

Söz de, Karar da Milletimizin
Ak Parti Ordu Milletvekili Mustafa HAMARAT 12 Eylül Halk oylaması çalışmalarını gece gündüz dolaşarak anlatıyor.
"Türkiye'nin yeni bir Anayasa'ya buda mümkün olmazsa bazı temel konularda kısmen de olsa Anayasa'da değişiklik yapmaya her şeyden çok daha fazla ihtiyaç vardı" diyen HAMARAT " - Temel Hak ve Hürriyetlerin, insan haklarının Anayasal seviyesini genişletme, güçlendirme ve çeşitlendirmeyi, - Demokratik standartları yükseltmeyi, - Hukuk devletini, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını güçlendirmeyi, - Siyasal alanı yeniden tabii sınırlarına kavuşturarak, etkinleştirmeyi amaçladığımız bu yönde şimdiye dek geciken ve geciktikçe de ülkemize pek çok şey kaybettiren Anayasa değişikliğini, milli iradenin sahibi olan halkımıza arz ediyoruz" dedi.
HAMARAT bu değişikle;
"- Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak ilave tedbirler, yapılacak iyileştirmeler ve onların yaşam standartlarını ve toplumsal statülerini güçlendirmeye yönelik pozitif ayrımcılık içeren uygulamalar bu yeni düzenleme ile Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacak
- Kişisel veriler, ancak ilgili kişinin açık rızası ile işlenebilecektir. Kişinin itirazda bulunması halinde, kanunlarda öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesi dışında, veri işlenmeyecektir. Özel nitelikteki kişisel veriler için işlem yasağı getirilebilecektir. İnsanlar,çeşitli yerlerde kendileri ile ilgili bilgilerin kaydedilip kaydedilmediğini öğrenmek, bilgilerin muhtevasında eksik,fazla, veya gerçeğe aykırılık bulunması bulunması halinde bunların düzeltilmesini, hukuka aykırı ise, silinmesini sağlamak hakkına sahip olacaktır. Özetle, FİŞLEME TARİHE KARIŞACAKTIR.
- Değişiklikle, idarenin her türlü iş ve işlemlerinden dolayı haksızlığa uğrayan veya uygunsuz muamele gören vatandaşların şikayetlerini iletecekleri bir denetim mekanizması kurulmaktadır. Kurulacak olan Kamu Denetçiliği kurumu ile birlikte, artık vatandaşlarımızın idarenin iş ve işlemleri ilgili olarak " Yok mu buna müdahale edecek birileri?", "Nerede Bu Devlet?", " Bu kadar da olmaz!" " Pes Doğrusu", " Hak hukuk yok mu?" gibi itiraz, sızlanma, ve yakınmaları da tarih olacak. Mahkemelerin görev alanı dışındaki konularla ilgili vatandaşımız ivedilikle sorunlarının çözüldüğünü görecektir. Bu değişikliklerle artık sadece seçkin ve imtiyazlı bir kesimin değil, Milletin tamamının hakkı ve hukuku Anayasal güvence altında olacaktır.
- HSYK çok daha geniş bir temsil kabiliyetine sahip olan, yargı camiasının tümünü sürece dahil eden bir yapıya kavuşuyor. Yargı mensupları HSYK'ya kendi aralarından 10 tane üye seçecek. - Özel Bütçesi Olacak, - Sekreteryası Olacak,- Müstakil Binası Olacak, - Savcı ve Hakimlerin denetimini yapan müfettişler HSYK'ya bağlanacak.
- DANIŞTAY, İDARE MAHKEMELERİ, yerindelik denetimi değil sadece hukuka uygunluk denetimi yapabilecek. Devlet'in işleri tıkır tıkır yürüyecek.
- Devlet İşçisiyle olduğu gibi artık, Memuru ile de 'Toplu Sözleşme' yapacak. Bu sözleşmeden emekli memurlar da aynen yaralanacak.
- Seyahat Özgürlüğü Hakim Kararı olmadıkça engellenemeyecek, YAŞ Kararlarına Yargı Yolu Açılıcak.
- Ekonomik ve Sosyal Konseyi katılımcı demokrasinin bir gereği olarak görüyoruz. Konsey AK Parti iktidarı ile belli aralıklarla düzenli olarak toplanıyordu zaten. Sosyal ve Ekonomi kesimlerinden Konseye anayasal güvence getirilmesi konusunda talepler vardı. Bu talepler TÜSİAD'dan, TOBB'dan benzeri sivil toplum çevrelerinden gelmekteydi. İşte yaptığımız bu düzenleme ile, işçi ve işveren sendikalarının, tüccarın, esnafın, sanayicinin bağlı bulundukları derneklerin, meslek örgütlerinin ve odaların çatı kuruluşları olan birlik ve konfederasyonların temsilcileri ve ilgili hükümet üyelerinden oluşan Ekonomik ve Sosyal Konsey artık anayasal güvence altına alınıyor." diyen HAMARAT.
"Kısaca bu Anayasa değişikliği,
Ülkemizi;
daha sivil,
daha şeffaf,
daha katılımcı,
daha müreffeh,
hakça yaşanılan, hakça paylaşılan,
insan hak ve özgürlüklerine saygılı,
daha güçlü, demokratik bir hukuk devleti yapacaktır.
Bu değişiklik; Milleti, Devletin 'NESNESİ' değil 'ÖZNESİ', Devleti de Milletin 'EFENDİSİ' değil 'HİZMETKARI' olarak yeniden yapılandıracaktır." dedi.















