• BIST 108.594
  • Altın 144,489
  • Dolar 3,4942
  • Euro 4,1102
  • Ordu 26 °C

PERŞEMBE YAYLASINDA HEDEF "RECEP TAYYİP ERDOĞAN"MIYDI!!!

Hayrettin Arıcan

Perşembe yaylasındaki yaşananları nasıl okumalıyız? 

Nasıl yorumlamalıyız?

Yaşananlar anlık bir tepki midir, yoksa planlı bir çalışmanın uygulanması mıdır? 

Bunu anlayabilmek için sayın başkanın basın toplantısını detaylı bir şekilde incelememiz gerekir, başkanın şuuraltının yansımasını bu açıklamada çok net bir şekilde görüyoruz. 

Şu gerçeği açık yüreklilikle belirtmeliyim başkan olağanüstü zeki ve kurnaz!!!

Kendisinin de belirttiği gibi "Fili temas benim ile emniyet müdürü arasında olmuştur " benimde izlediğim bir video da başkana biri gelip bir şey söylüyor, daha sonra öğrendiğim kadarı ile bu kişi bir ilçe belediye başkanı. Başkan yerinden kalkıyor ve birine direk saldırıyor bu kısa anda diğer kişinin sözel bir savunma yapacağı zamanda oluşmuyor  olay çok hızlı gelişiyor. 

Başkanın yapısında ve bulunduğu makam gereği bu türden Zeki bir insanın asla yapmayacağı fakat kurnaz birinin yapabileceği eylem gerçekleşiyor. 

Sizce görev süresinin dolmasına iki yıl kalmış birinin bu kalabalıkta böyle bir şey yapması ne kadar mantıklı, nasıl izah edilebilir. 

Eğer Başkan 30 yıldır siyaset yapıyorsa ki bu olasılık mümkün değil, çünkü siyasete on altı yaşında başlaması gerekiyor, gençlik kollarında siyaset yaptı ise yapabilir ancak hakimlik yaptığı süreyi çıkarması gerekiyor. 

Bir de Ordu imam hatip lisesi mezunu biri olarak kendisini doksanlı yıllardan tanımam,  ben de siyasete meraklı biri olarak buna şaşırmıyor değilim. 

Örneğin o tarihler de  Altınordu belediye başkanın ismini çokça duyardım. 

Başkan nasıl siyaset yapıyordu, makamı neydi, bilmem avukatlık bürosunda ortağı kimdi, bilmem ortağı varmıydı?bilmem varsa kimdi? şimdi nerelerde bilmem her neyse. Başkan için çok şey konuşulabilir ama biz olayın mecrasından ayrılmayalım; Sayın başkan olaya 10.30  itibari ile vakıf bu da gerçekleşen olayın anlık bir refleks olmadığını gösteren önemli bir delildir.

Mesela Başkan tüm programlarda bu denli katı protokol kuralları uygulamış mıdır?

Uymayan herkese saldırmış mıdır?

Başkan ile emniyet müdürü arasında bir husumetin olduğu belli. 

Basın açıklamasında da sayın medya mensupları bunu belirtiyorlar, yine sayın başkanla sayın bakan arasında da bir dargınlık olduğu belli. 

Başkan der ki etrafımda bürokratik bir kuşatma var, hatta emniyet müdürünün güdümlü geldiğini belirtmektedir.

Burada kavganın seyri Ankara'ya taşınıyor.

 Birileri başkanı kontrol etmeye çalışıyor. Peki ama bütün bunlar neden yaşanıyor?,

Emniyet müdürü özel kalem müdürlüğüne kadar neden giriyor?

Başkan bundan neden gocunuyor?

Zira devlet, kozmik odaya bile girmiştir.

Sayın başkanın özel kalem müdürlüğüne neden giremesin?

Sayın başkan devlet, halkın temsiliyeti olan bir organizasyondur. 

Her şeyin sahibi halktır.

 Halkın görevlendirdiği kişilerin de görev tanımı vardır. Herkes bu görev tanımı ile çalışmak zorundadır. 

 Bu da yasalar ve kanunlar ile tanımlanmıştır. 

Mesela yasa size protokolde en kallavi yere oturma hakkı verirken yanınıza oturan kişiyi cezalandırma görevi vermemiştir, kaldı ki o kişi yanlış yapsa bile.  

Zira hukuk yanlış yapanlara ceza vermesi gerekenleri de belirtmiştir.

Sayın başkan kariyer ve gelecek planlamam yok der. Allah aşkına kariyer ve gelecek planı olmayan niye siyaset yapsın veya yapabilir mi, kendisini nasıl motive edecek, bu bana inandırıcı gelmiyor. Sayın başkanın o gün orada ilin valisi ve bakanın yanında sergilediği tavra bakılırsa yukarıda bahsettiğim gibi Yeni atanan vali ‘yi de bürokratik kuşatma olarak görmektedir. Sayın bakanın da görevinde yeni olması başkanın açıklamasına göre bürokratik bir kuşatma mıdır..!

Anlaşılan Başkan bunların hiç birinden memnun değildir. İl emniyet müdürü  müşterek kararname ile 2016 yılında ordu il emniyet müdürlüğüne getirilmiştir. Bu ne demektir sayın Cumhur başkanı Başbakan ve ilgili

bakanın imzası ile alınan karar. Yani il emniyet müdürünü oraya NASA göndermemiştir. 

Başkan onlar 2010 öncesi Tayyip Erdoğan'a küfrederken biz Tayyip Erdoğan'ın yanındaydık diyor. Burada bazı oy hesaplarından da bahsediyor, Bu durumda   Başkanın bahsettiği kişinin sayın bakan olabileceği  izlenimi oluşuyor olayın yaşandığı andaki şahısları incelediğimiz de iki bin on öncesi Tayyip beye muhalefet yapan sayın bakandan başka kimse değildir.  Numan beyi aktif siyasette uzun yıllar takip eden biri olarak söylüyorum; Numan bey nezaketi ve zerafeti ile Türk siyasetinde önemli bir yeri olan kişidir. Sayın Cumhurbaşkanı Numan bey muhalifken Numan bey kardeşim diye hitap etmektedir. Kendisi ile ilgili bir kitapta da Numan beye omuzlarıma basıp yükselebilirsin demiştir.

Sayın başkan, siz bu kardeşlik ilişkilerini doğru okuyamamışsınız . 

Siz yükselen  Akparti treni ne binerken,  Tayyip beyin en kederli günlerinde Pınarhisar cezaevine giderken yanında Numan bey vardır, siz size lütfedilen görevleri abartmış olmalısınız ki kendinizi Numan bey ile denk veya kendinizi ondan üstün görmektesiniz. Numan bey siyaset yapıp etmese de ülkemiz için gerek kendileri, gerekse ataları ve akrabaları kıymetli manevi miraslar bırakmışlardır.

 Bana göre planlı bir gösteri olan bu olay sizin gibi biri tarafından asla yapılmaması gereken bir şeydir . 

Hele hakimlik yapan birinin hiç yapmaması gereken bir şey, sizin orada saldırdığınız kişi yani il emniyet müdürünün kariyerine bakıldığında sayın Erbakanın koruma müdürlüğünü yapmış, sayın cumhurbaşkanımızla yakın çalışmış. Bu şunu gösteriyor; camianın çok fazla güvendiği biri belli ki, çalışkan,zeki, görevinin ehli biri, üstelik hep koruma amirliği. Sizce, bu kişiye saldırmanın farklı bir kurnazlığı olabilir mi acaba?, fili temas durumunda sayın müdürün sizinle gireceği yüz temas da sizce kim zararlı çıkar. Çünkü adamın işi yakın koruma, idareciliği bu durumda yakın savunmada sizden daha iyi olması kaçınılmaz, acaba siz il emniyet müdüründen ağır darbe almayı mı murat ettiniz. Eğer öyle bir düşünce içinde oldu iseniz bu tür insanlar  sadece zeki değillerdir, ayrıca doğru düşünmeyi, hızlı karar almayı ve hızlı hareket etmeyi sizden daha iyi bilirler. Doğru düşünme burada anahtar kelime belki de sizde zayıf olan şey.  Bana göre siz bu olaydan  şunları murat ediyormuş gibi görünüyorsunuz;

-Ya büyük bir olayla olaya bakanı da katarak Akpartiyi zor duruma düşürmek.

- Ya da Akparti dışında oluşacak bir organizasyon da aktör olmak istiyorsunuz.

Orada yaptığınız şeyin Cumhurbaşkanımız tarafından asla tasvip edilmeyeceğini bilecek zeka var sizde.

 Belki de Ak partinin sinir uçları ile oynamaya çalışıyorsunuz. Sonuçta Büyükşehir. Belediye başkanı olarak bir kitlenizin olduğu kesin. Ak parti bu kitlenin etrafınızdan ayrıldığını gördüğü an sizinle yolunu ayıracaktır. 

Birde basın açıklamanızda kaç kez Seyit torun dediniz acaba farkında mısınız? Seyit Torun gitmemiş, bakan niye gitmiş?. Bakan buradan gitmez ise sizin ortaya koyduğunuz   tavrı onaylamış olur. 

Seyit Torun’a gelince; o orada kalıp bu komediyi kaçırmak istememiştir. Muhalefet için kaçırılmaması gereken bir tiyatro oynanmaktadır. 

yaptığınız konuşmada sayın Cumhurbaşkanımızın aldığı kararları hiçe sayıp, yaptığı görevlendirmelere itiraz edip, bir başkaldırı içindeyken, nasıl oluyor da methiyeler düzerek tribüne oynuyorsunuz?

Amacınız tribündeki Sayın Tayyip Erdoğan'a olan saygıyı satın almak niye , belki de gelecek ve kariyer planınız olmadığı için tribünün sizi desteklemesini istiyorsunuz ki, size yapılacak müdahaleyi geciktiresiniz. 

Size tavsiyem; etrafınızdaki yakın kadroyu derhal yenileyin. Sizi doğru yönlendirmiyorlar, yaptığınız bu yanlışlar ile  sizin verdiğiniz rakamlarla  2 milyon Ordu’lu durumdan memnun değil. Ordululara karşı yapılan kampanyada yapılan suçlamaları delillendirecek hareketiniz hepimizi utandırmıştır, aynı şey yıllar önce sayın bir vekilimiz de yapmıştı, o yıllarda üniversite öğrencisiydim, bizler alay konusu olmuştuk. “İşte Ordulu, işte ordu” diye çok genç yaşta ulaştığınız makamlar sizi metal yorgun'u yapmış. Sayın cumhurbaşkanımızın da dediği gibi; şahsınızın huzuru için bu görevi bırakınız yaptığınız fiili durumun kabul edilmesi mümkün değil. Basın açıklamanız da tatmin edici değildi.Sayın  Başkan, zeki ve kurnaz olabilirsiniz anacak bizlerin de  zekasını küçümseyip alay etmeyiniz.

Bu yazı toplam 1333 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim