• BIST 100.141
  • Altın 218,196
  • Dolar 5,2803
  • Euro 6,0140
  • Ordu 9 °C

KADERCİLİĞE TESLİM OLMANIN BEDELİNİ ÖDEMEYE DEVAM

Muzaffer GÜNAY

​Arapçı ve zalim Emevi Hanedanı’nın eşi benzeri görülmemiş zorbalıklarına kılıf bulmak amacı ile sistemleştirdiği  Kaderiyecilik/Cebriyyecilik denen zehirli itikadi çarpık anlayış, müslüman halkların bünyesini kemirmeye devam ediyor.
​Emevi saltanatının  devlet ideolojisi haline getirdiği bu menhus anlayışa direnen, zalimlerinin zulümlerini yüzlerine haykırmaktan çekinmeyen alimler ve yiğit Müslümanlar çıkmamış değil kuşkusuz.Ölüm,işkence,hapis yatmak pahasına Kaderiyeciliği eleştiren alimlerden biri  de Hasan-ı Basrî (Basralı Hasan) hazretleridir.
​Son dönem İslam bilginlerinden Mustafa İslamoğlu’na göre,bu büyük alimin yazdığı Kader Risalesi,Kaderiyeciliği en net şekilde çürüten ilk eserdir İslam tarihinde.
​Aslen İranlı olan allame Hasan,daha çocuk yaşında (15),ailesi ile birlikte Medine’den Basra’ya göç eder.(H.36).
​İbn-i Hacer’in Tehzib’inde geçtiğine göre,Basra’ya göçün sebebi Sıffin Savaşı’dır.Basra,o tarihlerde Şam ve Kûfe arasında TARAFSIZ BÖLGE’dir.Kûfe yeni Başkent olmuştur.Alimimiz,Sıffin savaşı’nda tarafsızlığı tercih etmiştir.
​Ancak,bu tarafsızlığını Hz. Hüseyin’in feci şekilde şehit olmasından sonra açıktan terk ederek şöyle demiştir:
​“SOYSUZUN TEKİ,PEYGAMBER’İN TORUNUNU KATLETTİ.RABBİM SEN ONUN BELASINI VER!..”
​Müslümanların ahlaki olarak çözülmeye başlaması daha Hz. Ömer zamanında başlamıştır Hasan-ı Basri’ye göre. Maddi refah o kadar artmıştır ki,daha anasının karnındaki çocuklara bile maaş bağlanacak kadar.
​Can yakıcı bir olay olan Cemel Vak’ası ile allame Hasan’ın gönül dünyası yırtılır.
​Enteresandır ki,büyük alim,20 yıl saltanat süren Muaviye ve 4 yıl kadar saltanatta kalan oğlu Yezid zamanlarında susmayı tercih etmiştir.
​İslam tarihinin en dramatik ve en talihsiz olaylarından biri olan HARRE faciasında ise bir şey söyleyip söylemediği bilinmiyor.
​Fakat,tarihin az kaydettiği zalim hükümdarlardan Emevi Halifesi(Müslümanların değil,Emevi hanedanının halifesidir) Abdü’l Melik B.Mervan’ı,Valisi Haccac eliyle yaptığı/yaptırdığı vahşice zulümleri sebebiyle çok ağır bir dille  eleştirmiştir ki,işte KADER RİSALESİ’ni bu vesilelerle kaleme almıştır.
​İbnü’l Cevzi,O’nun şöyle bir sözünü nakleder:
​“BEN ÖYLE KİŞİLER GÖRDÜM Kİ,ONLAR GÖMLEKLERİNİ İKİYE AYIRIP,YARISINI KENDİ KULLANIP,DİĞER YARISINI KARDEŞİNE VERİYŞOR..”
​Bir diğer önemli sözü ise şöyle: “BİZ ÖYLE BİR HAYAT SÜRERDİK Kİ,KARDEŞİNE ÖDÜNÇ PARA VERENİ CİMRİ SAYARDIK..”
​Burada bir parantez açalım:
​Emevi zulmüne en çok maruz kalan büyük alimlerden biri de Ebu Hanife’dir. Kaderiyecilik anlayışını en sert şekilde eleştirdiği için sürekli zulme uğradı ve en nihaye,Ebu Cafer Mensur tarafından bilmem kaçıncı kez zindana atıldı ve temelli kurtulmak için zehirlenerek öldürüldü.
​Bu  meyanda,M.İslamoğlu’nun şu cümleleri,çarpık/çarpıtılmış kadercilik anlayışının günümüzde de hükmünü sürdürdüğüne dair mükemmel bir tespit olarak algılanmalı:
​“İHTİRASLI SİYASİLERİN KANLI ELLERİ BU HÜR DÜŞÜNCE ORTAMINA GİRMEMİŞ OLSAYDI,İSLAM TARİHİNİN SEYRİ ÇOK DAHA FARKLI GELİŞEBİLİRDİ.”(Kader Risalesi ve Şerhi,M.İslamoğlu).
​Kur’anî servet tasavvurundaki sapma,eş zamanlı olarak sahih kader inancında da sapmayı getirdi.Bu sapmayı ilk fark eden Hz. Ömer oldu. Halifeliği zamanında kenz merakının (Mal ve para biriktirme arzusu)sade hayat tarzını bozduğunu gördüğünde,tedbiren ilk iş olarak kenzcilerin yılda dört bin dirhemden daha fazla para biriktirmesine yasaklama getirdi. Öte yandan,Hz. Peygamber’in aile ve yakınlarının Medine dışına çıkmasını da yasaklamıştı. Çünkü,birkaç yıldan beri Medine dışına çıkan Haşimiler, aşırı servet edinmek suretiyle zühd ve takvadan iyice uzaklaşmaktaydı.Peygamber Efendimiz’in yakınlarının günaha batmasına gönlü razı olmadığı için bu yasağı koymuştu. Ne var ki,birkaç yıl sonra Hz. Osman bu yasağı kaldırdı.
​Muaviye,Kaderciliği o kadar ileri taşımıştı ki,Emevi ailesinin iktidarının Allah’ın kaza ve kaderi olduğunu,buna karşı çıkılmasının ise,Allah’ın iradesine karşı çıkma anlamına geldiğini savunmakta tereddüt etmemişti.
​Aynı sakat anlayışın günümüzdeki iz düşümleri hiç de az değil. Örneğin S.Arabistan Krallığı.Muazzam petrol kaynakları sanki kendi mülkleriymiş gibi bir kibir ve azamet halinde milyar dolarlara hükmetmekte bu zalim krallık..Oysa,ayet açık: “Yer,gök ve ikisi arasındakilerin tamamı Allah’a aittir.”
​Daha bir çok devlet ve devletçik böyle değil mi?
​Dönelim yine tarihe:
​Sünen Sahibi İmam Nesai,”Ben, ‘Allah, Muaviye’nin gözünü toprakla doyursun..’ sözünden başka bir şey bilmiyorum..” dediği için camiden çıkartılıp ayakları taşla ezilerek öldürülmüştü.
​Hz. Hüseyin’in zalimce şehid edilmesinin de asıl sebebi taht ve servet hırsından başka bir şey değildir. Yezid isminin tarihten bu yana hiçbir şekilde çocuklara ad olarak verilmemesinin sebebi açık değil mi..
​​​BİR KARGA ÖTTÜ
​İslamoğlu’nun Kader Risalesi Ve Şerhi’nde kaydettiğine göre,Hz. Hüseyin’in kesik başı ile birlikte,Ehl-i Beyt’in sağ kalan üyeleri Yezid’in sarayına getirildi. Ehl-i Beyt’in hanımları hem elleri ve ayaklarından bindikleri hayvanın karnına bağlı,hem de boyunlarından birbirine bağlıdır.Bu,sırf aşağılamak içindir. Kafilenin aşağılanarak getirilişini seyretmek için sarayından çıkan Yezid,o sırada bir karga sesi işitir ve şu beyti okur:
​“BİR KARGA ÖTTÜ DE,ONA İSTER ÖT,İSTER ÖTME DEDİM;
​ŞU KESİN Kİ BEN RESULULLAH’TAN ALACAĞIMI TAHSİL ETTİM.”(Âlûsi,Ruh’ul Meanî).
​Zalim Yezid,şu sözü kullanmaktan haya etmemişti:” Hüseyin’inkafasını ben değil,Allah kesti..” (Haşa..)
​Çarpık kader inancının varıp dayandığı nokta bu işte: Güç ve iktidarı sürdürmenin en etkin yöntemi olarak en adi,en vahşi zulümleri fütursuzca işlemek..
​Abbasiler de,İrani devletler de,Selçuklular da,Endülüsler de,Osmanlılar da ve daha başka bir çok sözde İslam devletleri de az veya çok iktidarlarını bir şekilde bu çarpık kader inancını canlı tutarak ayakta tutmaya çalışmışlardır.”Yönetmek Allah’ın bana verdiği hak,yönetilmek,sürü olmaksa, sana verdiği hak.” Herkes takdire razı olmalı. Yoksa cehennemi boylar..Oysa,iradesi olmayan için ceza da, sevap da anlamsız.
​Zalim idarecilere ses çıkartma.. Asayiş bozulur yoksa.. Sen sabret,öbür tarafta altından,yakuttan köşkler,sürme gözlü huriler senin için..Devlete itaat et ki,fitne çıkmasın!
​Geçen yazıda da bir nebze değindiğimiz üzere,halk kesimleri de sanki böyle bir bahane arıyormuş da bulmuş gibi bir rezil rehavetin gayyasında debeleniyor. Her türlü başarısızlık ve çaresizlik hali Allah’tan,güzel ve olumlu işler ise kuldan. Bu ne menem bir anlayış ki,tarihlerden beri Müslümanları sarmalına almış, kesintiye uğramaksızın sürüp gidiyor?
​ Bu çarpık algı ve inancın kof kalplerde dal budak salmasında,Eş’ari mezhebinin vebali çok fazla insaf ehli alimlere göre. Eş’arilik mezhebine göre,kul nerdeyse tüm yapıp etmelerinden dolayı hesap vermeyecek. Sorumlu nasıl olsa Allah! ( Haşa ve kella).
​Bir de şöylesi yamuk inanış var: Kişi zenginse,kendisi çalışarak bu nimete nail olmuştur. Yok,yoksulsa,Allah öyle istemiştir. Kendisinin bir günahı,eksiği,hatası yoktur.Allah’ın kendisine verdiği iradeyi yok sayan bu abuk zihniyet, tembellik,uyuzluk hastalığını hiç hesaba katmaz. Katmadığı için işte her yerde görülüp yaşandığı üzere,hep ezilir,hep sürünür,hep kadere atar suçu ve bunca atalet ve miskinlikten hiç rahatsızlık duymaz üstelik. 
​İslam ve İman Şairi büyük mütefekkir  merhum M.Akif Ersoy, bu genetiksel hastalığın farkındaydı:
​Çalış dedikçe şeriat,çalışmadın,durdun;
​Onun hesabına bir çok hurafe uydurdun.
​Sonunda bir ‘tevekkül’ sokuşturup araya,
​Zavallı dini çevirdin onunla maskaraya..
 
​Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun,
​Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun..
​Konuyu işlemeye devam edeceğiz..

 

Bu yazı toplam 1047 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim