Haber Ordu Ordu Haberleri
KÖŞE YAZILARI

BU MİLLET BUNLARI HAK EDİYOR MUYDU?

Orhan Yücel
12 Ocak 2022 12:19
Son Güncelleme: 12 Ocak 2022 12:19
Geçmişte gerek seçilmişlerin, gerekse vesayetin baskı, dayatma ve yasakları neticesinde dindar insanlarımıza reva görülen zulümleri gördükçe, hep bu millet bunları hak etmiş miydi diye kendime sormuşumdur. Gerek bu ülkede yaşayanlar, gerekse bütün dünya ülkelerindeki insanların tamamı, Türkiye Cumhuriyeti devletinde yaşayanların çoğunluğunun Müslümanlardan oluştuğunu gayet iyi bilmektedir. Durum böyle olunca da, bu insanların inançlarının gerekleri neyi gerektiriyorsa, o şekilde yaşamaya hakları vardır. Bu demek değildir ki, herkes aynı şekilde yaşamak mecburiyetindedir. İnsanlara Müslümanlığın gerektirdiği şekilde yaşamaları için baskı yapılsın. Bu ülkede yaşayan herkes çok iyi bilmektedir ki, hiç kimse, hiçbir kimseye Müslümanlık dininin gerekleri gibi yaşayacaksın diye baskı ve dayatmada bulunmamıştır. Ama, yine herkes çok iyi bilmektedir ki, geçmişte bu ülkede bazı kurum ve kuruluşlar, bazı siyasi partiler, bazı sivil toplum örgütleri, bazı kişiler, medyanın büyük bölümü bu ülkenin Müslüman insanlarına inançlarının gerektirdiği gibi yaşantılarını sürdürmelerine müsaade etmemişlerdir. Dindar insanlarımızın Allah’ın emir ve yasakları doğrultusunda yaşantılarını devam ettirmelerine engel olunmuştur. Zaman zaman, bu insanlara çeşitli baskı ve dayatmalar yapılmıştır. Dindarlar, her fırsatta inançlarından kopartılmak istenmiştir. Bu baskı ve dayatmalar da değişik şekillerde cereyan etmiştir. Baskıları yapanlar, zaman zaman ele geçirmiş oldukları güçlerini bu yönde kullanmışlardır. Bu baskılar, bazen halkın çok bağlı olduğu ve vazgeçemezleri arasında görmeye alıştıkları kurumlardan da gelmiştir. İşte halkın kabullenmekte zorlandığı da, kendi güvendiği ve değer verdiği kurum ve kuruluşlardan inançlarını yaşamalarına engeller getirilmesi olmuştur. Bu tip davranışlar halkın daha da çok üzülmesine vesile olmuştur. Bazı siyasi partiler, bazı sivil toplum kuruluşları, bazı kurum ve kuruluşlar, medyanın bilinen kesimleri, halk tarafından çok iyi tanınan bazı kişiler tarafından inançlara karşı yapılan baskı ve dayatmalar halkı öylesine fazla da üzmemiştir. Çünkü, böylelerinin dindar insanlara karşı olumsuz tavırları zaten bilinmekte ve bu çevrelerden aleyhte görüş ve baskıların geleceğini halk beklemekteydi. Ancak, halkın ölesiye bağlı olduğu, vazgeçemezleri arasında yer verdiği ve vatanımızın savunmasında çok büyük görevler üstlenmiş olan ordusu ve ordu mensuplarından, inançlarına karşı olumsuz tavırlar gelmesi, işte bu durum halkı kahretmiştir. Halk, ordusundan ve ordusunun mensuplarından böyle olumsuz yaklaşımların sergilenmesinden, inançlarını yaşamalarına baskı ve dayatmaların yapılmasından çok rahatsızlık duymuş ve böyle davranışları   kabullenmekte oldukça zorlanmıştır. Geçmişte ordu mensuplarımız tarafından gerçekleştirilen, “BU MİLLET BUNLARI HAK EDİYOR MUYDU?” diye sormamıza vesile olan bazı uygulamalar; Başörtülü analar, bacılar, eşler, yakınlarının yemin törenlerine alınmadılar. Başörtülü analar ve yakınları, çocuklarının Ordu evlerindeki düğün merasimlerine alınmadılar. Başörtülüler Askeri hastanelerde yatmakta olan yakınlarının ziyaretine alınmadılar. Eşleri ve yakınları başörtülü olan subay ve astsubaylara her türlü baskı ve dayatmalar yapılmış, eşlerinin başlarını açmaları istenmiş, açmayanların disiplin kararları ile önce terfileri engellenmiş, sonra da Ordu ile ilişkileri kesilmiştir. Dindar olan ve dinimizin gereklerini yerine getiren subay ve astsubaylar fişlenmişler ve hep takip edilmişlerdir. Bu milletin verdiği vergilerden maaşlarını alan bu milletin bağrından gelen ordusunun mensuplarının, dinimizin emir ve yasakları doğrultusunda yaşamak isteyenlere karşı böylesine acımasızca zulüm ve dayatmalarda bulunması milletin her ferdini derinden yaralamıştır. Aslında bu tip fişlenmelerin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar için de yapılmış olduğu herkesin malûmudur. Biz bu yazımızda, daha çok Ordumuz tarafından dindarlar üzerinde uygulamış oldukları uygulamaları hatırlatmak istedik. Bir daha o eski günlere dönmemek için, bizler elimizden gelen gayreti göstermeliyiz. Geçmişteki yaşananları, yaşatılanları ve yaşatanları unutmamak ve unutturmamak için de bunları devamlı hatırlatmalıyız.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.