• BIST 94.783
  • Altın 245,912
  • Dolar 5,9336
  • Euro 6,6251
  • Ordu 15 °C

SAYIN ŞAHİN’İN İSTİFASI

Muzaffer GÜNAY

            Eski İç İşleri Bakanı Sayın İdris Naim Şahin’in dün itibarı ile Ak Parti’den istifa etmiş olması, kabul edilir ki, sıradan bir istifa meselesi olmanın çok ötesinde bir mana ve mahiyet arz ediyor.

            Eleştirenler var, haklı bulanlar var, tarafsız kalanlar var istifa konusunda. Eh, normaldir bu da. Her şeyden önce, İdris Bey’in şahsi tercihidir. Zamanlamasının iyi olmadığını düşünenler de bir bakıma haklı gibi. “Hayır, tam da zamanında istifa etti..” diyenler de keza kendilerince makul gerekçelere sahipler her halde.

             Çevre ve Şehircilik  sayın Erdoğan Bayraktar’ın hem Partisinden hem de milletvekilliğinden istifa etmiş olması dikkate alındığında, İdris Naim Bey’in istifasının yadırganabilir olmadığına hükmedilebilir. Hele ki, sayın Bayraktar’ın el’an bakan iken istifası göz önüne alındığında.

            Sayın Şahin’in istifa gerekçeleri, mevcut sürecin nazikliği ile birlikte düşünüldüğünde makul olarak telakki olunabilir. Demek ki ülkede iyi gitmeyen bir süreç yaşanıyor. Öyle değil mi? Kırk beş senelik yol arkadaşlığının böyle trajik bir şekilde sonlanması duygusal planda can sıkıcı olabilir. Fakat, bir siyaset adamı, sadece duyguları ile hareket edemez; etmemelidir de. Bizce, sayın Şahin hiç de duygusal davranmamıştır. Eğer öyle olsaydı, Bakanlık’tan alındıktan kısa zaman sonra istifa etmiş olması gerekirdi. Ama, öyle olmadı. Besbelli ki, görevinden alınma gerekçelerinin hiç de makul olmadığının daha bir perçinlenmesini beklemiş olabilir. Nitekim istifasının ardından bir nevi beyanname mahiyeti taşıyan açıklamaları, buna delalet ediyor.  İşte gerekçeleri:

            -…. Son dönemde artan bir şekilde ülke ve millet varlığı ve çıkarlarıyla uyuşmayan, milli değerler, anlayış ve duyarlıklar ile örtüşmeyen, ulusal birliği güçlendirici olmayan, söylem, politika ve uygulamalara tanık olunmaktadır.

            -Yerel ve genel politikaların oluşumunda ve uygulanmasında ortak akıl ve toplumun samimi istek ve beklentilerini dikkat almak yerine, ÖZEL AKILLI KİŞİLER ve/veya sorgulanabilir anketlere itibar eden bir yönetim tarzının benimsendiği görülmektedir.

            -HÜKÜMET ETMEDE NİYETLERİNDEN EMİN OLUNMAYAN BÜROKRATİK VE OLİGARŞİK BİR KADRONUN TAVSİYE,YÖNLENDİRME VE ETKİNLİĞİNİN TERCİH EDİLDİĞİ ANLAŞILMAKTADIR.

            -Bölücü terör örgütünün unsurlarıyla yürütülen ancak milli vicdan ve haysiyeti inciten ve mevzu hukuku zorlayan sürecin özelliği-belki istenmeden- çözülme hayalcilerine fırsat ve olanak sağlar duruma evrilmiştir

           

                Manifesto nitelikli bir İSTİFA BEYANNEMESİ ile karşı karşıyayız.

            “OLİGARŞİK BİR KADRO..”

            “BÖLÜCÜ TERÖR UNSURLARI İLE YÜRÜTÜLEN SÜREÇ..”

            “ANKETLERİN SORGULANMADAN YAPILMASI..”

            Bunlar öyle sıradan şeyler olarak geçiştirilecek türden değil.

            Bu güne kadar istifa etmemiş olması, sayın Şahin’in uygun bir zaman beklediğini ima ediyor yalnızca. Başka bir amaç gözükmüyor.

            Şartların kendi açısından olgunlaştığını gördüğünde Partisi ile yollarını ayırmakta bir beis görmedi. Hata, bunu bir çeşit görev kabul etmiş olması daha kuvvetli bir ihtimal. Öyle,ya bunca net açıklamalardan sonra başka ne söylenebilir ki..

            Milli Duruşu, sanıyorum ki, Bakanlık görevinden alınmasının tek değilse bile en önemli gerekçesi olmalı.

            İstifa gerekçelerine bakıldığında şahsi itibarının zedelenmesinden ziyade ülke ve millet bağlamındaki endişelerinin daha baskın olduğu da apaçık görülmekte . Buna dense dense, ”ONURLU DURUŞ” denebilir.

            Bazen insan, olayların yöneticisi olamaz. Özne olmaktan çıkar, nesne olmak zorunda bırakılır. Böylesi netameli süreçler, nesne olmaktan nefret edenleri hayatlarının en zor kararını vermeye adeta mecbur ve hatta mahkum edebilir.

            Sayın İdris Naim Şahin, işte tam da bunu yapmak zorunda bırakılmıştır.

       İstemeyerek verdiği istifanın kendisi ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını dilemek düşer bize elbette.

            Gerisini, “SIRTINDA YUMURTA KÜFESİ”olanlar düşünsün.

Bu yazı toplam 1063 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim