            Bu vesile ile konuya biraz farklı açılardan yaklaşmak istiyorum. Şöyle ki:

               İl başkanları mensup oldukları siyasi partinin temsilcisidirler.Sorumlulukları büyüktür bu yüzden. Yalana,oyalamaya tenezzül etmemeli hiç biri.Hele rantçılığa..hele Kasa-masa--nisa işlerine.

            Hele İktidar Partisi’nin il başkanı ise..

            Sorumluluğu daha fazla demektir.

            Vatandaş,onların şahsında İktidar Partisi’ni ve daha özelde Başbakan’ı sorguluyor,değerlendiriyor ona göre  siyasi tavrını belirliyor. Böyledir bu işler.

            Hükümet hizmetlerinin adaletli ve dengeli olarak ifasından,sadece Başbakan değil,dikey/yatay olarak bütün görevliler sorumludur. Taşradaki en yüksek siyasi sorumlu il başkanları olduğuna göre,vatandaş, Başbakan’dan beklediği her tür olumlu tavrı,İktidar Partisi’nin  diğer siyasilerinden  de bekler. Bu,en tabii demokratik hakkıdır da vatandaşın  aynı zamanda.

            Şu gün itibarı ile sayın Başbakanımız,çok yoruluyor. Ülkede bir çok karanlık mihrak,odak,şer güç,  topyekün bir seferberlik halinde,ülkenin istikrarını bozmak için gece gündüz demeden melanetlerine devam ediyor.Gün, kusur arama,yalan/ iftira üretme günü değil.Uyanık olmalı herkes. Taşın altına elini sokmalı.

            Haince tertiplerin ardı arkası kesilmiyor.Hemen her yerde bir pislik çıkarılıyor hainlerce.Demokratik hak talebiyle yola çıkanların bir kısmı elbette kötü niyetli değil. Ne var ki,bu gibi düz vatandaşların kullanılıyor olmaları asla ihtimal dışı olarak düşünülmemelidir.”Su uyur,düşman uyumaz..”

            Böyle bir zamanda,hükümetin ve hele ki sayın Başbakanımızın çok büyük desteğe ihtiyacı var. Ki,bu destek O’nun şahsında bu aziz millete, bu güzel ülkeye verilen destek demektir tam manası ile..

            Yukarıda anlattığım bireysel hatıram,keşke lokal olsa.. Keşke,tek tük olsa..Ama değil,bir çok siyasi görevli,vatandaşa uzak duruyor. Siyasi sorumlu ve görevlilerin vatandaşa karşı gösterdiği her olumsuz tavır,hükümete negatif olarak geri dönüyor. Bunu niçin görmezler siyasiler?

            Adalet ve Kalkınma Partisi’nin İl Başkanları aynı zamanda sayın Başbakanımızın siyaseten temsilcileridir.

            Nefsaniyetlerini öne çıkaran kimi AK Partili siyasiler,sayın Başbakan’a destek değil,köstek olmaktalar.Ülke çok ama çok kritik bir süreçten geçiyor.Bu nedenle her zamankinden daha fazla kenetlenmeye ihtiyaç var.

            Mahut İl Başkanı,bana bunları yeniden ve en etkili biçimde hatırlattı.

Bu yazı toplam 1077 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim