• BIST 96.195
  • Altın 239,648
  • Dolar 5,8257
  • Euro 6,5535
  • Ordu 11 °C

Sivil Toplum Kuruluşları Yeterince İşlevsel mi?

Muzaffer GÜNAY

Son on yılda sivil toplum kuruluşlarının hem sayısal,hem de işlevsellikleri itibarı ile epey  görünür hale geldikleri bir süreci yaşamaktayız. Bu satırların yazarı,1997?de Memur-Sen?e bağlı Eğitim Bir Sen?i kurduktan kısa bir süre sonra mahkemede yargılandı. Sebep,sendika şubesi açmak.Benim gibi, daha bir çok  insan,aynı akıbeti yaşamak zorunda kalmıştı o tarihlerde.

            Çok şükür ki,o günler artık gerilerde kaldı. Gönüllü sivil toplum kuruluşlarının günden güne arttığını görmekten büyük bir memnuniyet duymaktayız. Daha demokratik,daha özgür,daha çağdaş bir toplum olma yolunda bu gibi kuruluşların katkısı yadsınamaz.

            Ancak,Avrupa ve ileri ülkelere nispetle,ülkemizde sivil toplum kültür ve bilincinin hayli gerilerde olduğunu istatistikler bize bir güzel anlatıyor. Daha hayli yol alınması gerektiğini de buradan çıkarabiliriz.

            Sayısal olarak oldukça fazla olan sivil toplum teşkilatlarının,sıra işlevselliğe geldiğinde sınıfta kaldığına şahit olmaktayız. Örneğin,Ordu?da yüzlerce sivil kuruluş var. Ama bunlardan çok çok 8-10 kadarının çat pat bir şeyler yapmaya gayret ettiğini görmekteyiz. Çoğu,tabela derneği olmaktan öteye hiçbir anlam taşımıyor. Ordu?da böyle de,başka yerlerde farklı mı? Değil elbette.

            Toplumun, sivil kuruluşlara bakışı çok iğreti,uzak ve  uzaktan. Bir dernek veya bir vakfın sadece başkanlarının üstüne yıkılıyor tüm sorumluluk. Yönetim kurulu üyeleri bile oralı olmuyor. Zavallı Başkan,bir başına bırakılıyor. Bu yalnızlaştırma sonucu,başkanlar da kısa sürede şevk ve heyecanını kaybediyor. Derneklerin,teşkilatların faaliyet yapabilmesi için,öncelikle üyelerinden ve daha geniş olarak da toplumdan maddi ve moral destek alması gerekir. ?Sosyolog değilim,bunun nedenini nereden bileyim?, demeyeceğim. Neden,açık ve net: ?Umursamaz bir sosyal yapı?.. Evet,bunun sebebi budur;başka bir şey değil.

            30 seneden beri sivil toplum örgütlerinin hep içinde oldum ve olacağım. Zira,bunu bir toplumsal görev olarak kabul etmekteyim. Nazım Hikmet?in şu sözleri oldukça yol gösterici:

            ?Sen yanmayacaksın,ben yanmayacağım da,ya bu karanlıklar nasıl aydınlanacak??

            Başka bir manidar söz de şöyle:

            ?Karanlığa taş atacağına bir mum da sen yak.?

            Düne göre oldukça iyi durumda olan sivil toplumculuk kültür ve anlayışı,yukarıda dediğimiz üzere ileri ülkelere oranla kör topal gelişiyor. ?Karnından konuşmak? yerine, gece gündüz demeden çalışmak lazım. ?Bana dokunmayan yılan bin yaşasın? miskinliği ve bencilliğinin bu millete ne kadar bedel ödettiğini iyi düşünmeliyiz.

            Her şeye rağmen,idealist ve sorumluluk hissi taşıyanların omuzlarında ciddi bir gelişme trendine giren sivil toplum teşkilatlarının sıkıntısını en fazla çektiği şey,parasal kaynaktır. Para olmadan önemli işleri gerçekleştirmenin imkanı yoktur. Ekonomisi müsait olanların sivil toplumculuğa  kayıtsız kalmaları yetmezmiş gibi,bir de üç beş kuruş olsun katkı sağlamamaları ibretlik bir durumdur.

            Hz. Peygamber?in  daha 20 yaşında iken,?Erdemliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği? ne (ki Hılf?ul Fudûl) bizzat katılmaları,İslam?ın sivil toplum anlayışının ne kadar derin ve önemli olduğunu gösteriyor.

            Toplumsal dayanışma ve gelişmenin motoru ?ORTAK AKIL?dır.Bu ise,ancak değişik amaçlarla kurulan derneklere,birliklere,vakıflara,cemiyetlere üye olmakla,sahip çıkmakla oluşturulabilir. ORTAK AKIL?ın kendiliğinden oluşmasını beklersek,kıyamete kadar bekleriz.

            Merhum Recep Yazıcıoğlu,Ordu?daki bir konuşmasında şöyle demişti:

            ?Apartman yöneticisi olmaktan bile kaçan bir toplumuz?

            Bu yakıcı cümle,yazımızın özü ve özetidir. Bu sözden sonra, yazmak ve konuşmak abestir. sadece derin derin düşünmek gerekir.

Bu yazı toplam 701 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim