• BIST 96.861
  • Altın 238,344
  • Dolar 5,8057
  • Euro 6,5299
  • Ordu 9 °C

KÜLTÜR VE SANAT HÂMİSİ İŞ ADAMI OLMAK

Muzaffer GÜNAY

Hâmi’nin ne demek olduğunu yeni kuşaklar nereden bilecek? Orta yaş kuşağı bile pek aşina değil . Çünkü yeni nered ise tedavülden-dolaşımdan kalkmış bir kelime. Mustafa Nihat Özön’ün Osmanlıca/Türkçe Sözlük’ünde şöyle tanımlanıyor hâmi:

“Arapça isim, sıfat. 1-Koruyan,koruyucu 2-Arka çıkan, sahip çıkan.”

Bu manada kültür ve sanat sahasında hâmilik yapacak iş adamlarına her zaman ihtiyaç olduğu bilinmektedir. Topluma rehberlik eden kültür ve sanat çalışmaları, yeni zamanların moda kelimesi olan sponsorla (Hâmi) hayat bulabilir ancak. Değilse, ya güdük kalır, yahut bir kenarda beklemeye,hatta yokluğa mahkum olur.

Maddi destek bulamadığı için nice yazar ve sanat insanı bin bir emekle ortaya koydukları mühim eserlerini kendileriyle birlikte mezara götürmektedirler. Tarih buna dair trajik örneklerle doldur.

Kurum ve kuruluşların yanı sıra iş adamları da zaman zaman oldukça kaliteli eserlerin topluma kazandırılmasında öncülük etmektedir. Kültür ve sanata dair nitelikli eserlerin vücut bulduğu şehirlerde iş adamlarının rolü büyüktür. İstanbul, Konya, İzmir, Kayseri, Bursa ve daha bir kaç şehir buna dair güzide örneklerin sergilendiği kentlerdendir.

Sanata ve kültüre yatırım yapmak, geleceğe yatırım yapmaktır. Duyarlı iş adamı bu bilince sahip ufuklu adamdır.

Bu bağlamda kültür ve sanat hâmisi olan iş adamlarına toplumun vefa borcu olduğu ayrı ve fakat önemli bir husustur.

Sorumluluk budur nitekim. Toplumdan kazandığının bir kısmını toplumsal değerlerin korunmasına ve yeni eserlerle zenginleşmesine katkı sağlayan iş adamı evrensel bakış sahibidir aynı zamanda. Eğitim, bilim, kültür ve sanat kavramları ile işi olmayanlar gerçek manada iş adamı sıfatını hak etmeyenlerdir. İş adamı olmak sadece para kazanmayı iyi bilmekle sınırlı değildir. Kazandığının bir bölümünü sahici sanat ve kültür çalışmalarına, eğitim ve bilim harcamalarına tahsis edenler, bir bakıma ait oldukları cemiyete olan borçlarını ödemiş olurlar.

Hami bulamayan kültür, sanat ve bilim insanları, yetim bir çocuk gibidir, ortada kalır. Sahiplenmez kimse. İbni Sina’nın sözünü hatırlamakta yarar var:

“ Bilim ve sanat itibar görmediği memleketten göç eder.

Şöyle bitirelim:

İş dünyası, kültür ve sanata duyarlı memleketlerin önde olması tesadüfi değildir.

Bu yazı toplam 601 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim