• BIST 106.299
  • Altın 146,733
  • Dolar 3,5271
  • Euro 4,1370
  • Ordu 30 °C

KABİR SORGUSU(4)

Prof.Dr.Mehmet OKUYAN

KABİRDE SORGULAMA

            Kabirde sorguluma konusunda doğrudan veya dolaylı olarak Kur’an’dan her hangi bir delil yoktur.Buna rağmen,İbrahim/27.ayetinin nasıl zorlamalarla delil haline getirilmeye çalışıldığını gözler önüne sermeye çalışcağız.Ancak bundan önce bazı rivayetleri hatırlatmak istiyoruz:

            a)KABİR SORGUSU İLE İLGİLİ RİVAYETLER

                1.Hz. Enes kaynaklı rivayet:

            “Kul,kabrine konulup arkadaşları ayrılıp ayak seslerini duyduğunda iki melek gelir ve onu oturtup kendisine,’Bu Muhammed hakkında ne derdin?’ diye sorarlar.Bu kul eğer mümin ise,’O’nun Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederim.”der.Bunun üzerine kendisine,’cehennemdeki yerine bak;Allah onu cennette bir mekanla yerini değiştirdi’ denilir ve o kul her iki yeri de görür.Şayet söz konusu kul,kafir ve münafık ise Hz. Muhammed’le ilgili soruya,’O’nu tanımıyorum,bilmiyorum(kabul etmiyorum).(Olumsuz manada) İnsanların onun için söylediklerini ben  de söylüyordum’ cevabını verir.Ona da,’Anlamadın ve tâbi olmadın(öyle mi?)’ denir ve kulaklarının arasına demir sopasıyla öyle bir vurulur ki,insan ve cinler hariç ona yakın olan herkes onun(sopanın) çıkardığı sesi duyar.”(Buhari,Cenaiz,68,87;Müslim,Cennet,70;Ebu Davud,Cenaiz,78;Nesai,Cenaiz,110)

            Bu rivayetin bazı bölümleri hakkında çeşitli açıklamalar yapmak durumundayız:

            1.Söz konusu rivayetin bir benzerini nakleden Tirmizi,Ebu Hureyre’nin rivayet ettiği bu hadisin ‘hasen ve garip’ olduğunu belirtmiştir.(Tirmizi,Kitabü’l-Cenaiz,70)

            2.Bu rivayette isim zikredilmeden sorgulamayı yapan ‘iki melek’ten söz edilmektedir.Ancak kabirde sorgulanmayı kabul edenler bu meleklerin isminin ‘münker ve nekir’ olduğunu beyan etmektedirler.Bu konuda bir önceki maddede ‘Sorgu Melekleri: Münker ve Nekir’ başlığında geniş bilgiler vermeye çalışmıştık.Aynı şeyleri tekrar etmemek için rivayetle ilgili açıklamalarımıza geçmek istiyoruz:

            3.Burada gözden kaçırılmaması gereken bir nokta vardır.Meleklerin sorusuna doğru cevap veren kula;’cehennemdeki yerine bak;Allah onu cennette bir mekanla değiştirdi.’ Denilmesi şöyle bir soruyu zorunlu kılmaktadır:

            Acaba söz konusu mümin kul,kabirde doğru cevap verince mi onun yeri cennetle değiştirilmektedir?Bu durumda istisnasız herkesin cehennemde bir yerinin olduğu ve kabirde sorulan sorulara vereceği cevaba göre bu yerin değişip değişmeyeceğine karar verileceği anlaşılmaktadır.Oysa kabirdeki cevaplar,sonucu değiştirecek nitelikte olamazlar;çünkü kabir,dünya hayatı gibi yeni bir kazanım elde edilebilecek bir mekan değildir.

            İnsanlar,dünyadaki yaşantısına göre,ahiretlerini şekillendirirler.Eğer mümin iseler gidecekleri yer Cennet,kafir iseler gidecekleri yer Cehennemdir.’Aslında senin yerin cehennemde şurasıydı;ancak kabirde verdiğin bu cevap,yerinin değiştirilmesini sağladı.’anlamına gelebilecek böyle bir anlayış,hiç farkında olmadan kabir veya berzah alemini de dünya hayatı gibi sevap veya günah kazanılan bir yer gibi kabul etmeyi gerektirecektir. Bu durum,imtihan yerinin sadece dünya hayatı olduğu gerçeğine aykırıdır.

            Kulun imtihana tabi tutulacağı hayat dünya hayatıdır;bu konuda ayetler vardır.İşte iki örnek:(mealen).

            “O,hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için,Arş’ı su üzerinde iken,gökleri ve yeri altı günde yaratandır.”(Hud,7)

            “O ki,hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır.O,mutlak galiptir,çok bağışlayıcıdır.”(Mülk,2)

            Bu ve benzeri ayetler imtihan yerinin bu dünya olduğunun en çarpıcı delillerindendir.Ayrıca,nefislerin dünyada yaptıklarının karşılığını görecekleri alem de ahiret alemidir ve insanlar dünyada yaptıklarının karşılıklarını ahirette göreceklerdir.

            Bütün bu gerçeklere rağmen,söz konusu rivayette dile getirilen husus hem kabirde verilen cevapların hüküm ve sonuç bakımından bazı değişikliklere sebep olacağını göstermekte,hem de imtihan yerlerini ikiye çıkartmaktadır.Bu durumda rivayetin hiç olmazsa bu bölümünün Kur’an’a aykırı olduğunu söylemek gerekir.

            4.Kabirdeki ölülere Hz. Peygamberle ilgili sorular sorulduğuna göre,fetret dönemleri veya daha önceki dönemlerde ölenlere sorulan sorular,burada zikredilmemektedir.Anlaşılıyor ki,soruların ‘Peygamber’ hanesi dönem dönem değişmektedir.

            Rivayetteki demir kamçılarla yapılacağı ifade edilen azap kısmını,”Rivayet Kaynaklı Deliller’ başlığında ele alacağız.

            II.Tirmizi’nin naklettiği rivayet:

            “Ölü mezara konulunca,Münker-Nekir adı verilen siyah ve mavi iki melek gelir ve ölüye şöyle derler:’Şu Muhammed(as) denilen zat hakkında ne düşünüyorsun?’. O da şöyle cevap verir:’O,Allah’ın kulu ve Elçisidir. Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur,Muhammed(as) de O’nun kulu ve elçisidir.’

                Bunun üzerine melekler;’Biz senin böyle diyeceğini zaten biliyorduk’ derler ve onun mezarını 70 arşın genişletirler.Ardından mezarı aydınlatılır.Daha sonra melekler ona,’yat ve uyu’ der.O da,’Aileme gidin de benim durumumu haber verin’der.Melekler ona,’gerdeğe giren ve sadece en çok sevdiği kişi tarafından uyandırılan kişi gibi,mahşer gününe kadar uyu.’derler.”Eğer ölü münafık ise,melekler şöyle derler:’Şu Muhammed(as) denilen zat hakkında ne düşünüyorsun?” O da,şöyle cevap verir:’Halkın Muhammed hakkında bir şeyler söylediklerini işitmiş,ben de onlar gibi konuşmuştum. Başka bir şey bilmiyorum’.Melekler ona,’böyle diyeceğini zaten biliyorduk’ derler.Daha sonra mezara,’bu adamı alabildiğine sıkıştır’ diye seslenilir.Toprak da sıkıştırmaya başlar. Öyle ki o kimse kemiklerini birbirine geçmiş hisseder. Mahşer gününe kadar bu sıkıntı devam eder.”(Tirmizi,Kitabü’l-Cenaiz,70)

            Bu rivayette de “Rabbin kim? Dinin ne?” gibi sorular değil,sadece kişinin Hz. Peygamber hakkındaki bilgisi ve imanıyla ilgili sorular yer almaktadır.Ancak burada meleklerin adı ve rengi devreye sokulmuştur.Ayrıca yine önceki rivayetten farklı olarak iyilerin mahşere kadar uykuya,kötülerin ise mezarının sıkıştırılması şeklinde bir muameleye tabi tutulacakları bildirilmektedir.Görüldüğü üzere,bu rivayette de,sorulacağına inanılan diğer sorular olmadığı gibi,cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukur ifadesi de yer almamaktadır.Dahası inkarcı kafirlerden değil sadece münafıklardan söz edilmektedir.

                III. Bera b.Azib’den gelen rivayet:

            Hz. Peygamber ile birlikte Ensar’dan bir adamın cenazesini def etmek için yola çıktık;kabre geldiğimizde kabir henüz kazılmamıştı.Rasulullah(as) oturunca,biz de onun meclisinde sanki başımızda kuş duruyormuşçasına hareketsiz bir şekilde etrafında oturduk.Elindeki bir çubukla yeri eşeliyordu.Başını kaldırdı ve bir kaç kez,’Kabir azabından Allah’a sığınırım’ buyurdu.Sonra şöyle dedi:’Mümin kul,dünyadan ayrılmak ve ahirete yönelmek üzere  olduğu zaman,ona gökten yüzleri sanki güneş gibi olan beyaz yüzlü melekler iner. Yanlarında cennet kefenlerinden ve kokularından vardır.Onun görebileceği yere otururlar. Sonra ölüm meleği gelir;baş tarafına oturur ve şöyle der: Ey güzel ruh,çık ve Rabbinin mağfiretine ve rızasına gel. Bunun üzerine o ruh,tulumun ağzından damlayan bir damla gibi çıkar ve ölüm meleği onu alır. Ölüm meleği,mümin kulun ruhunu aldığında,melekler onu göz açıp kapayacak kadar ölüm meleğinin elinde bırakmazlar.Onu ölüm meleğinin elinden alırlar ve kefene koyarlar.O ruhtan,yeryüzünde bulunan en güzel mis kokusu gibi bir koku çıkar. Onu melekler arasından geçirirken,’bu güzel ruh nedir?’derler.Dünyadaki en güzel isimlerini söyleyerek:’Falan oğlu falandır’,derler. Dünya semasına ulaşıncaya kadar çıkarlar. Onlara kapı açılır.Bunun üzerine yedinci semaya ulaşıncaya kadar her semada bulunan Allah’a yakın melekler o ruha eşlik ederler. Nihayet Allah-azze ve celle-şöyle buyurur:’Kulumun amel defterini,İlliyyin’e yazın ve ruhunu yer yüzüne geri gönderin. Çünkü ben onları ondan(topraktan) yarattım ve yine ona döndüreceğim.Bir defa daha onları(hesaba çekmek üzere) topraktan çıkaracağım.’ Bunun üzerine mümin kulun ruhu bedenine iade edilir. Ardından iki melek yanına gelip oturturlar ve ‘Rabbin kimdir?’ derler. Mümin kul ’Rabbim Allah’tır’ der.Onlar,’Dinin nedir?’derler. Mümin kul,’Dinim İslam’dır’ der.Onlar,’Size gönderilen adam hakkında ne dersin?’derler.Mümin kul,’O,Allah’ın elçisidir’ der. Onlar,’Sana bunları bildiren nedir? Derler. Mümin kul,’Allah’ın kitabını okudum,ona inandım ve onu tasdik ettim’der.

            Bunun üzerine semadan bir ses gelir.’Kulum doğru söyledi.Cennetten bir yer döşeyin(makamını hazırlayın),ona cennet elbiselerinden giydirin ve ona cennetten bir kapı açın’ der.Bunun üzerine ona cennetin esintisinden ve güzel kokusundan gelir,gözünün görebileceği yere kadar kabri genişletilir.Sonra ona,güzel yüzlü,güzel elbiseli kokular içerisinde olan birisi gelir ve seni mutlu edecek şeyle sevin. Bu gün sana vad olunan gündür,der.Bunun üzerine o,’Sen kimsin?’ Senin hayırlı yüzün nedir?’der.O,’Ben,senin salih amelinim’ der.Bunu işitince,’Ya Rabbi! Kıyameti çabuk kopar ki,aileme ve malıma kavuşayım’ der.

            Kafir kul,dünyadan ayrılmak ve ahirete yönelmek üzere olduğu zaman,yanlarında kaba ve sert elbise olan siya yüzlü melekler gelir ve onun görebileceği bir yerde otururlar.Sonra ölüm meleği onun yanına gelip başucunda oturur ve ona,’ey çirkin ruh,haydi çık!Allah’ın öfkesine ve gazabına gel!’derler.Bunun üzerine ruhu bedenine dağılır ve ıslak yüne dolaşan yünden çekilip çıkarıldığı gibi,ölüm meleği onun ruhunu bedeninden çekip alır.(ruhu bedeninden güçlükle ayrılır).Ölüm meleği ruhunu alınca da,melekler onu göz açıp kapayıncaya kadar ölüm meleğinin elinde bırakmazlar.Onu ölüm meleğinin elinden alırlar ve kaba ve sert elbisenin içine koyarlar. Ondan yeryüzünde bulunan en pis leş kokusu gibi bir koku çıkar.Onu semaya yükseltirler.Her semada bulunan meleklerin yanından geçerken melekler,’bu ruh kimindir?’derler. melekler,dünyadaki en kötü ismini söyleyerek,’falan oğlu falandır’ derler.Dünya semasına gelince,onun için semanın kapılarının açılmasını isterler,fakat ona kapılar açılmaz.Sonra Hz. Peygamber,şu ayeti okudu:”Onlara gök kapıları açılmaz ve deve,iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremezler.Suçluları işte böyle cezalandırırız.”(A’raf,40). 

                Yüce Allah şöyle buyurur:”Onun amel defterini Siccin’e (en aşağı tabakaya) yazın.” Ruhu gökten yere fırlatılıp atılır.Sonra Hz. Peygamber şu ayeti okudu:”Kim Allah’a ortak koşarsa,sanki o,gökten düşüp de parçalanmış da kendisini kuşlar kapmış veya rüzgar onu uzak bir yere sürükleyip atmış gibidir.”^(Hacc,31)Ardından ruhu bedenine iade olunur da (Münker ve Nekir adlı) iki melek ona gelip yanına oturur ve ‘Rabbin kimdir?’derler.Kafir kul,’şey,şey,bilmiyorum’ der.Onlar,’Dinin nedir?’derler.Kafir kul,’şey,şey,bilmiyorum’ der.Onlar,’Size gönderilen adamın hakkında ne dersin?’derler. Kafir kul,’Hah…hah..bilmiyorum’ der.

            Bunun üzerine semadan bir ses:”Yalan söyledi,ona cehennemdeki yerini hazırlayın ve ona cehennemden bir kapı açın’der.Cehennem ateşinin sıcağından ve sıcak rüzgarından gelir ve kaburgaları birbirine geçecek şekilde kabri ona daraltılır.Çirkin yüzlü,kötü elbiseli ve pis kokulu adam ona gelir ve şöyle der:’’Seni üzecek şeye sevin! Bugün,vaad olunduğun gündür.’Kafir ruh ona,’Sen kimsin?Çirkin yüz kötülük getirdi.’der.O da,’Ben senin çirkin amelenim’ der.Bunun üzerine Rabbim kıyameti koparma’der.(Bu rivayet için bk.İbn Kayyim el-Cevziyye,Enva’u Azabi’l-Kabr,ter.Muhammed b.Müslim Şahin,Riyad,2007)

            (Devam edecek)

 

Bu yazı toplam 7665 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
musa
17 Eylül 2016 Cumartesi 17:54
17:54
Kabir azabına inanmayan sapıktır,peygamberimizin S.A.V. in bir sürü hadisleri var o konuda.Sen kimsinki milleti sapıttırmaya çalışıyorsun.Çaykarada senin gibi konuşan hoca varmı .
5.47.158.178
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim