• BIST 96.861
  • Altın 238,344
  • Dolar 5,8057
  • Euro 6,5299
  • Ordu 9 °C

VAR MI ÖLÜMÜ ÖLDÜREN?

Orhan DOĞANGÜNEŞ

 

                                 

                                                                                              
Orhan DOĞANGÜNEŞ

   

 

?Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
 Yalan dünya senin olsa ne fayda
 Akibet alırlar tatlı canını
 Bülbül gibi dilin olsa ne fayda?

                                                    Kul Himmet Üstadım

 

   Her zaman gördüğümüz bir yazı vardır cenaze arabalarının üzerinde. Arapça yazıldığı için çoğu kimse anlamaz. İlginçtir, merak da etmez. Oysa anlamı ibret vericidir:

 

?'Allah'tan başka tanrı yoktur. Hz  Muhammed Allah'ın kulu ve elçisidir. Bu ölümü sen de tadacaksın!?

 

Etkileyici değil mi? Öyle olmalı. Eğer etkilemiyorsa bu söz içimizi, titretmiyorsa kalbimizi, eyvah ki, ne eyvah?

 

?Bu ölümü sen de tadacaksın! Daha nasıl anlatsın!

 

Hatırlıyorum, Zincirlikuyu Mezarlığı?nda yazan ?Her canlı ölümü tadacaktır(Al-i İmran 185)? ayeti bir kesimi fazlasıyla rahatsız etmişti. Her sabah oradan geçerken o tabelayı görmek birilerinin ağzının tadını kaçırmıştı. Amaç da bu değil miydi zaten.Ne diyordu hadis:

 

 

Dünya lezzetlerini mahveden, ağızların tadını bozan ölümü sıkça hatırlayın?

 

Her ?bahar?ın bir ?kış?ı vardır. Kışı düşünmekten korkmak, onun gelmesini engellemez. Akıllı insan, henüz hayatının baharındayken, kış ile ilgili planlar yapan,  ?bahar?ın bir gün geçeceğini anlayan, başı olanın sonu da olacağını kavrayan,  hayatını bu anlayış üzerine kuran ve yaşayandır. ?Moralim bozuluyor? diyerek ?kış? hakkında konuşulmasını istemeyen insanlar ise, ancak ahmaklardır.

 

Yanına gelip kendisinden tesirli bir ihtar isteyen gençlere şöyle diyordu Bediüzzaman:

 

?Sizdeki gençlik kat?iyen gidecek. Eğer siz daire-i meşruda kalmazsanız, o gençlik zayi olup, başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem ahirette, kendi lezzetinden çok ziyade belalar ve elemler getirecek. Eğer terbiye-yi İslamiye ile o gençlik nimetine karşı bir şükür olarak iffet ve namusluluk ve taatte sarf etseniz, o gençlik manen baki kalacak ve ebedi bir gençlik kazanmanıza vesile olacak?

 

İffet ve namusumuzu koruyabiliyor muyuz? Meşru dairede kalmaya çalışıyor muyuz? Gençliğimizin sonsuza kadar sürmesi için ne yapıyoruz?

 

İslamiyet?in neresindeyiz? Ayet ve hadisler konusunda dikkatli miyiz? Yoksa ?aman canım, sanki her hadise uyuyoruz da bunu da ihmal edelim ne olacakmış? mı diyenlerdeniz?

 

En yakınımızdakiler bile birer ikişer ölmüyor mu? Daha düne kadar beraber gülüp oynadığımız kimseler en yakınları tarafından gömülmüyor mu? Her gün görüştüğümüz, konuştuğumuz kimseler bir gün toprak olmuyor mu?

 

Nedir bu rahatlık, cennetle mi müjdelendik, yoksa Azrail ile mi anlaştık?

 

Bir gün,  belki de hiç beklemediğimiz bir anda,  trafik kazasında,  kalp krizi sonucunda, hasta yatağımızda belki de yatağa bile düşmeden biz de ölmeyecek miyiz?

 

Yakınlarımızı gömdüğümüz gibi biz de gömülmeyecek miyiz?

 

Ne mi yapmalı? Mezarı kendimize değil, kendimizi mezara hazırlamalı.

 

Şu sözlere biraz da olsa kulak asmalı:

 

?İşte hayat böyledir. Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz hayatınızı iman ile hayatlandırınız. Farzlarla süsleyiniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz"(Bediüzzaman Said Nursi-13.Söz)

 

Selamlar.

 

 

Bu yazı toplam 743 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim