• BIST 100.141
  • Altın 218,024
  • Dolar 5,2903
  • Euro 6,0256
  • Ordu 9 °C

Yüreğimin Dinmeyen Sızısı ...

Muzaffer GÜNAY

          ÜNYE KALESİ VE YAZKONAĞI MAĞARASI  (YÜREĞİMİN DİNMEYEN SIZISI?)

 
           28 Mart 2004 tarihinden birkaç gün önce, akşam namazının biraz sonrası idi.  Ak Parti Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili sayın İdris Naim Şahin,Ünye Belediye Başkan adayı sayın Ahmet Arpacıoğlu ve bu satırların yazarı, lüks bir araçla bir düğün merasiminden dönüyorduk. Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürü olacağım günler çok yakındı. Daima kalbî bir hürmet duyduğum muhterem İdris Naim Şahin bey: ?Hocam,senden iki şey istiyorum. Ünye Kalesi?nin onarımı ve Yazkonağı Mağarasının turizme açılması..?dediğinde, ?Baş üstüne Efendim,inşallah..? demiştim.(Bu arada şunu belirteyim: ARTIK EMEKLİYİM. İmalı suçlamalara teşne olanlara duyurulur.)

            Aynı senenin Ağustosu?nda daha koltuğuma bile ısınmadan,büyük bir heyecanla bu iki projeyi gerçekleştirmek için çalışma başlattım. İl Özel İdare Müdürü sayın Şenol Pazar?ın tavsiyesi ile  Kale?nin Onarım Projesini bir mimara verdik. Ah acemilik! Nereden bilebilirdim ki,tek bir kişinin devasa kalenin onarım projesinin yapamayacağını.. Nitekim,ancak sekiz ayda  hazırlanan Projeyi, onayına sunduğumuz Trabzon Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü eksik bularak geri gönderdi.Asla yapılmaması gerekeni tekrarlayarak,birilerinin samimi zannettiğim ısrarı ile aynı kişiye ek bir süre daha verdim. Aynı olumsuzluğu bir kere daha yaşadım. (Acemiliğimden bilistifade beni muhterem İdris Naim Şahin Beye karşı mahcup duruma düşmemde katkısı olanlara hala kırgınım.)Böylece görevimin daha ilk yılında acı, hakikaten acı bir hayal kırıklığı yaşadım.

            Bu kez, azıcık da olsa edindiğim tecrübeyle yola çıkarak,Trabzon Rölöve ve Anıtlar Müdürü sayın Ahmet Şentürk ile doğrudan görüştüm ve bu değerli Müdürümüzün desteğiyle bir firmaya verdiğimiz proje, kısa zamanda bitirildi ve ardından onaylandı.Derhal onarım işini ihale ettik. Ve kale bugünkü duruma geldi.Gerçi henüz üçte biri kadarı onarıldı.Bu da bir mesafedir. Daha da önemlisi,600 yıllık bir kilise ve yine bir o kadar eski Roma hamamı kalıntısı gün yüzüne çıkarıldı. Birbirinden gizemli,ilginç daha bir çok etnoğrafik unsur..Bu kilise ve hamam onarılırsa,kanaatim şudur ki,Ünye Kalesi,on binlerce yerli ve yabancı yabancı turistin ziyaret yeri haline gelecek,Ünye?de oteller yaz ayları boyunca tıklım tıklım olacaktır.Ünye Kalesi?nin,Sahile sadece 6 km.olması, önemli  bir avantajdır. Oysa mesela, Sümela?ya çıkmak için bir hayli yol aşmak gerekiyor.

            Gelelim Yazkonağı Mağarası faslına: Bu mağara Ünye merkeze sadece 3 km. mesafede Yazkonağı köyündedir. Burası da,tıpkı.Kale gibi büyük bir ulaşım kolaylığına  sahip. Uzunluğu (veya derinliği) 900 m.dir. Üstelik civar, bir mağaralar bölgesidir. Ana girişin sağ tarafındaki galeriye girmek zor olmakla beraber, giren uzmanlar,bu galerinin,ana galeriden daha muhteşem sarkıt,dikit ve çok ilginç oluşumlara sahip olduğunu tespit ettiler. 450.metrede çok geniş bir hol var.30 metreden dökülen bir de küçük şelale.. Hol?ün tam güney tarafında (Kabe istikametinde) doğal bir mihrab var. Mağara Uzmanı Doç.Dr. sayın Mustafa Reşat Sümerkan,Mağara turizme açıldıktan sonra,sırf bu mihrabı görmek için(tabii ki tanıtılması şartıyla) ülkemizin her yerinden ve İslam memleketlerinden binlerce insanın buraya akın edeceğini söylemişti bir ikindi çayında..

            Bu mağaraya ilk defa,13 kişilik bir ekiple 2000?in Temmuz ayında (hem de gece) girmiş ve bahsettiğim ?HOL? e kadar ulaşmayı başarmıştık. En Büyük Sanatkâr Cenab-ı Hakk,yerin altında bir dünya cenneti yaratmış..Bize, her türlü imkanı zamanın Ünye Belediye Başkanı sayın Mehmet Türk bey sağlamıştı.Teşekkürün tazesi bayadı olmaz. Tekraren teşekkür ediyorum Çok değerli Mehmet Türk kardeşime.. Mağarayı hayran hayran seyrederken ? Allah?ım burası ne kadar da görkemli! Keşke insanların ziyaretine açılsa..? diye dua etmiştim. Gün geldi Allah bu acize,Yazkonağı Mağarası?nı turizme açma makamını bahşetti. Etti de biz beceremedik. Nasıl mı efendim? Anlatayım sıkılmazsanız:

            Mağaranın ?Çevre Düzenleme ve Işıklandırma Projesi?ni verdiğimiz KTÜ Ekibi?nin talebi üzerine Mağaranın önündeki bir dönümlük alanı istimlak ettik. Hemen bir yol açtık.

            Samsun Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğü?ne müracaat ederek tescil ettirdik.       

            Sayın İdris Naim Şahin Beyin desteğiyle daha önceden gereken ödeneği aldığımızı bilhassa belirtmeliyim.

            KTÜ ekibinin çok uzun sürede ve zahmetli çalışmalarla hazırladığı Proje,Samsun Kurulu?nca reddedildi. Vakit geçirmeden çok değişik kişi ve kurumlarla defalarca görüştüm. Yeni bir proje hazırlanması için ihale aşamasına geldiğimizde,Ekip Başkanı emekli oldu. Hiç beklemeden,Başka bir ekip oluşturduğum esnada görevimden alındım. Böylece,bu projeyi de gerçekleştiremeden Müdür Vekilliğine veda ettim.

            Yapılan bu  çalışmalar çok uzun süreyi aldı. Gecikmenin nedeni budur.?Ben yaptım oldu..? deme şansınız olmaz. İlgili kurumların onayını almak zorunluluğu vardır.   

            Şimdi neden ?YÜREĞİMİN SIZISI? olmuştur Kale ve Mağara.  Özellikle Mağara.. Evet,vurguluyorum: MAĞARA.

            Bir Mehmet abi vardı. İstimlak ettiğimiz yerin Maliki. Çok temiz yürekli,kendi halinde,sessiz sedasız bir güzel insan. Tüm arazisi,hepi topu 5-6 dönüm kadar .Evi, mağaranın hemen alt tarafında. Buna rağmen bizi kırmadı ve kamulaştırmanın önünü açtı.Köyün Muhtarı sayın Sezai Felek de çok yardımcı olmuştu. Yaptığı uğraş ve gösterdiği çabaları, unutmam mümkün değildir.. Neler,ne düşler kurmuştuk birlikte. Başta sayın Şahin olmak üzere, ilgili kurum ve kuruluşların destekleriyle burayı turizme açacaktık ve otobüsler,araçlar dizi dizi olacaktı mağaranın önünde. Hele ki,sayın İ.Naim Şahin beyin duyacağı memnuniyet..Hayal ettikçe mutluluğum tavan yapıyordu. Olmadı,başaramadım.Benden kaynaklanan olumsuz neden,sadece bürokratik işleyiş ve ilgili mevzuatı yeterince bilmeyişim oldu. Diğerleri,görev alanımın dışındaki olumsuzluklardır.

            ?YÜREĞİMİN DİNMEYEN SIZISI? işte bu Mehmet ağabeydir. (Soy ismini hatırlayamıyorum bir türlü.)

            O pek iyi yürekli insana demiştim ki: ?Mehmet abi,sen hiç merak etme! İnşallah bu mağara turizme açıldıktan sonra,gelen ziyaretçilere sadece,gözleme ve ayran satarak  bile iyi para kazanacaksın. Bize yardımcı olduğuna pişman olmayacaksın!?

             HEYHAATTT!..

            BİN KERE HEYHAATT!.. Hevesimiz yarım kalmıştı. İstimlak hariç hiçbir mesafe alamadık.

            Bütün bu olumsuz gidişata rağmen, Mehmet abi,bana bir kere olsun kırıcı davranmadı. Bir kelime bile olumsuz laf etmedi. Her halde,benim iyi niyetime rağmen başaramadığıma inanıyordu. Çelebi bir şahsiyete sahip olduğu için katlanmış, acısını içine gömmüştü.

            Kendisinden helallik dilediğim temiz yürekli Ünyeli kardeşim ( Benden sadece üç beş yaş büyük olduğu için kardeşim diyorum ) boynunu büküp sükut etmişti.Bir yerde karşılaşırsam Yüzüne ba?ka?mam.. Karşılaşmaktan da hicap duyuyorum..

         Muhtar kardeşimin de en son yaptığımız telefon görüşmesinde,?iyi niyetinden eminiz? demesi, bana? ilaç? gibi gelmişti.

            Eğer bir gün,(inşallah en yakın zamanda) bu mağara turizme açılırsa,Mehmet kardeşimin sevincini ilk ben paylaşmak isterim.

             İstanbul?da oturan çocukları da ne kadar gani gönüllüymüşler ki,bana sitem dahi etmediler. Halbuki en doğal haklarıdır.

            O GÜNE KADAR,YÜREĞİMİN SIZISI HİÇ DİNMEYECEK...

Bu yazı toplam 950 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÜNDEMDEN ÖNE ÇIKANLAR
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Haber Ordu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0452 777 5 666 | Haber Scripti: CM Bilişim