• BIST 99.862
  • Altın 220,117
  • Dolar 5,3194
  • Euro 6,0452
  • Ordu 9 °C

​​KUTLU DOĞUM HAFTASI ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK​

Muzaffer GÜNAY

​Alemlere rahmet olarak gönderilen yüce Peygamberimiz’in  doğum tarihi(Kameri,12 Rebi’ul-evvel,M. 571) Miladi olarak 20 Nisan’a denk geldiğinden KUTLU DOĞUM HAFTASI(20-26 Nisan) kutlamaları her yıl  Nisan ayında yapılmaktadır.
​ İslam dünyasında Peygamber Efendimizin Doğumu ile ilgili kutlamaların ilk kez 1989’da Türkiye Diyanet Vakfı(TDV)tarafından başlatıldığı gibi yanlış bir bilgi epey yaygındır. Oysa özellikle bir Hafta olarak değil belki fakat,VELADET-İ NEBİ kutlamaları daha M.972’de Fatimi Sultanı Muiz lidinillah tarafından başlatılmıştır.Ne var ki,o dönemdeki kutlamalar Kahire’nin dışına taşmamıştı.
​Manasına en uygun ve uygun olduğu kadar da  en görkemli KUTLU DOĞUM kutlamalarını başlatan ve bunu tam kırk üç sense kesintisiz sürdüren kişi ise Muzafferüddin Gök Börü’dür.Erbil Atabeyliği’nin son temsilcisi olan M.Gök Börü,Kutlu Doğum Kutlamaları cümlesinden olmak üzere dönemi boyunca(1190-1233) bir çok hayri ve dini hizmetler yapmıştır,yaptırmıştır.Körlerin,sakatların,kimsesizlerin ihtiyaçlarının karşılanması için çok sayıda hankah(büyük dergah,tekke,zaviye,barınmaevi,misafirhane) inşa ettiren bu büyük Sultan,kutlamaların Müslüman ülkelerin çoğunda yapılmasına öncülük ettiği gibi,Hıristiyan orduları tarafından köleleştirilen Müslümanları da hürriyetine kavuşturmak için de büyük çaba göstermiştir.
​Öyle anlaşılıyor ki, tarihte Kutlamalar vesilesiyle Hz. Peygamber’in misyonuna en uygun hizmetleri gerçekleştiren de işte bu Erbil Atabey’i olmuştur.Şimdilerde yurdumuzun en ücra köşelerine kadar yaygınlaştırılan KUTLU DOĞUM HAFTASI etkinlikleri,henüz Erbil Atabeyi’nin idrak ve hizmet şuuruna erişememiştir.Çok sayıda Diyanet görevlisi ve İlahiyat hocalarının verdiği konferanslarla,onlarca tasavvuf konseriyle ve milyonlarca GÜL dağıtılması ile yetinilmesi,KUTLU DOĞUM’un mana ve mahiyetinin yeterince idrak edilemediğini göstermektedir.Biliyoruz  ki,Hz. Peygamber, toplumun her bakımdan zayıf ve korunmaya muhtaç kesimleriyle çok yakından ilgilenmiş,onların her türlü insani ihtiyaçlarının tedariki için mübarek ömrünü tüketmiştir.DİB,Peygamberimizi bu yönüyle de örnek alarak toplumumuzda zor durumda olan adeta hayat mücadelesi veren insanlarımızın dertleriyle birebir ilgilenme bağlamında gerekli gayreti göstermelidir.Öyle birkaç ritüelle,birkaç konferansla,bir çok el sıkmakla geçiştirilemeyecek kadar mana derinliğine,ruh enginliğine sahiptir KUTLU DOĞUM…
​SON ERBİL ATABEY’İ ÖRNEK ALINMALIDIR.Samimi ve gayretli olduktan sonra,Allah DİB’e bu manasıyla büyük hizmetler yapma imkanını elbette lütfedecektir. Amenna ve saddakna..
​Kutlu Doğum’u manasına en uygun etkinliklerle kutlayan İslam devletlerinden biri de 1171-1250 yılları arasında hüküm süren Eyyubiler’dir.Bu dönemde Kutlu Doğum Kutlamaları,Hindistan’dan Endülüs’e,K.Afrika’dan Hicaz’a kadar yaygınlaşmıştı.
​Osmanlılar’da da Hz. Peygamber Sevgisi çok yüksekti.Mesela,bir İranlı Şair’in yazdığı Hz. Ali’yi Hz. Peygamber’den daha yücelere çıkaran şiire hayli içerleyen Süleyman Çelebi Vesiletü’n-Necat gibi müstesna bir eseri kalem almak suretiyle bu sevgiyi edebi olarak zirveye taşımıştı. Osmanlı Edebiyatı’nda GÜL, Hz. Peygamber’i sembolize eden bir metafor olarak daima işlenmiştir.
​Osmanlı devrinde ise ilk KUTLU DOĞUM etkinlikleri III. Murat  zamanında,1588 Yılı’nda başlamıştır.
​Gelelim,25 yıldan beri ülke çapında yapıla gelen KUTLU DOĞUM HAFTASI kutlamalarına.
​İlk kez 1989’da TDV tarafından Gün olarak başlatıldı,1995’de HAFTA’ya yayıldı. Zaman içinde  DİB ve İlahiyat Fakülteleri de bir şekilde sürece dahil oldu.
​2008’e kadar 16-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan KUTLU DOĞUM HAFTASI,bu tarihten itibaren 14-20 Nisan tarihleri arasına alındı. Bunun sebepleri üzerinde durmak bu yazının konusu değil.
​13 Şubat 2010 Tarihli Resmi Gazete’de Kutlu Doğum Haftası Kutlamaları hakkında bir genelge yayınlanarak Konu tamamen Resmi boyut kazanmış oldu. 2011 yılından itibaren ise MEB,okullarda Kutlu Doğum Etkinliklerinin nasıl yapılacağına dair genelge yayınladı.Böylece,yeni kuşaklarımızın doğrudan  Hz. Peygamber’i anlamalarına fırsat tanınmış oldu. Siz  bakmayın LAİKÇİ-ULUSOLCULAR’IN  “Laiklik Elden gidiyooorrr..” teranelerine. Doğrusu yapılmıştır, nokta.
​Siz bakmayın,Marksist Tarihçi Hobsbawm’ın 19.asırda yazdığı “GELENEĞİN İCADI”nı referans göstererek  Tarihte Kutlu Doğum kutlamaları ilk defa yapılıyor diyerek işi saptırmaya yeltenenlere. Siz itibar etmeyin,”KUTLU DOĞUM HAFTASI sadece Türkiye’de kutlanıyor” diyerek Kutlama’nın ruhuna gölge düşürmek isteyen güruha.Herkes meşrebincedir neticede.
​Ancak.. Bu güne kadar gördüğümüz kadarıyla Kutlama etkinlikleri içerik olarak yeterli mi? Değil. Hz.Peygamber’in misyonunu orasından burasından kırparak sadece kişisel güzel duygulardan,birbirimize tebessümle bakmamızdan,tebrikleşmekten ibaret gibi göstermek  büyük eksikliktir. Yüce Elçi,garibin,fakirin,mazlumun,yetimin,engellinin hamisi olmuştur mübarek ömrü boyunca.Hem zaten Kur’an,böyle davranmasını bildirmişti kendisine.
​YARDIMLAŞMA-DAYANIŞMA-DESTEKLEŞME.
​Bütün Müslümanlar birbirlerinden sorumludurlar.İNNEMEL MÜ’MİNUNE İHVETÜN.”Bütün müminler Kardeştir..”Arapça İHVE kelimesinin kökü olan “EH”, AYNI ANNEDEN SÜT EMEN KARDEŞ DEMEKTİR. Peki bu ayete duyarlılığımız ne kadar? Kaldı ki,Müslüman olsun olmasın darda kalanın imdadına yetişmek,insani bir görevdir.
​Bu gün ülkemizde ve tüm İslam memleketlerinde belki en büyük hasar burada beliriyor. Yani gerçek kardeşliğin olmamasında..Vazifesini yapan Müslüman kardeşlerimiz pek az. Zenginlerin çoğu Karunlar gibi biriktirmeye devam ediyor. Oysa,Allah biriktirenleri,biriktirdiklerini dönüp dönüp sayanları en ağır şekilde eleştiriyor,hatta lanet yağdırıyor. (bkz. Hümeze). Maddi olarak yardımlaşmaktan kaçınan bir toplumun sahici kardeşler toplumu olduğu nasıl iddia edilebilir? Kocası askerde olan kadının çocuğu açlıktan ölüyor,kimseler oralı olmuyorsa,(Tekkeköy)yine kocası askerde olan kadının çocuğu camları olmayan küf kokulu odada soğuktan ölüyor,kimseler oralı olmuyorsa,(Konya),maddi olarak çaresiz kalan bir kadın böcek ilacı ile intihar ediyor, kimseler oralı olmuyorsa( Ordu).. Kim  hakkı ile Allah’ın  “Yardımlaşınız..” emrine uymuş oluyor o zaman? Kim? Hani nerede?
​İSLAM GERÇEK MANADA KARDEŞLİK DİNİDİR.Öyle güzel sözlerle birbirimize latife yapmak,yolda izde merhabalaşmak,karşılaşıldığında usulen hal hatır sormak işin sadece bir yanı..
​“(Ya Muhammed),Sana neyi infak edeceklerini/harcayacaklarını soruyorlar.. DE Kİ: İHTİYAÇTAN FAZLA OLANINI.. “ (Bakara,219).
​Ben,evet şahsım adına söylüyorum,bu güne kadar DİB GÖREVLİLERİNİN VE İLAHİYATÇILARIN BU AYETİ DOĞRU DÜRÜST KÜRSÜLERDE,KİTAPLARDA,OKULLARDA,MİNBERLERDE ENİNE BOYUNA VURGULAYARAK İŞLEDİLERİNE HİÇ Mİ HİÇ TANIK OLMADIM..
​ “Servet aranızda belli ellerde dönüp duran devlete dönüşmesin..(Haşir,7) ayetinin de doğru dürüst şöyle esaslıca anlatıldığını,işlendiğini de duymadım. Varsa,yoksa,teyemmümün nasıl alınacağı,abdest  alırken organsal sıralamanın fazileti,camiye ilk girmenin dayanılmaz sevabı… Bunlar mı DİN Allah aşkına sadece?
​Kur’an’da   SALAT kavramı,yüz yirmi dokuz yerde geçiyor. Bunlardan sadece dokuz tanesi namaz manasında kullanılırken, kalanı yardımlaşma,destekleşme,dayanışma,zühd,infak,tasadduk,istiğfar vb. ile ilgilidir. Nerede DİB,nerede İlahiyatlar? Çok azı hariç,genel olarak uzmanlar,hocalar,ne işse bu kadar mühim emirleri ıskalamakta bir mahzur görmüyorlar..(mı acaba?).
​HZ. PEYGAMBER’İN DOĞUM GÜNÜ,GÜZEL SÖZ VE NASİHATLARLA SINIRLI TUTULMAMALIDIR. En hakiki manası ile Müslümanların yardımlaşma ruhunu kazanmaları için ortaklaşa bir çaba gösterilmelidir.BİRBİRLERİ İLE YARDIMLAŞMAYI ÖNEMSEMEYENLERE ÜMMET demek ne kadar isabetli olur ki…
​Dönelim başa:
              Bu yıl ki Kutlamanın ana teması: “DİN SAMİMİYETTİR”.
​Çok önemli.Hak ettiği şekilde işlenmeli bu tema.Samimiyet her işin başıdır. Zıddı ikiyüzlülüktür. Münafıklığın baş özelliği de bu değil mi zaten? Ne çekmişse Müslümanlar, iki yüzlülükten çekmemiş midir? Sözde ve işte samimiyet. Huzurun ilacı budur.
 

 

 

Bu yazı toplam 845 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim