• BIST 96.861
  • Altın 238,344
  • Dolar 5,8057
  • Euro 6,5299
  • Ordu 9 °C

İNFAKIN KADAR MÜSLÜMANSIN

Muzaffer GÜNAY

NFQ kökünden gelen İNFAK’ın sözlük anlamı,”Pazar kurmak,yok etmek,yoksul düşmek,malı ve parayı elden çıkarmak”demektir. Dini terim olarak,”Allah’ın rızasını kazanmak amacı ile kişinin kendi elinde olandan ihtiyaç sahiplerine ayni ve nakdi yardım etmesidir.”

            İnfak o kadar önemlidir ki,Kur’an-ı Kerim’in beşte biri bu kavram ile ilgilidir. Düşünün 603 sayfa,114 sure ve 6.300 küsur ayetten oluşan Yüce Kitabımızın beşte biri İNFAK’a dair.

            Münafık kelimesi de aynı köktendir. Nifak da keza. Bu iki kelimenin yer yer İNFAK ile birlikte geçmesi oldukça dikkat çekicidir.

            İslam kardeşliğinin teessüsü ve devamı bağlamında İNFAK etmenin hayati manada önemi olduğu ortada. Zekat ve sadaka dahil her türlü ayni ve nakdi yardım İNFAK kavramı içindedir.

            Hz. Peygamber’in daha yirmi yaşında iken  ERDEMLİLER PAKTI’na( Hılf’ul-Fudûl) gönüllü olarak girmiş olması,yardımlaşmanın,dayanışmanın ve mazlumun yanında olmanın öneminden öte zaruretini ifade etmektedir. Yemenli bir tüccardan aldığı kumaşın parasını sahibine vermeyen As bin Vail’in ve onun gibilerin zulmüne karşı oluşturulan bu dernek,zaman içinde epey hayırlı işler yapmıştır.

            Hz. Adem’in ve oğullarının hakkında inen ayetlerden de anlıyoruz ki,mülk edinme tutkusu ilk insanla başlamış olup,insanın başına çok işler açar.Mülk sahibi olmak meşru,fakat tutku haline getirmek günahtır.Hem  öyle basit günah değil,büyük günahlardandır.(Tâhâ/120).

            Her insanın asgari hayat standardında yaşaması,her şeyden önce Allah’ın muradıdır.Öyle olmasaydı,Kur’an’da “elinizdekinden verin,muhtaçları kollayın,yetim,yoksul ve çaresizleri himaye edin…”minvalinde emir kipinde ayetler olur muydu?..

            “Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin,rızkı kısılmış bulunan da Allah’ın kendine verdiğinden versin.”(Talak/7). Vermenin,yani infakın azı,çoğu olmaz. Herkes,maddi imkanları oranında vermekle mükelleftir.Aksi halde,din kardeşliği büyük çapta hasara uğratılmış olur, ki,vakıa da bu değil mi zaten?...

            İnfak’ın bir parçası olan sadaka Kur’an’da 13 yerde geçmektedir. Bazılarının sandığı gibi sadaka, dilencilere verilen üç,beş kuruşluk yardımlardan ibaret değildir. Kapsamı çok daha geniştir.

            Zekat malum,mali bir ibadet. Fakat,ne var ki,Müslümanların en ziyade ihmal ettiği ibadet de neredeyse zekattır,daha geniş manası ile İNFAK’tır.İnsanlar paralarına kıyamıyorlar.Burada ihmal lafın gelişi,düpedüz ıskalama durumu var. Bile bile vermiyor çoğu.

            Bir kısım da var ki,elinde olandan çok azını verir. “Azıcık verip((daha sonra vermemekte) dayatan..”(Necm/34).

            Hiç vermeyenler/cimriler hakkındaki şu ayet ne kadar manidar:

            “Onlar hem cimrilik ederler,hem de herkese cimriliği tavsiye ederler ve Allah’ın kendilerine fazlından(lütfundan) verdiği şeyleri(nimetleri) saklarlar;biz de öyle nankörlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.”(Nisa/37).

            Oysa,mülkün tamamı Allah’a aittir.Kimilerinin mülkün sahibi kendileri imiş gibi cimrilik ederek kesin emirlere rağmen,sahip olduklarından başkalarına hiçbir şey vermemeleri işte hepimizin yaşadığı,şahit olduğu üzere ümmetin vahdetini yerle bir etmektedir.Ortada ne kardeşlik,ne dayanışma var. Arakan’dan,Tunus’a,Kafkasya’dan Yemen’e, Müslüman kitlelerin içler acısı durumu ortada işte.

            “YOKSA ONLARIN MÜLKTEN BİR HİSSELERİ Mİ VAR? ÖYLE OLSA İNSANLARA BİR ÇEKİRDEK BİLE VERMEZLER..”(Nisa/54).

            Malından vermeyeni tehdit eden daha başka bir çok ayet var.Fakat,mal ve servet biriktirme tutkusu,bu İlahi tehditleri bile umursamayacak kadar kilitliyor kimilerini.Mal ve evlat çokluğu ile övünmek kimi Müslümanların yegane hayat gayesi olabilmekte.

            O kadar ki,kabirdekileri bile kendinden sayacak derecede.(Tekasür,1-4)

                Mal biriktirenlere,sonra dönüp dönüp sayanlara ve yetmezmiş gibi,birde biriktirdiklerinin kendilerini ölümsüz kılacağını sananlara Allah lanet ediyor.(Hümeze-2,3)

            İşin özünde Allah’ın eşitlik muradı yatıyor. İşte o ayetlerden birinin meali:

            “ALLA RIZIK YÖNÜNDEN BİR KISMINI DİĞERLERİNDEN ÜSTÜN KILDI;FAZLA VERİLENLER RIZIKLARINI ELLERİNİN ALTINDAKİLERE AKTARMIYORLAR Kİ,HEPSİ ONDA EŞİT OLSUN..ŞİMDİ ALLAH’IN NİMETİNİ Mİ İNKAR EDİYORLAR?..”(Nahl/71)

            Anlı şanlı hocalar,tv ekranlarından ahkam kesen akademik unvanlı alimler,bu ayetten hiç bahsetmezler.. Niçin acaba? Kimi kapitalistleşmiş ağaları,beyleri gücendirmemek için mi yoksa? İnsaf gereği,birkaç hocanın bu manada duyarlı olduğunu belirtmek gerekirse de,pek etkili olamıyorlar. Çünkü,bizim! böyyük böyyük tevelerde söz hakkı verilmez bu gibilere.Fincancı katırlarını ürkütmekten ödleri kopar zira.Hatta,kendilerini dışı Müslüman,içi kapitalist olan birer mütref (Şımarık zengin)olarak nitelemek hakikatin ifadesi olacaktır bu meyanda.

            Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer,önceleri çok zengin idiler. Fakat öldüklerinde hiçbir şeyleri yoktu. Çünkü,Allah yolunda tüm servetlerini infak etmişlerdi. Hele ki,Hz. Ebu Bekir,Devlet Başkanı olduğu dönemde zekat vermek istemeyenlere en ağır hukuki müeyyideleri uygulayarak hadlerini bildirmişti. Kırkta bire bile itiraz eden Müslüman. Nasıl bir Müslümanlıksa..İşte böyledir bu işler: “Hem cimrilik ederler,hem de insanlara cimriliği  tavsiye ederler..”(Nisa,37)

            Müminlerin kardeş olduğunun görünür emaresi,aralarındaki yardımlaşma-dayanışma ve destekleşmenin olup olmamasına bağlıdır. Bu gün (ve dünlerde de) bu bağlamda Müslümanların sınıfı geçtiğini söylemek pek mümkün olmasa gerektir.

                Son on,on iki yıl ise hepten facia. Sözüm ona dünün gariban mütedeyyinleri bu gün kapitalistlere taş çıkartan bir aymazlıkla hala iyi Müslüman olduklarından bahsedebiliyorlar.Müslümanlığın daha açık olarak İslam kardeşliğinin ölçüsü,bir takım bireysel ritüeller değildir,olamaz.Sen,elinde olanı başkaları ile paylaşmıyorsan,bu iddiaların sadece seni bağlar. Kimseleri sahici mümin olduğuna inandıramazsın arkadaş.Var git işine.

            TÜİK rakamlarına göre,bu ülkede milyonlarca insan asgari ücretle hayat-memat mücadelesi verirken,sen villalarda oturamazsın. Oturuyorsan İslam Kardeşliği üzerine nutuk atamazsın.Buna hakkın yok. Ayet apaçık: “Ey iman edenler,yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?(Saff/2)

                Yüce Peygamber’in,”Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.” Uyarısını nereye koyuyorsun sen? Yoksa,bir, iki muhtaca birkaç kuruş vermekle paçayı kurtaracağını mı sanıyorsun? Üstelik başına kakarcasına..Öyle mi?

            Sen ancak İnfak’ın kadar Müslümansın..

Bu yazı toplam 652 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim