Evet, Ülkemizde yaşanan ve gelişen olayları gördükçe; “DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK, DEĞİŞECEĞİ DE YOK!” diyoruz. Niçin böyle düşündüğümüzü de hemen açıklayalım. Türkiye’de birilerinin saltanatı ne zaman sallanmaya başlarsa, hemen irtica, laiklik ve Cumhuriyet tehlikeye düştü denilerek, başta bazı medya organlarının desteği ile bazı kurum ve kuruluşlar kışkırtılarak harekete geçilmesi ve yönetime el konulması teşvik edilmiştir. Böylece demokrasi, insan hakları, hak-hukuk, adalet de rafa kaldırılmış ve ülke her yönüyle geriye gidişe itilmiştir.Şimdi rahmetli S. Ahmed Arvasi Hocamızın 1990 yılında yazdığı “HASBİHÂL” adlı kitabındaki, “ÜLKEMİZDEKİ DEVRİMBAZLAR VE AVRUPALI YANDAŞLARI” başlıklı yazısından bir bölümü dikkatlerinize sunmak istiyorum. Bu yazının okunmasından sonra görülecektir ki; “DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK, DEĞİŞECEĞİ DE YOK” demekle ne kadar haklı olduğumuz daha da iyi anlaşılacaktır.Yazı şöyle: “Türkiyemiz’de “devrimbaz takımı”, sayıca, sandığımızdan da azdır. Fakat, hemen itiraf edelim ki, onlar, bu yetersizliklerini, sahip oldukları iç ve dış imkânlarla kolayca telâfi etmesini beceriyorlar.Önce, onların, yurtiçinde, köşe başlarını tutmuş “yandaşları”, etkili ve yetkili yerlere kadar uzanan “kolları” vardır. Gelişmelerden günü gününe haber alır, en mahrem noktalara uzanır ve oraları kontrol ederler.Sonra, onların bir ayakları içerde, bir ayakları dışarıdadır. Bilhassa Avrupa ile sıkı fıkıdırlar. Orada bulunan siyasî ve entelektüel kadrolar ile temaslarını hiç kaybetmezler.Türkiye’mizdeki “devrimbaz takımı”, belki bazı konularda “Avrupalı dostlarından” farklı düşünebilirler. Fakat, ülkemizdeki “millî” ve “İslâmî” gelişmeler söz konusu olduğu zaman, derhal bütün ihtilâflarını unuturlar, elele vererek “ortak savunma” ve “ortak saldırı” plânları hazırlayarak “batarya ateşine” başlarlar. “Devrimbazlar” içeriden, “dostları” dışarıdan veryansın ederler. Böylece, “kamuoyunu”, etkili ve yetkili çevreleri kontrol altına almaya çalışırlar ve çok defa başarılı da olurlar. Öyle ya, yalnız bizimkiler değil, Batılı çevreler de konuyu ele aldığına göre, mesele ciddi…Batılı’nın her söylediğinde ve yaptığında keramet arayan, bizim ezik ve yenik kadrolarımız, yıllar yılıdır bu oyuna gelmekte, ters karar ve icraatla ülkeyi çıkmazlara sürüklemekte, millet ile devleti karşı karşıya getirmektedirler.Dikkat ediniz, yurtiçindeki devrimbazlar, “”Türkiye’de laiklik tehlikede”, “irtica hortluyor”, “Faşizmin ayak sesleri geliyor”, “Cumhuriyet yok olmak üzere” diye feryada başlayınca, Avrupa’daki yandaşları derhal harekete geçip koronun boyutlarını büyütmektedirler.”Yazıyı okuduktan sonra, Türkiye’de hiçbir şeyin değişmediğini hepimiz daha net olarak görmüşüzdür diye düşünmekteyim.Ülke ekonomisi ne zaman düzelmiş, birilerinin havadan para kazanma yolları tıkanmış ve birilerinin ülke yönetimindeki güçlerinde gerileme baş gösterip gerçek halkın iktidarı ele geçirip, yönetimde muktedir olma temayülleri ağırlık kazanmışsa; irtica hortluyor, laiklik elden gidiyor, Cumhuriyet tehlikede şeklindeki teranelerle ülke yönetimine baskı ve dayatmalarla hükmedilmeye, başarılamazsa el konulmaya, çalışılmıştır.Geçmişte olduğu gibi, günümüzde de aynı şekildeki davranışlar devam etmektedir.
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın