Haber Ordu Ordu Haberleri
KÖŞE YAZILARI

GEÇMİŞTEN GAYB’A DOĞANLAR’A..!

Saliha Coşkun
12 Ağustos 2021 09:25
Son Güncelleme: 12 Ağustos 2021 09:25
Seslerin nihâyetindeki gereklilik ve gerçeklik bâbından payı; duyulan’ı değil ki, tınısında zaman… Yine silsilesi zamanı ummân saydım… Ummânda kum tanesi isimler aradım!.. Kızgın çölleri dolandım… Akşamın serinliğinde şoklandım… Tek ismi-tek isimlik heceyi toplayamadım… Nîcelerini saklayan isimleri heceleyemezdim…İsimde sınırlayamaz, Bir’den Bir’e doğru tek hedefi ayıramazdım… Tek tek saymalı mıyım?!.Yapamam, sayılara denk tutamam… İsimleri bilmeli miyim, bilemem… Bilmelerle yetinemem!.. Sınır olur, sırlı’ya ihlâl gibi...“Geçmişten gayb’a doğanlar..!” diyerek sesleniyorum… Tanıyamamak kadar tanımak, duymamak kadar duymak benimkisi… Kalıba sığdırılan ama sığmayanı sığdırmaktan utanan bir yakarış, bir uzanışla!.. Hece hece yaklaşıyor, uzanıyorum. Belki ümîdin kanâdı geçmişten geleceğe hazırdır uçmaya!…Çarpıtılan gerçekler neler!?.İsmi kayıp anılasılar kimler!?. Neyin ne olduğunu hakîkâtiyle kim bilir?.. Gerçeklik  payı, hep; payca hâdsizlikle kullanılır. Sınır tanımayan onca olay, yaşanan-yaşanacak olan ve   belki de fazlaca önemlisi yaşanmış-olmuş olan… Ne eksilecek, ne artacak, ne de yanlışı doğruya meylettirecek adım attırmayacak yaşanmışlık..!  Zîrâ akıllarda belli kalıp şeklinde  hüküm…Ne dersiniz-derdiniz acabâ, “Geçmişten gayba doğanlar?!.” Dile gelip konuşsanız, sohbet eşliğinde bir bardak çayı yudumlamak isterdim…bir saâtlik de olsa… Hayâl âlemim tarih kokulu günlere uzanabilse… ya da zaman bütünlüğü aklımın alabileceği cîhed’e yönelebilse… tek zaman olsa bunca zaman!..her yaşananı yaşamış bilsem!.. yaşanırca yaşaşam!..Kimileri vardır, acîzlik yumağıyla başarı hikâyeleri dokur!.. dokudukça dokur, nakışı kimler’i okur!?.Nakışı kim deseninde destân kılar… kaç asırlık geçmişte çizgi çizgiden mülhem dokunuş!.. Sonraya etkisi, sonradan yeniye öyle böyle uzanışı… Acemî değil, emînlikte nîce  aşkın yıl…yakınlık nîce yıl, uzak değil… kıyı köşe ardında kalan incesinde şekle sokan gayb’a intikâl kimselerde vardır, yıl uzağı yakınlar!.. Hayâl perdesinde bu söylediklerim, nasıl olsa görecektir birileri, hemen perde ardında!..Yapılanların doğrultusu ve yapılmak istenen ikili vardır. Bu ikili tezâtın farkına vardı mı, ulaşılan ve ulaşılacak olan noktanın hesâbları ;olması gerekeni olduğu yerden başka bir yere taşıdığı-taşıyacağı kanâatindeyim… Bunu söylemem, yapmış olunan tüm çalışmaları, çabaları görmemek değildir. Zîrâ, insanoğlunun hep ikilemi ve yönelmek istediği gel-gitler mevcûttur. Bu mevcûttan hangisi ağır bastı, diye sormaktan imtinâ ederim. Saklılar girifti olsa da arada bilinen o ki, doğrusu ve yanlışıyla çaba var… yapılan olumlu ya da olumsuz birçok  olanı söylemek lüzûmsuz gelmekte. Sunulan, gösterilen farklı bir boyuta girdiğinde bir yanıyla hep eksik kalacaktır, istikâmetteki dengeyi kuramamış her şey gibi… ve;ister istemez her olayın ve her şeyin saklı bir yönü, karanlık bir yanı olacaktır, bunu çok görmemeli… Dahası; her durum için gerekli olacak düstûr: Kim bilir’i alkışa tutmamalı!.. akışta’ki bilir’i kim olan’ı..!Geçmiş-gelecek çizgisi üzerinde gelip-geçmişliği tartışılır olaylar hüküm sürmekte… Sürdüğü hüküm, değişikliğe uğramakla birlikte etkileri hakîmdir. Ey “geçmişten gayb’a doğanlar..! “hüküm süren olumlu ya da olumsuzlukta katkılarınız var..! Bu katkıları apaçık anlamam, bulmam nasıl!?.Şimdilerde bunun mümkünü yok bilirim… O, bu, şu kişi tartışmalarını da bundan sebep sevmem… kişi üzerinden değil, icrâat üzerinden konuşmayı severim-olması gerekeni bu çerçevede değerlendirmeyi… Merâkı celbeden nedeni, hangi düşünce ile yapılmış olduğu…    Buna rağmen ve genel anlamıyla iyisi ya da kötüsüyle; derece farkını öngörmek önemli olandır ve illâki iyiler- doğrular istikâmetince çabaların nihâyeti  karar kılınan vaktini bulmakla netîce verecektir…Geçmişten geleceğe yol alan, gayb’tan  tını mı duyulan:Ey gece içime sal karanlığını..!Ardıma yolla yıldızlarını,Doğan gün olsun,Nefes nefes eksilmekle batan ben..!Ey sabah sakla karanlığını,Saklılardan ben kalayım,Son yıldıza tutunup,Sabahı alkışlayan ben olayım..!His kadar duyarım; duymuş gibi..! yanılmaktan korkar, yanılmamayı dilerim… Emek, gayret, çaba sonunda kalan bir şeyler var, gidenin ardında bıraktığı; takdîr-i kader döngüsünde…Kim bilir; belki gayb’a yol almış, dünyâ diyârından geçmişlerin tecrübesine ihtiyâcımız vardır…  Mümkünsüz mü,n edensiz değilken mümkün; belli de  olmaz nasılsız’da!..                                                                                 Sâlihâ ÇOŞKUN  

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.