• BIST 96.861
  • Altın 238,344
  • Dolar 5,8057
  • Euro 6,5299
  • Ordu 9 °C

SAYIN BAŞBAKAN “ÖZGÜVEN KÖRLÜĞÜ” MÜ YAŞIYOR?

Muzaffer GÜNAY

Birilerince,başımıza bela edilen “Gezi Eylemleri”denen menhus illet, gündemi daha bir süre meşgul etmeye devam edecek gibi görünüyor.

            “Fil’in tarifi”ne benzer bir süreç yaşanıyor yorumlarda.

            Herkes kendi penceresinden yorum yapıyor,çünkü.

            Köşeler,ekranlar çuvallar dolusu yorumlarla  dolup taşıyor.

            Ara tonlar,es geçiliyor.

            Oysa,fotoğraf ne siyah,ne beyaz.

            Gri zeminde seyrediyor halbuki süreç.

            Sıradan bir küçük eylem,meğer nelere kadirmiş de kimse fark edememiş.

            “Başbakan İstifa”…

            “Diktatör Başbakan istemezük..”

            Hele ki,internet ortamında birbiri ile edepsizlik yarışı yapan o rezilce,o alçakça küfürlü sözler,iğrenç sataşmalar..

            Ve daha nice ağzı açılmadık hayasızca iftiralar?...

            Çığ gibi yayılan eylemleri, hafife alanlar da var;çok çok ciddiye de..

            Kabul edilsin edilmesin; süreç hayra alamet değil.

            Dileğimiz,umudumuz bir an önce bitmesi bu uğursuz sürecin.

            Siyaset,”Algı Yönetimi Sanatı” olduğuna göre,sayın Başbakan’ın algısı önemli olduğu  kadar,O’na karşı olanların algısı da sahicidir,önemlidir.  Çünkü,algı sahibinin gerçeğidir,size göre öyle değilse de..Sizin baktığınız pencere,fotoğrafın renk mozayiğini görmeye uygun olmayabilir. Hele ara tonları.

            Gri zeminde cereyan ediyor yaşananlar.

            Ne siyah,ne beyaz..

            Gri renklere dikkat..

            Sayın Başbakan,Sosyal Psikoloji uzmanları ile daha sıkı temas halinde olmalı diyenler haksız veya peşin hükümlü filan diye suçlanmamalı;bilakis kulak verilmeli. Kim olursa olsun,her konuda mahir olamaz.

            Sahasında uzman olan Prof.Dr.sayın Nevzat Tarhan örneğin:

            “Özgüven körlüğü”nden bahsediyor.

            Nezaketi gereği,sayın Başbakan’ı bizzat telaffuz etmese de,zamir olarak O’nu işaret ediyor. Hoca’ya göre,aşırı özgüven, gerçekleri olduğu gibi görme sağlığının yitimidir.Bu durumda da,alınması gereken önlemler yerine,daha da kızıştıran söylemler öne çıkıyor. Ki,meselenin odağında bu var: “Özgüven körlüğü”

            Sayın Başbakan’ın toplumsal psikoloji alanında marka olmuş akademisyen danışmanlara her zamankinden daha fazla gereksinimi olduğunu seslendirenler ki,evet asıl dost bunlardır,bu gibilerdir.

            Hayır, Başbakan da bir kasıt aramak değil amaç.

            Fakat,”Özgüven körlüğü” meselesi önensenmeli.

            Ayrıştırıcı/ayartıcı sosyolojik dil,karışıklığı dindirmez,aksine hepten hararetlendirir.

            “Camide grup seks..” gibi,son derece ajitasyona açık  cümlelerden,asparagas haberlerden özenle kaçınılmalı.

            Rövanşist psikoloji ile hareket etmek,çözüm getirmez.

            Yani?

              Yanisi şöyle :

             Marjinal bir grubun çocuğu kucağında başörtülü bir bayana yaptığı çirkin/maksatlı saldırı kınanmalı,hukuki olarak gereken ne ise geciktirilmeden yapılmalı; elbette ama,bunu genelleştirerek büyük bir kitleyi töhmet altına sokmak doğru değil. Kötü niyet olmasa da,tahrik etmektir bunun adı. Kaldı ki, böylesi rezil lokal çirkinlikler,seviyesizlikler,dünya görüşü,ideolojisi ne olursa olsun geniş halk kesimleri tarafından katiyen tasvip görmez,görmesi mümkün değil.

            Başka bir hakikat:

            Böylesi ajitasyon amaçlı eylemler dünyanın her yerinde görülmektedir.

            Aklı başında her akıl sahibi biliyor ki,şu sıralarda bir çok yerde yapılan ve hepimizi rahatsız eden karşıt ve art niyetli eylemlerin arkasında içten ve dıştan olmak üzere bir araya gelinerek oluşturulmuş dev bir koalisyon var.

            Bu karanlık ittifak,sayın Başbakan’ı günahı kadar sevmiyor;amiyane tabirle “Al aşağı etmek” için Şeytani oyunlar,tuzaklar kuruyor habire.

            Bu gerçeği kabul etmeyenlerin iyi niyetli olduğuna kargalar bile  güler.

            Nevzat Tarhan Hoca’nın”Ortada bir yangın var,fakat devlet ricali yangını söndürmeyi değil,yangını çıkanlara laf yetiştirmeyi ve onları teşhir etmeyi tercih ediyorlar. Yanılıyorlar. Yangın söndürme cihazlarını bir an  kullansalar,hepimiz için hayırlı olacak.. ” mealindeki uyarısı çok önemli..

            Evet,bu uyarı,muhataplarınca gerektiği gibi algılanmış değil maalesef.

            Fakat,umutluyuz,algılanmaya başlanacak gibi sinyaller almaktayız.

            Binnetice;

            “Özgüven körlüğü”..

            Muhterem Hoca’nın teşhisi,gocundurmamalı,aksine hayırlı bir dost uyarısı olarak kabul edilmelidir.

            Araba yuvarlandıktan sonra yol gösteren çok olur. Ama,nafiledir nafile..

Bu yazı toplam 767 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim