• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Ordu 24 °C

Mhp Genel Başkanı Bahçeli:

Mhp Genel Başkanı Bahçeli:
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Başkanlık sistemi ve partili cumhurbaşkanlığı konusunda vereceğimiz destek, sunacağımız herhangi bir katkı zamanın ve şartların ruhuna u...

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Başkanlık sistemi ve partili cumhurbaşkanlığı konusunda vereceğimiz destek, sunacağımız herhangi bir katkı zamanın ve şartların ruhuna uygun olacak şekilde yoktur” dedi.

MHP lideri Bahçeli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin lehine olacak, milleti bir adım ileriye taşıyacak her samimi ve dürüst öneriye her zaman açık olduklarını ve gereği neyse de yaptıklarını vurgulayarak, “Acil çözüm bekleyen temel sorun alanlarına çekinmeden, kim ne söyler, kim nasıl bakar çelişkisine kapılmadan müdahil olduğumuz bir vakıadır. Hatırlayınız, 2007 yılında, gerilimlerin başlangıcı olan Cumhurbaşkanı seçiminde yeniden bir tıkanmaya izin veremezdik, bu yüzden 367 garabetini Meclis’e girerek bitirdik. Başörtüsü konusunun çözümünde tamamen iyi niyetli girişimlerde bulunduk, kaosa kalkan el olarak suçlandık, buna rağmen oyunu bozduk. Laik-dindar ayrımına dayalı kutuplaşmayı durduracak kucaklaşma siyaseti izledik. Bölücü terörle mücadele çerçevesinde Meclisi ve hükümeti sınır ötesi tezkere kararı almaya davet ettik, destek verdik ve geri adım atmadık. Türklüğe hakareti hoş gören tekliflere, yabancılara toprak satışına, yabancı vakıfların imtiyaz kazanmasına güçlü bir şekilde karşı çıktık, itiraz ettik. AKP hakkında açılan kapatma davasında demokrasinin ve milli iradenin yanında olduk, tereddüt geçirmedik, hiç taviz vermedik. Eğitim sistemiyle ilgili değişiklik tekliflerinde olumlu bulduğumuz yanları destekledik, arkasında durduk. Milli konularda hükümeti yalnız bırakmadık, devlete ve millete meydan okuyan hainlere karşı herhangi bir karşılık ve taltif beklemeden milletimizle aynı tepkiyi gösterdik. Dahası terörle mücadelede güvenlik güçlerimizin ve hükümetin elini güçlendirmek için üzerimize ne düşüyorsa yaptık ve kimse şüphe etmesin ki yine yaparız. Partimiz, iyi niyetini, demokrasiye bağlılığını ve kendisine olan güvenini göstermiştir” ifadesini kullandı.

“Türkiye’nin çözüm bekleyen sorunları dururken, kısır tartışmaların geleceğimizi ateşe atmasına izin veremezdik. Nitekim vermedik” diyen Bahçeli şöyle devam etti:

“ Bize gönül vermiş vatandaşlarımızın destekleri ile sorunların üzerine gittik ve Türkiye’nin gerçek gündemle yüzleşmesini sağladık. Yapay çatışmaları durdurduk ve karşımızdaki tehlikelerin görünmesine yardımcı olduk. Yıllardır gerginliklerle milletimizin gözünü boyayanların tuzaklarını bozduk. Ağır istismarların ve zihinleri meşgul eden kavgaların nispeten azalmasıyla milletimizin yoksullaştığının, oyalandığının farkına varmasını sağladık.

Biliyor ve teyit ediyoruz ki, ülkemizin sorunları mutlaka demokrasi içerisinde ve demokratik yöntemlerle aşılmak mecburiyetindedir. Bunun başka yolu ve çaresi yoktur ve asla aranmamalıdır. Bizler, bu topraklar üzerinde yüzyıllardır yaşayan, müşterek değerleri ve hedefleri farklılıklarından fazla ve anlamlı olan büyük bir milletin mensuplarıyız.

Bugün üzerinde kara bulutlar gezinen demokrasimizin kök salması, öncelikle bir arada yaşama kültürünün varlığına ve buna ait kuralların yerleşmiş ve diyalog kanallarının açılmış olmasına bağlıdır. Önümüzdeki süreçte, siyasetin ahlaki bir temele dayanacağı, ucuz siyaset tacirlerinin artık Türk milletini aldatma imkânı bulamayacağı yeni ve milli bir anlayışın hâkim kılınması temennimizdir. Bir ahlak ve fazilet rejimi olan demokrasinin, bunca şeyden sonra kök salması ve gelişmesi böyle bir ortamda mümkündür. Ancak, Milliyetçi Hareketi anlamayanların, anlamak istemeyenlerin, alışkanlıklarını değiştirmeyi düşünmeyenlerin eleştirilerini anlamlandırmak bize göre imkansızdır. Gelişmeler, bizim önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben ilkemizin, bazı siyasiler için ne kadar anlaşılmaz olduğunu göstermiştir. Bugüne kadar; uzlaşma kültürünün merkezinde bulunduğu yeni bir siyaset anlayışının şart olduğunu söyledik. Bunun neresi yanlıştır? Cepheleşmenin önce ülkemize sonra demokrasimize zarar vereceğini öngörerek rejim ve sisteme sahip çıkılmasını önerdik. Bunda nasıl bir sakınca vardır? Kutuplaşmanın son bulması, sağırlar diyaloğunun bitmesi için siyasi irtibat ve görüşme zeminlerinin açılmasını teklif olarak sunduk. Bunda ne gibi bir hata görülmektedir? Ahlak ile siyaset arasındaki kaçınılmaz ilişkinin iyileştirilmesi, şeffaflaştırılması, yolsuzlukların bitirilmesini gündeme getirdik. Bu önerinin neresinde tehlike vardır?”

BAŞKANLIK SİSTEMİNİN VEYA FİİLEN UYGULANSA DA PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞININ İLERİDE AŞIRI BEDELLERE MAL OLACAĞINI BİLMEKTEDİR.

“Şimdi bizden başkanlık sistemiyle ilgili olumlu tavır bekleniyor. Ve bizden partili cumhurbaşkanlığı konusunda iyimser ve yapıcı bir adım isteniyor” ifadesini kullanan Bahçeli,

“Milliyetçi Hareket Partisi sistem tartışmalarının çok ciddi badirelere yol açacağını görmektedir. Başkanlık sisteminin veya fiilen uygulansa da partili cumhurbaşkanlığının ileride aşırı bedellere mal olacağını bilmektedir. Ekonomik göstergeler alarm vermekte, vatandaşımız giderek yoksullaşmaktadır. Çiftçimiz, esnafımız, memurumuz, işçimiz, küçük sanayicimiz ve emeklimiz zordadır. Mayıs ayında döviz yükselmiş, yabancı yatırımcılar kaçmaya başlamıştır. Gene kaybeden millet, gene kazançlı çıkan zillettir. Türkiye üretim yoksulu, yatırım yoksunudur. Ne var ki, bunları konuşan yoktur.

Yol yapılıyor güzel, köprü yapılıyor tamam, havalimanı inşa ediliyor ve hızlı trenler işliyor bunlara da diyecek yoktur. Fakat milletimiz hala açtır, hala işsizdir, hala gelirsizdir, hala adaletsizliklerle boğulmaktadır. Bunlar yetmiyormuş gibi, Türkiye’nin etrafındaki küresel gerginlikler giderek artmaktadır.

Irak, Suriye ve sınırlarımızın hemen yanı başındaki kanlı tablo Türkiye’nin bekasını tehdit etmektedir. Sormak isterim ki; Türkiye huzura ulaşacaksa, tek çare başkanlık mıdır? Türkiye uzaya mekik gönderdi de, buna parlamenter sistem mi engel çıkardı? Türkiye çağ atlayıp muasır medeniyetler üzerine sıçrayacaksa bunun anahtarı başkanlık sistemi midir?

Zenginliğin formülü, kalkınmanın sihri, büyümenin, yükselmenin, kudret kazanmanın yegane ilacı başkanlık sisteminde mi görülmektedir? Bu nasıl bir propaganda, nasıl bir algı oyunudur? Çift başlılıktan şikâyet ediyorlar. Devlet hızlansın, hızlı karar alsın diyorlar. Patinaj bitsin, Türkiye kazansın iddiasındalar. Bunlara itirazımız yoktur ve parlamenter sistem revize edilerek bu hedeflere de rahatlıkla ulaşılabilecektir. Bize göre çift başlılıktan yakınanlar, hızdan, süratten bahsedenler sanıyorum milletimizle alay etmekten hicap duymayanlardır. Partimiz Türkiye’nin bütün meselelerinin güçlü bir iktidarla ve namuslu siyaset kadroları ve yüksek vatan sevgisi ile aşılacağına inanmaktadır.

Önemle bildirmek isterim ki, başkanlık sisteminin doğası gereği yasama ve yürütme arasında paylaşılan iktidar ve onun ürettiği çift başlılık bugünkü sorunları emin olunuz mumla aratacaktır.

Buna dair birçok örnek vermemiz mümkündür. ABD’de zaman zaman görüldüğü üzere, başkanın siyasi tercihlerini her adımda sorgulayan bir yasama lideri hükümeti kilitleyebilmektedir. Başkanlık sisteminde çift başlılık giderilmesi neredeyse imkansız bir zorluk olarak mevcut bulunmaktadır. Bu durum başkanlık rejimlerinde zaman zaman etkinliğini tamamen yitiren hükümet uygulamalarına yol açmaktadır. Başkanlık sisteminin kabulüyle yasama, yürütme ve yargı arasındaki hassas denge bozulacak, güç bir elde toplanabilecektir. Her fırsatta söylediğim gibi, demokrasi ararken despotizm bulunması kaçınılmaz olacaktır. Bizim AKP hükümetine desteğimiz terörle mücadeleyle sınırlıdır. Başkanlık sistemi ve partili cumhurbaşkanlığı konusunda vereceğimiz destek, sunacağımız herhangi bir katkı zamanın ve şartların ruhuna uygun olacak şekilde yoktur. Yeni kurulacak hükümetin önce terörün kökünü kazıması, Türkiye’nin belini doğrultması en içten beklenti ve tavsiyemizdir. Amaç bu olursa AKP hükümeti korkmasın, Milliyetçi Hareket Partisi cesurca destekçisi olacaktır. Doğru yapılan ne varsa yanındayız, yanlışta da karşı çıkışlarımızı mutlaka sürdürecek, milletimizin hak ve hukukunu her daim müdafaa edeceğiz” diye konuştu.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 60 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim