• BIST 94.783
  • Altın 245,912
  • Dolar 5,9336
  • Euro 6,6251
  • Ordu 15 °C

MEĞER ARKADAŞLARIM DA AYNINI DÜŞÜNÜYORMUŞ

Muzaffer GÜNAY

               Oldum olası, Ordu insanı için yazar veya sanatçı olmanın alelade (sıradan) bir iş, mesleklerden bir meslek gibi algılandığını yazmakta ve söylemekteyim.

            Egoist miyim acaba? diyerek sorgulamışımdır kendimi arada bir bu yüzden.

            Dün akşam, Dünya Yazarlarevi’nde yazar ve sanatçı arkadaşlarla yaptığımız toplantıda yalnız olmadığımı içim yanarak gördüm.

            Birol Öztürk’ten, Ufuk Ersoy’a, Musa İşleyen’den, Nuri Kahraman’a kadar arkadaşlar, aynı şikayetleri dile getirince, anladım ki, haksız ve manasız bir algı değilmiş benimkisi.

            Yazar ve sanatçılarının farkında olmayanların yaşadığı kentin neresi B.Şehir acaba? sorusu ile yüzleşmek zorunda kaldım bu kez de.

             Sorsanız, birçok ilgiyi ve yetkili, yazarlığın, sanat adamı olmanın ne kadar zor ve bir o kadar da önemli olduğunu söylemekten geri kalmazlar… Milletvekilleri’nden, mülki amirlere,bürokratlardan, iş adamlarına aynı algı var:” Yazar işte,yazar daha…Herkes gibi bir adam kardeşim..”

            Şüphe yok, herkes gibi yazar ve sanatçı da adam elbette. Fakat, sadece bu kadar mıdır Allah aşkına? Verilen onca eser, sanat ürünü hiçbir anlam ifade etmiyor mu? Demek ki etmiyor. Yoksa, Yazar ve sanat insanları bu kadar sıradan insan muamelesine tabi tutulur mu?

            Şu cümlelere bakın:

            ”Sekiz on kadar tiyatro oyunu yazdım,ama artık kimse bana bir daha oyun yazdıramaz..”

            “Kendimi küçüldükçe küçülmüş hissediyorum..”

                “Kültür Müdürlüğünde hiç kitabım yok..” Dikkat Kültür Müdürlüğünde. Yani Halk Kütüphanesinde..”

            Bu cümleleri uydurmadım, o akşamki toplantıda dile getirildi bu can yakıcı şikayetler.

            Hadi kitaplar, köşe yazıları çok az insanın ilgi alanında. Yani,bir parça mazur diyelim insanları,yazarlara, şairlere, sanatçılara değer vermeme konusunda.. İsterseniz kendini beğenmişlik sayın, ben diyeceğimi paylaşayım:

            “ 20 senedir Ordu’nun dağını, taşını adım adım dolaşarak hazırladığım belgesel programları ekranlarda yayınlanıyor. (Son bir yıldır bunu da kaldırdılar ya..)

                Yetkili ve ilgili bir tek adam, ”büyük emek veriyorsun,memleketi tanıtıyorsun..” demiş değil bu güne kadar Allah Lillah aşkına..

            Tesellim şu: 84 yıllık ömrünü Ordu’ya adayan merhum Sıtkı Çebi’yi bile çoktan unutan bu toplum ve bu toplumu yönetenler mi; bizim gibi birkaç eser yazmış olanların kadir kıymetini bilecek?

                KAĞIT ÜZERİNDE B.ŞEHİR OLMANIN KUMA YAZI YAZMAKTAN FARKINI BANA SÖYLESİN O ZAMAN BU İLGİLİ VE YETKİLİ ADAMLAR?

               

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 820 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim