• BIST 99.862
  • Altın 220,117
  • Dolar 5,3194
  • Euro 6,0452
  • Ordu 9 °C

SAYIN MİLLETVEKİLİMİZİ YİTİRDİK

Muzaffer GÜNAY

            Olmaz olmaz diye bir şey olmaz..

            Hiç tahmin edilmeyen bir zaman ve bir mekanda olmaz sanılan nice hadiseler vukua gelmiştir,gelebilir de, insanoğlunun başına..

            Şu fani alemde sürprizler insan içindir,netekim.

            Fakat  bazı sürprizler vardır ki,aklınızın ucundan bile geçirmemiş olabilirsiniz,ne ki pattadak karşınıza çıkabilir.Öncül bir işaret vermeden gelir sizi bulur.

            Dünkü yaşadığımız sürpriz gibi mesela.

            İşe bakın siz.

            ORİMDER’in tertip ettiği 4. Geleneksel Buluşma ve Pilav Günü’ne iştirak ettikten bir saat sonra Eskipazar’dan hareket ettik.

            Mesudiye’nin birkaç yaylasında yapılan şenlikler var programda. Dereyolu güzergahından,Topçam-Dayılı-Ilışar ve Arpaalan yala şenliklerine konuk olmak üzere iki araç peş peşe yollardayız.

             Milletvekilimiz ile sohbet halindeyiz.

            Arada bir diğer dostlar da dahil oluyor.

            Yöreyi iyi bildiğimiz için olsa gerek,zamansal olarak daha fazla konuşmak sanki bir görev oluyor bize.

            Bilenler bilir,(bilmeyenler gidip görsün)180 senelik rüyamız olan Tarihi Ordu -Sivas Karayolu(klasik adı ile DEREYOLU) yakın vadede hizmete açılacak. Çok zor arazi şartlarında  çok yoğun çalışma var.Melet üzerinde öylesine devasa bir köprü inşaatı devam ediyor ki,sanırsınız 3.Boğaz Köprüsü’nün bir kaç numara küçüğü buraya yapılmakta.Dereyolu tam olarak hizmete girdikten sonra, Ordu-Osmaniye 565 km’ye düşecek.

            KARADENİZ-AKDENİZ YOLU. Doğru bir tanımlama bu sebeple.

            Ayrıntıya girersek,köşemiz az kalır. Kestirmeden gitmek gerek ol sebeple.

              E.Bakanımız Dr. Hilmi Güler’in köyünden(Altınordu İlçesine bağlı Karaağaç) geçerken,bilgilendiriyorum  Milletvekilimizi. Bu vesile ile sayın Bakan ile bayramlaşıyor telefonla.

            Tamı tamına on beş tüneli geçerek,bir yokuşa sarıyoruz.. Derken,Topçam’dayız.

            Mesudiye Belediye Başkanı İsa Bey karşılıyor Milletvekilimizi.(Bizi karşılayacak hali yok ya hoş..) Kısa bir sohbetin ardından Topçam Mahalle merkezinden meşhur Topçam Ormanları’na yukarı tırmanışa geçtik. Vekil Bey’in aracı önde,bizimki arkada.. Yollar berbat. Yeni açılmış,illallah dedirten bir çiğ yol işte. Zemin olduğuna kayatik. Sivri sivri taşlar şoförümüzün yüreğini ağzına getiriyor.Kesebilme ihtimali yüksek çünkü arabanın lastiklerini.

            Meğer bu yol,Samsun-Rize Kaşkar arası yaylaları birbirine bağlayan YEŞİLYOL’un bir kesitiymiş.Sayın Vekilimizden öğrendik bunu.

            Ve nihayet 13.30 gibi Köşeli Obası’na çıktık. Valla tek kelimeyle bir doğa harikası.Ordu’nun hemen her tarafını gezip dolaşmış biri olarak burayı görmemiştim hiç. İyi ki de gelmişiz diye söylendim kendi kendime.Ordu’nun zirvelerinden Eriçok’un eteklerinde,çam denizinin ortalarında çayır çimer adası Köşeli..Kalabalık epey fazla.

            Davul zurna ile karşılandı Vekilimiz.Halkın sevincini görmeliydiniz. Buraya gelen ilk Milletvekili imiş sayın Hamarat.O nedenle Köşeliler’in karşılaması bir sevgi sağanağı gibiydi.Gözleri ışıl ışıldı yöre ahalisinin.

            Köşeli Dernek Başkanı Necmettin Kıran,Topçam Mahalle Muhtarı Yalçın Karabulut ve Belediye Başkanı sayın İsa Gül,platforma çıkarak kısa birer konuşma yaptılar adet olduğu gibi.

            Hepsinin ortak isteği:Obaya elektrik getirilmesi idi. Civardaki yedi oba ve yayladan bir tek burada yokmuş elektrik.

            Sayın Hamarat davet üzerine çıktı kürsüye. Belli ki,duygulu idi. Gösterilen samimi ilgiye aynı içtenlikle karşılık verdi diyebilirim. Taleplerine de gereken desteği vereceğini vad etti,ayrıca.Sahil kesiminde bura halkının gösterdiği içtenliğine tanık olmamaktayım çoktandır bu manada.Milletvekili mi,vatandaş Rıza mı;hiç fark etmiyor desem yeridir,aşağı kesim insanın nezdinde.. İyiye alamet değil kanımca.

            14.15 gibi ayrıldık Köşeli’den..

            Geldiğimiz yoldan değil,başka bir yoldan takip ettik  Mustafa Bey’in aracını. Derin ormanların arasında niteliksiz ve çok zamandır kullanılmamış olduğu apaçık anlaşılan yolda seyir halindeyiz.Bizim araç  pek nazik. Hani çıtkırıldım şeher hanımları gibi. Altı, fındık kadar taş olsa vuruyordu. Aracın sahibi ve aynı zamanda kaptanı olan genç arkadaşımız,sinirlenmemek için epey sıkıyordu kendisini. Haklı idi,çünkü bu yol eğer böyle sürüp gidiyorsa,bizim sosyetik araç hurdaya çıkabilirdi.

            Dört kişiyiz.

            Keyfimiz artık kaçıyor. Üstelik önümüzdeki araç karakaçan gibi kaybolmuştu önümüzden.Birden bire.. Biz ise kamplumbağa yavaşlığında yol almaya çalışıyoruz.Ne mümkün azıcık gaza yüklenmek. Kaptan iyiden iyiye kızarıp bozarmaya ve çok geçmeden ağzını bozmaya başlamasın mı.. Haydaa..

            Bir çam okyanusundayız.. Topçam Ormanları öyle sizin bildiğiniz ormanlardan değil. Bir tek gökyüzünü görebilirsiniz çok çok. Uçsuz bucaksız yeşil denizin görünmez diplerinde debelenip duruyoruz.Vaay!..Kaptanı aldı bir korku. Meğer alışık değilmiş böyle derin ormanlık sahalarda araba kullanmaya.Göz bebekleri mil taşı gibi fır fır dönüyor,endişesi artıypordu.

            Neyse..Bir, iki km gidiyoruz,yol çatallanıyor;tahminen birinden ilerliyoruz dura kalka;çok geçmeden yine yol ayrımı.İki de bir önümüze çıkan Derelerden geçmek hepten müşkül.

            Saate baktım bir anlığına.. Tam üç saattir ormanların içinden çıkmak için çaba harcıyoruz,ama ı ıh..bir türlü çıkamıyoruz.

            Mustafa Hamarat Bey’e yetişmek mi dediniz? Pardon yani.

            O’na yetişme imkanımız yüzde sıfır ihtimaldi artık..

            Romanlara konu olabilecek kadar bir nice sıkıntının sonrasında Çambaşı-Mesudiye karayoluna çıkabildik.”Çok  şükür dedik,kaza bela yaşamadan ana yolu bulduk ennihaye..”

            Saat 18.00 sularında telefonla ancak ulaşabildik ve durumumuzu bildirdik,Danışman arkadaşa.

            Neredesiniz? Dedim.

            “Arpaalan”dayız..” cevabı aldım.

            Bağlarken size bedavadan bir dost uyarısı:

            Topçam Ormanları,bir yeşil okyanustur;kılavuz bulmadan sakın ola dalış yapmayın..

            

Bu yazı toplam 609 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim