• BIST 107.397
  • Altın 173,881
  • Dolar 4,0910
  • Euro 4,9872
  • Ordu 19 °C

KİMSENİN YAPTIĞI YANINA KAR KALMAZ

Mehmet Ali AYDIN
 (GÜNÜMÜZÜN FİRAVUN VE YEZİTLERİNE)
        İslam tarihinin en acı olaylarının başında Hz. Hüseyin’e Kerbela’da yapılanlar gelir. Fakat bu facianın faillerinin akıbetleri de Kader’in Tarih’e bıraktığı ibretler arasında yer alır.
        Hz. Hüseyin’in başını kesmiş olan katil Küfe valisi Ziyad bin Ziyad’ın karşısındadır. Yaptığı işten dolayı büyük bir mükafat bekler. Yaptığı işin önemini vurgulayan bir de şiir okuyarak piyasasını artırmaya çalışır kendince. Şiirin bir yerinde, Dünya’nın en yüce dağını ben devirdim.” Der. Emevi maşası vali bile bu kadarına dayanamaz. “ Madem dünyanın en yüce dağıydı niye devirdin?” diye cevap veriri, hesap sorar. Sonra el çırpar, celladı çağırır. Ödül bekleyen Hz. Hüseyin’in katili, kellesini vali Ziyad bin Ziyad’ın ayakları dibine bırakır, kendini de cehenneme.
       Aradan yıllar geçmiştir, katillerden bir diğeri yaşlanmış olarak bir sohbet meclisinde atıp tutmaktadır. “Ben” demektedir, “Hüseyin’i Kerbela’da katledenlerdenim ve gördüğünüz gibi yıllar geçmiş olmasına rağmen de sapasağlamım. Başıma hiçbir şey gelmedi.” Dinleyenlerin gözleri hayretle yaşlı katile bakar, sonra başları sessizce önlerine düşer. Bu ihtiyarın yanı başında bir kandil yanmaktadır. Kandilin fitili aniden, sönecek gibi ufalır, büzülür. İhtiyar katil, bunun üzerine kandili eline alıp düzeltmeye çalışır. Nasıl olduğu anlaşılmaz, kandilden fırlayan bir kıvılcımla ihtiyarın üstü parlayıverir. Ve bir anda canlı meşale halini alır. Çevresindekiler üzerine atılıp, ateşi söndürmeye çalışırlar… Fayda etmez… Son çare, ihtiyar katil, kendini pencereden evin yanında akmakta olan Fırat’a atar. Ve sonra sessizce nehrin dibine doğru çökerek orada kalır. Bir taş misali…
      Katillerden birinin adı da Abdullah bin Ebülhusayn’dır… Hz. Hüseyin’le Revan nehri arasına girmiş ve şeytani bir zevkle, “Ya Hüseyin” der, “Can verinceye kadar tek damla tadamadan suya baka baka; ama susuzluktan öleceksin” Ve dediği gibi de yapar. Ama son nefesini alıp veren Hz. Hüseyin’den bir de beddua alır: “Allah’ım! Bu adam suya kanmasın, içi yana yana ölsün!”
       Abdullah bin Ebülhusayn’ın ölümü aynen bedduadaki gibi olur. “Su!” diye yalvarır. Etrafındakiler ona çatlayıncaya kadar su içirirler… Sonunda sudan çatlar; ama içi yana yana suya hasret gider.
       Ve birde o uğursuz emrin sahibi, ismi küfür yerine geçen halife Yezit vardır. Timur, Miladi 1400’de Şam’ı alınca mezarını açtırır, cesedinden kalanları çıkartıp büyük bir ateşe atar. Boş kalan kabrini de insan dışkısı ile doldurtur.
       Günümüzde de Yezitleri, Firavunları, Neronları ve Çarları aratmayacak hatta onlara rahmet okutacak Saddamlar, Mübarekler, Esadlar, Leninler, Moalar gibi zalimler mazlumlara zulümlerini sürdürmüş ve sürdürmektedirler. Bir kısmı dünyadaki zalimliklerini bitirmiş İnşallah şimdi zebanilerden mükâfatını (!) görmektedirler.  
       Bir kısmı da göreceklerdir.
       İşin garibi bütün İslam âlemi bu zalimler ve katillere beddua ettiği halde acaba bu beddualar neden muhataplarına isabet etmemektedir. Hz. Hüseyin Efendimizin bedduaları yerini bulurken bizimkiler neden neticesiz kalmaktadır.
       Yoksa bizde dua ve beddua edecek samimiyet ve ihlas konusunda bir sıkıntı mı var? Neden Cenab-ı Hak haklı olduğumuz bir davada bizim dua ve niyazlarımızı şimdilik karşılıksız bırakmaktadır? 
       Önce bizler bu konuda kendimizi sorgulamamız mı gerekir. Yoksa duaya varıncaya kadar elimizden başka şeyler gelecekken yapmamış olmamızın da bunda bir etkisi var mıdır?
        Bu soruların cevabını bulmamız gerekir. Kendimiz kulluğumuz konusunda bir samimiyet testine tabi tutmalı mıyız?
        Yoksa Yüce Allah kendine açılan elleri neden boş çevirsin ki? İlahi Adalet er geç tecelli edecektir ama bizde galiba biraz sabırsız davranıyoruz galiba…
        Allah’ım günümüz zalimlerinin, mazlumlara reva gördüğü zulmü yanlarına bırakma! Onların sonlarını bize ibret olacak şekilde dünyada göster. Dünya üzerinde zulüm altında inleyen bütün insanlara merhametini göster…
        Onlara zulmedenlere de İlahi Adaletini dünyada iken göster Allah’ım!
        Dünyanın dört bir yanında darda, zorda kalan vatanından ve yurdundan olan Müslümanlara tez vakitte yardım eyle…
Bu yazı toplam 1290 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim