• BIST 99.620
  • Altın 219,810
  • Dolar 5,3162
  • Euro 6,0367
  • Ordu 13 °C

KURŞUN ADRES SORAR MI?

Orhan DOĞANGÜNEŞ

Üniversitemin ilk senesinde şahit olmuştum, Hrant Dink cinayetine? 

Bir Ermeni, sokak ortasından vurulmuştu. O kadardı, pek bir anlamı yoktu bu cinayetin benim için. 

Lise yıllarımda pek kitap okumazdım. Çok kitap okuduğunu düşündüğüm insanların görüşlerine katılırdım. Memleket meseleleri hakkında pek yorum yapmaz, ne denirse başımı sallardım. Daha çok futbol ve bilgisayar oyunları gibi ?boş? konulara kafa yorardım. 

Ama üniversite demek, kitap ve gazete okumak demekti benim için. İlkokuldan beri düzenli gazete okurdum. Ama yaşıtlarım gibi, spor sayfasından başlayarak ve köşe yazılarını atlayarak? 

Üniversitede ise durum başkaydı. Ders ilköğretimden vardı, mecbur çalışılacaktı. Ama kitap okumanın ve düzenli köşe yazılarını takip etmenin şu an tam zamanıydı. Düşünmek, üretmek ve yorumda bulunmak yaşamıma anlam kazandırmaktaydı. 

Kitap ve gazete okumadan aldığım keyfini, yazılarımla arttırıyordum. Yazılarım okundukça yazıyor, farklı konular üzerinde araştırmalar yapıyordum. 

  ?Hepimiz Ermeniyiz? diyen kesim, pek de araştırma konusu olmamıştı benim için. Lisedeki tarih öğretmenimin verdiği ayarla, Hrant Dınk, zaten Türk düşmanı bir Ermeniydi, bunlar da olsa olsa vatan haini idi? 

Lakin okudukça anladım ki, kazın ayağı öyle değildi. Her ?Ermeniyim? diyen hain olmadığı gibi, her ?Türküm? diye bağıranda vatansever değildi. 

Bu ülkede İslamiyet?i kullanıp  çıkarları doğrultusunda kullananlar olduğu gibi, vatan ve millet duygularını sömürenler de vardı. 

Onlar Atatürk?ü çok severlerdi. Ama milli mücadelenin kahramanı olanı değil, liranın üzerindekini? 

Körlerdi, inançları  ve yaşam tarzları yüzünden dışlananları, namaz kıldıkları  için fişlenenleri, katsayı mağdurlarını, başörtüsü  yüzünden okuldan atılanları görmezlerdi. Ancak patronlarının holdinglerine zarar gelse, ?nerede bu millet, nerede bu devlet? diye inlemeyi ihmal etmezlerdi. 

Seçimle indiremeyeceğini anladıkları hükümetleri darbeyle indirebilmek için askerlerin postallarının altını yalarlardı. Sonra da iki slogan atıp ?solcuyum, sosyal demokratım? diye dolaşırlardı. 

Hrant Dink bir Ermeniydi, fakat Türk düşmanı değildi. Ama bunların Türklüğü de dostluğu da şüpheliydi. 

Onlara göre milletin %47?si göbeğini kaşırdı, temmuzun göbeğinde oyunu iki torba kömüre satardı. 

Hükümet ise ne yaparsa yapsın yanlıştı. Çünkü ?AKEPE? gericiydi, yobazdı, anlamazdı. 

Kaderin cilvesine bakın ki, çağdaşlar, solcular, aydınlar, sosyal demokratlar, Türk Kürt çatışmasını  körükleyip, ırkçılık yaparken, muhafazakar ve İslami kesim kalıcı  bir barış için çözüm arıyordu. 

Kahpeliğin ve kalleşliğin ırkı, dini, dili yoktur.Bu ülke bir gün içerisinde ayni silahla hem sağcının hem de solcunun vurulduğuna şahit olmuştur.Madımak?ta insanları yakan da, Başbağlar katliamını yapan da, Hrant?ı, Uğur Mumcu?yu, Ahmet Taner Kışlalı?yı vuran da, PKK?nın arkasında duran da, Hasan?ı Haso?ya vurduran da ayni anlayıştır. 

Ordulu ile Muşlu?nun birlikte şehit edildiği bir memlekette hala Türk -Kürt ayrımı yapmak ya cahilliktir ya da çok daha kötü birşeydir. 

Bu arada demokratik açılımın içeriğine bile bakma gereksinimi duymadan, körü körüne eleştiri yağmuruna ve samimiyet testine tutanlar, önce kendilerinin seçim öncesi başlattıkları ve sonradan adını dahi anmadıkları ?çarşaf açılımı?na bir baksınlar. 

Ve lütfen daha sonra konuşsunlar? 

Orhan DOĞANGÜNEŞ

Bu yazı toplam 1210 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim