• BIST 100.100
  • Altın 219,942
  • Dolar 5,3193
  • Euro 6,0423
  • Ordu 9 °C

İstanbul Seyahatimde Edindiğim İzlenimler (1)

Muzaffer GÜNAY

İki hafta kadar bulunduğum İstanbul?da fırsat buldukça Ordulu Hemşehri derneklerini, kimi iş adamlarını,bürokratları,memurları ve sade hemşehrilemizi ziyaret ettim. Bu arada,İzmit ve Adapazarı bölgesine de uzanarak,kimi hemşehrilerimizle tanışma,kimileriyle de tazelenme imkanını elde ettim.

           

Bu süreç içinde edindiğim gözlem ve izlenimlerimi değerli okuyucularımla paylaşmanın yararlı olacağını düşünüyorum. Ancak,hemşehri dernekçiliğinin içeriği üzerine bir iki söz etmekte yarar var. Şöyle ki :

           

Hemşehri dernekçiliğinin gerekliliği ve  önemi üzerinde herkes mutabık olmakla beraber,bu bilincin yeterince idrakinde olunduğu noktasında aynı mutabakatın olduğunu söylemek çok mümkün görünmüyor.

           

Sosyal hayatta görünür olmak için, kollektif ruh ve aidiyet kültürünün canlı tutulması işin püf noktasıdır. İşte,dernekçilik bunun için hayati bir öneme sahiptir. Birey,tek başına sadece bireydir. Ta ki,bir sosyal oluşum şemsiyesi altına girinceye kadar. Bu sosyal şemsiye,vakıf,dernek,birlik,kulüp vs.dir.Müşterek bir amaç için ekip ruhuna ihtiyaç olduğunu hepimiz biliriz.  Fakat,böyle toplumsal birliktelikler,öyle hemence sağlanamaz. Çok ciddi emek ve samimiyet gerektirir.

           

Çok değişik amaçlar etrafında kümelenen örgütler,kuruluş amaçları çerçevesinde projeler üretir,bunları uygular,çeşitli faaliyetler gerçekleştirir.Başarı,ekip anlayışı ve kültürü ile mütenasiptir.

           

Hemşehri dernekleri,sıladan,baba ocağından,değişik nedenlerle  bir şekilde kopup gurbetellere düşenlerin bir çeşit sığınağıdır.        Yüzyıllardan beri yaşadıkları kültürün,geleneğin,törenin unutulmasına gönlü  razı olmayanlar, kurdukları dernekler sayesinde köklerini unutmamış olmaktadır.

           

Tam manası ile megapol bir kent olan İstanbul?da yitip gitmemenin biricik yolunun,sosyolojik olarak yine hemşehri dernekleri ve birlikleri ile mümkün olduğunu hepimiz biliriz.

           

İstanbul?da yüzlerce Ordulu dernek ve birlik var. Bunlardan bazılarının mazisi yarım asra varırken,kimileriyse,henüz reşit olmamış bir çocuğun yaşı kadar yenidir.

           

En eski dernekler,İstanbul?a en erken ve en fazla göç veren Mesudiye kökenli hemşehrilemizce kurulmuş ve çoğu gerçekten faal durumda. Bunu baz alarak,Mesudiyelilerin sadece İstanbul?da değil,bütün ülkede örnek teşkil ettiklerini söylemek gerekir.Dernekçilik üzerine bir tez hazırlamak arzu olunsa,işe Mesudiyelilerden başlanması isabetli olur kanaatindeyiz. Geldikleri toprakların tüm kodlarını unutmamak amacı ile kurulan yüzlerce derneğin,bu güne kadar içeriği oldukça dolu,dopdolu etkinlikler ve çalışmalar yaptıklarını

bu gezimizde ayan beyan gördük,gözlemledik ve tabiatıyla mutlu olduk,gönendik.        

           

Bu arada,işin başında yatacak bir döşeği bile olmadığı halde İstanbul?a kapağı atanlardan bir kısmının ticari hayatta çok büyük başarılara imza attıklarını gördük. Biliyorduk da aynel yakin gördük. Yüzlerce insanın ekmek yediği fabrikası,fabrikaları olanlardan tutunuz,büyük büyük şirketleri başarıyla işletenlere kadar..

           

Gerek sayı ve gerekse faaliyetlerin çokluğu meyanında,Mesudiyelilerin ardından Ünyeli hemşehrilerimizin geldiğini gözlemledik. Her iki ilçemizin tarihsel olarak çok eskilere kadar inen bir mazisinin olması,her halde bu başarılarda belirleyici amil olmuştur.

           

Keza bürokrasi ve akademik dünyada önemli makamlarda gıpta edilesi başarılarla Orduluların gözdesi ve övünç öznesi olanlar..

           

Bu arada,hemşehrilerimizin,gerek yerel yönetimler ve gerekse genel siyasi temsil arenasında gereken ağırlıkta olmadıklarını belirtmek lazım. Bu, bir çelişki gibi duruyor.                                                         

                                                                 

           

Bu ayrı bir bahis olup,daha sonra ele almayı düşünüyorum.

           

Bu yazının temel konusu derneklerimiz.. O nedenle daha çok derneklerimizden yaptıkları ve yapacakları çalışmalardan bahsedeceğiz.

           

Tüm derneklerin tam adı : (?????. Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği)dir. Biz kısaltarak sadece ?Dernek? diyeceğiz.

           

Ziyaret ettiğim derneklerden biri Tuzla Ulubeyliler Derneği.. Ulubey ve köyleri adına örgütlenmiş bir çok dernekten biri. Başkanlığını sayın Aşkın Yurdakul yapıyor. Genç bir iş adamı Aşkın Bey.. Enerji dolu.. Hem ihracat, hem ithalatla meşgul. Yurt dışında da yatırımları var.Dernek binasında yönetim kurulu ile yapmakta olduğu toplantıya denk geldi ziyaretim. İyi de oldu. Tanıştık,Ulubey ve Ordu üzerine görüş alış verişinde bulunduk. Yönetim Kurulu üyeleri,Mustafa Kelem,Mehmet Tekşan,Hüseyin İnan,Uğur Büyük,Mustafa Şensöz,Erkan Hancı,Muammer Hancı?dan oluşuyor. Her biri Ordulu ve Ulubeyli olmanın bilincini taşıyor. Dernek binası geniş ve düzenli.. Haftada bir kez toplantı düzenliyorlar. Aşkın bey,sevecen karakteri ile arkadaşlarını motive etmekte hiç zorlanmıyor..Yaptıkları ve yapacakları hakkında önemli bir sohbette bulunduk sevgili Başkan ile..Zaman içinde kalıcı hizmetlere imza atacağından kuşku duymadığım dinamik bir başkan kısacası..

           

Çeşitlemeli olarak yazımı sürdürme bağlamında ziyaret ettiğim üç Mahalle muhtarı hemşerimizden de kısaca söz edeyim:

           

Kağıthane Gürsel Mahallesi Muhtarı sayın Mehmet Ali Boyraz ile tanıştım. Birlikte sabah kahvaltısı yaptık. Son derece kibar,kültürlü ve pozitif.. Aynı zamanda müteahhit.. Mesudiyeli hemşehrimiz,mahallesinde çok seviliyor.

           

Sultanbeyli Mimar Sinan Mahallesi Muhtarı Gölköylü sayın Seyyar Çelenk,ziyaret ettiğim değerli hemşehrilerimizden biri oldu. Gösterdiği yakın ilgiye teşekkür ediyorum. Daha birkaç dönem muhtarlık yapacağını zannediyorum.. Çünkü,başarılı yöneticiliğin vasıflarını taşıyor.

           

Yine bir başka Muhtarımız sayın Ahmet Çetinkaya? Aybastılı..Sultanbeyli Abdurrahman Gazi Mahalle Muhtarı..İşi olduğundan görüşmemiz kısa geçti. Başarılı,güleryüzlü bir hemşehrimiz.

           

Sultanbeyli Ordulular Dernek Başkanı sayın Salih Biçer de görüştüğüm değerli başkanlardan biri. Mimar.. Dernek binası oldukça temiz,geniş ve düzenli. Gündüzleri bile açık. Her Perşembe akşamı,dernekte yemekli toplantılar tertipleniyor. Ben de bu yemeğe katıldım ve bir saati aşkın bereketli bir sohbet yaptık. Hiç abartmadan belirtmeliyim ki,Salih bey,odaktan yönetici.. Çok genç ama,yöneticiliği çok iyi biliyor.

           

Bu seyahatimin en güzel kazanımlarından biri de çok uzun senelerden beri görüşemediğim eski arkadaşlarımla buluşmalarım oldu. Şile?de oturan Ahmet Yerişenoğlu,Eyüp?de Mehmet Yerişenoğlu,Darıca?da Hamdullah Yılmaz bunlardan bir kaçı..

           

Hele.. sayın Dr. Alkan Çubuk ile buluşmam.. O bambaşka bir duygu.. Anlatılamaz. Ben,Ünye Pelitliyatak Ortaokulu Müdürü iken  üç yaşında bir  minik olan Alkan,yirmi beş yıl sonra,Haydarpaşa Numune Hastanesi?nde Üroloji Doktoru olarak beni karşıladı. Büyük ilgi gösterdi. Babası ile olan yakın dostluğumuzu konuştuk. Hani tıpkı Yeşilçam filmlerindeki gibi..

           

21 Mart günü,Çekmeköy?de bir restoran?da Perşembe İlçemiz Kazancılı Köyü Derneği?nin sabah kahvaltısında bulundum. Gurbette hemşehricilik hakikaten tarifi zor bir duygusallık yaşatıyor insana. Dernek Başkanı sayın Ahmet Ulu,bu gibi etkinlikleri sık sık yaptıklarını söyledi. Orada,Ordu Haber Gazetesi sahibi sayın Rüşad Aydoğan,bir önceki dönem Ordu Dernekler Federasyonu Başkanı sayın Salih Ziya Cörüt ile de buluştuk bu vesileyle..
 
Bereketli,hoş bir sohbeti birlikte yaşadık.
Bu yazı toplam 1224 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim