19 Mayıs 2013 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Terörle Mücadelede Atalay- Şahin Farkı
05 Aralık 2011 Pazartesi 15:23

Terörle Mücadelede Atalay- Şahin Farkı

Türkiye, PKK’nın eylem alanını daraltmak için, örgütün dağdaki 300 üst düzey yöneticisini hedefe koydu. Polis- asker işbirliği ile nokta operasyonlar devrede...

Türkiye, PKK’nın eylem alanını daraltmak için, örgütün dağdaki 300 üst düzey yöneticisini hedefe koydu. Polis- asker işbirliği ile nokta operasyonlar devrede...

Türkiye’nin, PKK’nın beslendiği ana aktörlerle müzakere stratejisi ile örgütü etkisizleştirme politikasına paralel olarak askerî operasyonlarda, örgütün 300’e yakın tepe yöneticisine karşı aldığı eylem kararını uygulamaya başladığı gözleniyor. Ankara, PKK’nın eylem kararlarını veren üst düzey yöneticilerini hedef alma stratejisiyle, örgütün, “Her evden bir PKK üyesinin -ki örgütün literatüründe şehit olarak anılıyordevlet tarafından öldürüldüğü” propagandasını elinden almayı hedefliyor.

Ankara’nın, PKK yöneticilerine yönelik eylem stratejisi, ateşkesin devam ettiği sırada örgütün 13 askerin ölümüyle sonuçlanan temmuzdaki Silvan saldırısı ile artırdığı şiddet eylemlerine karşı yürüttüğü operasyonlarda gözlenmeye başlanmıştı. Türkiye toprakları içinde PKK’nın üsler oluşturduğu Hakkâri, Şırnak’ta Kavaklı üssü ve Kato Dağı ile Çukurca’da Kazan Vadisi gibi hedeflere yapılan askerî operasyonlarda, kimi PKK bölge sorumluları öldürülmüş ve bu bilgiler örgüte yakın haber sitelerinde doğrulanmıştı.

Taraf’a konuşan hükümet politikalarına yakın kaynaklar, askerî operasyonlarda, PKK yöneticilerinin hedef alınması politikasındaki temel nedenlerden birini şöyle açıklıyorlar:

Nokta operasyonları devrede

“PKK yöneticilerinin, Türk hedeflerine karşı eylem için kullandığı genç militanların askerî operasyonlarda öldürülüyor olması, terör sorununu çözmüyor. PKK, ‘Her aileden bir terörist -kendi literatüründe şehit adı veriliyor- devlet tarafından öldürülüyor’ propagandasını uzun süredir yapıyor. PKK militanlarının güvenlik güçlerince öldürülmesi, Türkiye’ye yönelik nefreti katılaştırıyor. Dolayısıyla, artık operasyonlarda artan biçimde PKK tepe yöneticileri hedef alınıyor.”

Aynı kaynaklara göre, topraklarında PKK’nın barındığı Kuzey Irak bölgesel Kürt yönetimi lideri Mesud Barzani ile Türkiye’nin, örgütü sıkıştırmak için yapmakta oldukları işbirliğinden alınacak mesafe konusunda şüpheler yoğun. Zira, Barzani, Türkiye ile ilişkileri en alt düzeye inen İsrail’in etkisi altında kalıyor. Bu kaynaklar, “Dolayısıyla, ABD ile koordinasyon içinde PKK tepe yöneticilerinin yakalanması ya da öldürülmesi hedefi kolaylaşır” diyorlar. 14 Temmuz Silvan saldırısı ile hükümet, denetimsiz bırakılan askerî operasyonların, siyasi iradenin yönlendirmesiyle gerçekleştirilmesi yolunda çok geç de olsa önemli bir politika değişikliğine gitmişti. Bu çerçevede kırsalda terörle mücadelede polis özel harekât timleri de devreye sokulmuştu. Diğer yandan, kırsalda terörle mücadele eden jandarmanın, siyasi iradenin kontrolü altına girmesi için yasal değişiklik henüz yapılmadı. Ancak buna rağmen, hükümetin, TSK’yı yönlendirme politikasıyla birlikte, operasyonlarda, jandarma ve özel harekat timleri arasında nihayet artan bir işbirliği olduğuna dikkat çekiliyor.

Polis-asker işbirliği

Emniyet kaynakları şöyle diyor: “Artık polis ve jandarmanın birlikte hareket ettikleri görülüyor. Örneğin, terörün en yoğun olduğu Hakkâri ilinde, yıllardır emniyet ve jandarma arasında terörle mücadele konusunda koordinasyon yok idi. Şimdi il düzeyinde polis-jandarma işbirliği arttı. Bu noktada, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in, hükümetin taleplerini olumlu karşılaması ve bunun alana (askeri operasyonlarda) yansıyor olmasına tanık oluyoruz.”

Aynı kaynaklara göre, siyasi iradenin, PKK’ya karşı askeri operasyonları yönlendirmesi sonucu artık, askerin klasik savaşlarda kullandığı ancak PKK’lılarla mücadelede caydırıcı olmayan tank, tüfek gibi silahların yerini profesyonel birliklerin kullanıldığı nokta operasyonlarına ağırlık veriliyor. PKK tepe yöneticilerinin yakalanması ya da öldürülmesine dönük operasyonlarda özel timlerin de devreye girmeye başladığı belirtiliyor.

Atalay, Şahin farkı

30 yıllık terörle mücadelede, ilk kez siyasi iradenin TSK’yı kontrol altına alarak güvenlik politikasını belirliyor olması, bu politikanın uygulayıcısı bakanlar arasında da farklılıkları ortaya çıkarıyor. Yine terörle mücadele konuları ağırlıklı Başbakan Yardımcılığı görevine getirilen İçişleri eski Bakanı Beşir Atalay’ın döneminde Türkiye, 2009’daki açılım projesiyle Kürt sorununa siyasi çözüm politikasını başlattı. Hükümet, risk alarak müzakereler yaptı. Böylece PKK sorununun, siyasi araçlarla bitirilmesinin hedeflendiği bu dönemde Atalay, ister istemez çözüm için askerî olmayan yöntemlerin kullanılmasına öncelik vermişti. Ancak emniyet kaynakları, “PKK sorununu açılım ve görüşmelerle çözeceğiz” genel yaklaşımında olan Atalay’ın, PKK faaliyetlerinin askerî yöntemlerle sonlandırılması ayağını eksik bıraktığını savunuyorlar. Şimdiki İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in ise, PKK saldırılarının en aza indirilmesi ve böylece örgütün alandaki psikolojik üstünlüğünü de kırmadan Kürtler için siyasi reformlara başlanamayacağı görüşünde olduğu belirtiliyor. Zira Şahin, örgütün, siyasi reformları Kürt tabanına devletin bir zafiyeti gibi sunma ve “Bakın eylemleri yapıyoruz, devlet reformlara yanaşıyor” şeklinde koz olarak kullanma politikasını kırmak istiyor.

Lale Kemal/ Taraf 

Bu haber toplam 3169 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ANKET
Türkiye'nin Başkanlık sistemine geçmesini destekliyormusunuz?
Anneler_gunu 300x250 Image Banner ads4performance Image Banner 300 x 250