21 Mayıs 2012 Pazartesi

Hayri KÖSE

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İSTANBUL VE KAR

05 Şubat 2012 Pazar 20:14

İSTANBUL VE KAR 

İstanbul’a kar çok ama çok yakışıyor… Nereye baksam, harika bir manzara ile karşılaşıyorum. Kar ile giyinen güzel İstanbul’umuzun her yeri kartpostallık bir görsel ziyafet sunuyor bizlere...  

Her mevsim güzel olan İstanbul’umuzun kışları da kar tuttuğunda çok güzel oluyor. Lapa lapa yağan kar, adeta seyir edenleri tatlı bir yürüyüşe davet ediyor. Biliyorum ki,  kar yağışının dingin sessizliği ve huzuru altında yürümek hepimiz için ayrı bir keyiftir, ayrı bir özlemdir, ayrı bir mutluluktur. Tabi şu da var; belki lapa lapa kar tanelerinin arasına karışamayız, yüzümüze tatlı tatlı vuran rüzgârı, saçlarımıza dolan, yüzümüze dokunan kar tanelerini hissedemeyiz de sıcak bir pencere kenarına kuruluruz. Buğulu camın ardından kah savrularak kah döne döne aheste aheste yağan karı izleriz. Demli sımsıcak çayımız elimizde yudum yudum içer, kar yağışının verdiği huzuru, sıcacık evimizde içimize çekeriz. 

Uzun bir aradan sonra ilk defa İstanbul, böylesine bir yağış gördü ve kar bu sefer hemen eriyip gitmedi. Bütün zemini, çatıları, yolları, pencereleri, ağaçları her yeri tuttu. Üstelik bazı semtlerde kar kalınlığı on, on beş santimetreyi buldu. Ağaç dallarını kaplayan, çatılara yayılan her yeri beyaz bir örtü gibi kapatan bu manzara, kışı seven sevmeyen, yaşlı, genç, çocuk hepimizde büyük bir heyecan yarattı.  İster yaşatmış olduğu dinginliği ve huzuru ile isterse sunduğu görsel şölenle özlediğimiz bir şeyleri yaşadık geçtiğimiz hafta… 

Bu arada sömestr tatili ile kar yağışı mutluluğunu üst üste yaşayan çocukların coşkulu gözlerini, kızak kaymalarındaki heyecanlarını, kartopu sevinçlerini unutmamak gerek. 

Gerçekten Kış Mevsimini böyle yaşamak çok ama çok güzel; fakat Kış Mevsiminde evinden dışarıya çıkmakta zorluk çeken, işe gitmek zorunda kalan özürlü çalışanlar, alış veriş yapmak zorunda veya hastaneye gitmek zorunda olan hamile bayanlar, ileri yaşlarda olan büyüklerimiz var. Kötü hava koşullarında, kaldırımların ve yolların buzlanması hem bireysel hem de toplu ulaşımı olumsuz etkileyebiliyor. Kaldırımların, yerlerin buz tutması özürlüsü, yaşlısı, hamilesi, çocuğu herkes için tehlike oluşturabiliyor. Böyle olunca, özellikle çalışan özürlü kardeşlerimiz, iş yerlerine ulaşmakta güçlükler yaşıyor ve sağlıkları tehlikeye girebiliyor.  

Tam bu sırada devreye İstanbul Valiliği giriyor, kamuda çalışan özürlülere idari izin vererek soruna çözüm üretiyor. Böylece Kış mevsimi, gönülleri Kışa çevirmiyor, hepimiz için coşku oluyor, mutluluk oluyor, sağlık oluyor, engellerin kalkması oluyor. 

Bir de son olarak şu noktaya değinmeden geçemeyeceğim. “Komşusu aç yatarken; tok yatan, bizden değildir” diye Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in işaret ettiği çok anlamlı bir konu var. Kimimiz pencere kenarlarında kimimiz kartopu oynayarak kimimiz kızak kayarak kimimiz de yürüyüş yaparak Kış mevsiminin tadını çıkartıyoruz. Özlediğimiz Kış’ı doya doya yaşıyoruz. Gece, başımı yastığıma koyduğumda da huzurla gözlerimi kapatabiliyor ve uykuya dalabiliyorum; çünkü sosyal belediyecilik anlayışı ile Türkiye’mize öncü ve model olan İstanbul Büyükşehir Belediyemiz, evsizleri de bu kötü hava koşullarında sokaklardan topluyor, özel ısıtmaya ve havalandırmaya sahip spor tesislerinde bir yuva sıcaklığı ile onları korumaya alıyor. Eksi derecelere düşen bu kötü hava koşullarında evsizlerin,  banyosundan beslenmesine sağlık kontrollerinden dinlencelerine değin her türlü hizmetini İstanbul Büyükşehir Belediyemiz karşılıyor. İşte bu hizmet anlayışı; bu soğuk kış gecelerinde sizlerin de olduğu gibi benim de vicdanımı rahatlatıyor. 

Her Şey mevsiminde güzeldir. Karda kışın yağınca güzel oluyor.

Saygılarımla...

  

Bu yazı toplam 769 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.