Sözlerime sevgili peygamberimiz(s.a.v) efendimizin bir hadisleriyle başlamak istiyorum;"Mü'min mü'minin aynasıdır"(Ebû Dâvûd, Edeb,49) Bir kişi aynaya baktığında kendi resmini görmesi kesin görüntü ise kişinin arkadaşıda aynen ayna gibi olmalıdır.İki insan arasında sıradan bir ilişkinin çok ötesinde derin bir sevgi ve saygıyı ifade eden dostluk, insan olmanın bir gereğidir. Bir insan yalnız can değildir. Bu nedenle insan, bu hayatta bir dosta ihtiyaç duymaktadır.Şu üç günlük kısa hayatın yaşandığı dünya hayatında dostsuz ve sırdaşsızyaşanması asla mümküm Yunus Emre; Kiminle konuştuğunuza ,"kiminle gezdiğinize dikkat edin çünkü; Bülbül güle karga çöplüğe götürür" demiştirMüslüman; iman, ahlak ve haya sahibi kişilerle arkadaşlık etmek suretiyle hayatını ve amellerini güzelleştirerek iyi ve faydalı insan olur. “Hatır saymayan, gönül bilmeyen insanlarla arkadaşlık etmek kişinin başını belaya sokmaktan başka bir işe yaramaz." Bilginlerle, âlimlerle ve güzel ahlak sahibi insanlarla yapılan arkadaşlık bahar yağmurlarının toprağı yeşerttiği gibi, insanların kalbini yeşertir, parlatır ve tertemiz eder.Dostluk, bireylerin birbirlerine karşılıklı saygı ve değer vermeyle başlar. Dolayısıyla, kadim zamanl ardan beri söylenen, “Senin kendisine verdiğin değeri sana vermeyen insanların sohbetinde hayır yoktur.” vecizesi unutulmamalı, dost edinirken dikkatli ve seçici davranılmalıdır. Bu nedenle her elimizi sıkanla dost olamayacağımız gibi, her canımızı sıkanla da düşman olamayız.Dostluk ve kardeşliğin yaşanması noktasında iyiliğe teşviği ya kendimiz yapmalıyız yada iyiliği teşvik eden kötülükten alıkoyan dostlar ve kişilerle arkadaşlık etmeliyizİnsan çarşı pazardan sebze-meyve alırken kusursuz olmasına özen gösterir. Bu yüzden seçerek alır. Halbuki alınan sebze ve meyvenin telafisi mevcuttur. Ancak kötü arkadaşın sebep olduğu tahribatın telafisi o kadar da kolay değildir.Kendimiz için arkadaş seçimi ne kadar önemliyse dünya hayatının süsü, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın edindikleri çevre ve arkadaşlıkları da bizler için bir o kadar daha önemli olmalıdır. Onları kötü arkadaş ve çevreden korumak her müslümanın birinci vazifesi olması gerekir. Yapılan araştırmalar çocukların ve ergenlerin rol model olarak anne-baba ve öğretmenlerinden daha çok ekranlarını örnek aldıkları ve onalar gibi davrandıklarını gösteriyor. Bu günün sorunlu ve uçuk gençliği nereye gittiğinin farkında değildir Dinle, imanla, örfle ve adetle hiç mi hiç bir yanı yok. Sokaklar âdeta çıplaklar kampına dönüşmüş içler acısı, şunu belirtmeden geçemeyeceğim bu çocuklar biz müslümanlar aile çocuklarıdır. Kusura kalmayın ama biz bu çocuklardan sorumluyuz. Allah'ü teâlâ bu konu hakkında şöyle buyurmaktadır “Kendinizi ve ailenizi yakıtı taşlar ve insanlar olan cehennem ateşinden koruyun”(Tahrim ayet 6) buyruğuna kulak verip özellikle de sanal alemin tehlikelerinin zirve yaptığı günümüzde çocuklarımızın arkadaşlıklarına dikkat etmemiz ve arkadaşlarını takip etmememiz büyük önem arz etmektedir.Atalarımız, “Bana dostunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” demiş.Ortak vasıfları, ortak değer yargıları ve ortak inançları olanlar ancak birbiriyle arkadaşlık yapar ve sağlıklı ilişki kurabilirler.Kişi iyi bir insan, güzel bir Müslüman olmak istiyorsa mutlaka kendisinden daha iyi ve daha düzgün birisiyle arkadaşlık yapmalıdır. İyi ile kötünün uzun süre arkadaş olmaları imkansızdır. Zamanla ikisinden biri mutlaka diğerine uyacak; ya kötü, iyi bir kişi olacak ya da iyi, kötü bir kişiye dönüşecektir.Maalesef çürük bir meyvenin sağlam meyveleri çürüttüğü gibi çoğunlukla kötüler ve kötülükler galip geliyor ve iyileri yoldan çıkarıp kötü kişilere dönüştürüyor. Eğer kötü kötülüğünde, iyi de iyiliğinde ısrar ediyorsa zaten arkadaşlıkları uzun sürmüyor ve kısa sürede sona eriyor. Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilirlerBüyüklerimiz; “ Bana arkadaşını söyle, sana karakterini söyleyeyim veya bana kiminle beraber olduğunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” anlamına gelen sözlerle durumun mahiyetini veciz bir şekilde ifade etmişlerdir.Bir Müslüman olarak her işimizde olduğu gibi özellikle hayatımıza büyük etki ve tesirleri olan arkadaşlarımızı seçerken de birtakım hususlara dikkat etmemiz gerekir1- Akıllı ve bilgili kişilerle arkadaşlık edilmelidir. “Ahmak ve cahil arkadaş akıllı da olsa kişiyi helak ederler. Kişi arkadaşı ile ölçülür. Ahmak insan, iyilik yapacağım derken kötülük yapar. Onun için atalarımız, “Akıllı düşman, ahmak dosttan iyidir ” demişlerdir.2-) İslam ahlakı ile süslenmiş ve İslam hakikatini kabul eden kişilerle arkadaş olmalıdır. Güzel ahlaklı olmayan kimsede hayır yoktur. Ahlaksız ve hakikatsiz kişi, kişinin ahlakını bozar, dinini yozlaştırır. Güzel ahlakın en azı, meşakkatlere göğüs germek, yaptığı iyiliklerden karşılık beklememek, bütün insanlara karşı şefkatli olmaktır.3-) Fâsık olmamalıdır. Fâsık, açıktan günah işleyen kimsedir. Yaratıcısına karşı yanlış yapan, herkese karşı yanlış yapabilir Allahü Teâlâ’dan korkan kimse, günah ve hatalarda ısrar etmez. Hakkıyla rabbini bilen kişiden asla kimseye zarar gelmez. Allah’tan korkmayana ise itimat olunmadığı gibi kendisinden her türlü kötülük ve fenalık da beklenir.4-) Seçmek istediğimiz arkadaş bencil, dünyaya düşkün olmamalıdır.Tabii ki herkesin bu vasıflara önce kendi sahip olmalı, sonra da arkadaşlık edeceği kişilerde bu vasıfları aramalıdır. İnsanın tabiatı gereği beraber yaşadığı insanlara ve içinde yaşadığı topluma uymaya meyyaldir. Dolayısıyla faydasız şeyler peşinde koşan ilkesiz, inançsız, hayasız ve kötü niyetli kimselerle arkadaşlık öldürücü zehirdir.İnsanların hayat tarzını, hayata bakışını hatta dinini belirleyebilecek olan dostluklar, zarara sürüklenmeden güven verici bir alanda yeşersin diye Yüce Rabbimiz, “Müminler, müminleri bırakıp inkâr edenleri dost edinmesinler.”(Âl-i İmrân, 28)emrini vermektedir.Arkadaşlar, tutum ve davranışları ile birbirlerini etkilerler. "Üzüm üzüme baka baka kararır" atasözünde olduğu gibi, insan arkadaşlarından etkilenir. Allah Rasulünün (sav):“Kişi dostunun dini üzeredir. Bu yüzden her biriniz, kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin.” (Tirmizî,) buyurmuştur. Bir ata sözümüzde “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” deyimi ne kadar anlamlı ve manidardır.Arkadaşın hayırlısı Allaha ve Rasulüne davet edendir. Baktığın zaman sana dini ve maneviyatı hatırlatandır. Yoksa şer girdabına çeken değil. “Kişi sevdiği ile beraberdir” (Buhârî, Edeb 96) gerçeğinden hareketle söylemek gerekir ki arkadaşına dikkat etmeyenler bunun pişmanlığını hem bu dünyada hem de ahirette duyacaklardır.Buradaki İddiamızın delilini ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurmuştur:“Yazıklar olsun bana! Keşke falanı dost edinmeseydim! Andolsun, Kur"an bana geldikten sonra beni ondan o(şeytan) saptırdı.”Zira dünyada iken ona(şeytana)dost görünenlerin bir kısmı ahiretteki sıkıntı ânında kendisine düşman kesiliverecektir.(Furkân, 28-29) Atalarımız da bu gerçeği “Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan” şeklinde dile getirmişlerdir. O bize düşen görev Kimlerle dostluk yaptığımıza dönüp bakalım:Dinimizde gerçek dostlukların Allah’ın varlığını ve birliğini kabul eden ve Allah korkusuyla kalbi titreyen insanlarla kurulması önerilmektedir. Yüce Rabbimizin, “Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin.” (Mümtehine, 1ayette) buyruğu, tercihi müminlerden yana koymakla birlikte farklı inanç sahiplerini dışlanmasını hedefler.Ancak buraya dikkat Müslümanlara karşı tavır alanlar, hem Allah’a hem de müminlere düşmanlık yapanlar, bu duruşlarını değiştirmedikleri sürece dostluk ve barış şansını yitirmişlerdir.Bir müslüman sevgi ve dostlukta ölçülü olmasını bilmelidir. Hz. Ali’nin dediği gibi; “Sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün düşmanın olur. Nefret ettiğinden de ölçülü nefret et, belki bir gün dostun olur” Sevgi ya da düşmanlıkta ölçülü olmak gerekir. Zira sabrı, fedakârlığı ve kardeşliği öne çıkaran müminin, sahtekâr ve ikiyüzlü insanlara kapılması, dolayısıyla maddî veya mânevî açıdan zarara uğratılması mümkündür.Sevgili Peygamberimiz, “Mümin bir delikten iki kere sokulmaz!” (Müslim, Zühd, 63) buyurarak dostluk ve arkadaşlık ilişkilerinde uyanık olunmasını istemektedir.Dünyada başımıza gelen bütün iyi ver kötü şeylerde, edinmiş olduğumuz alışkanlıklar, davranış ve yaşam tarzlarımızda edinmiş olduğumuz arkadaşlar ve tercih etmiş olduğumuz arkadaş gruplarının mutlaka bir payı vardır. İyi arkadaş, güzel işler yapıp ve güzelliklerde muvaffak olmanın adeta koşulu olduğu gibi yanlışlardan dönmek, tevbe etmek ve doğru istikamette sabit ve başarılı olmak için kötü toplum ve kötü arkadaş gruplarını terk etmemizde başlıca şartlardan birisidir.Son söz olarak Allahım bizleri iyi insanlarla, sadık dostlarla karşılaştır, hemdem eyle. Kötü, iki yüzlü münafık insanlardan bizleri muhafaza eyle (Amin)
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın