Hâr içinde közü,dost bilsen gönül taşıyan”Sen..!”Kim bilir’in vaktine “hasretten müebbet”li ‘Ben..!’ Nihâyetsiz hasretine düştüyse gönül!..Nasılsız hesâbı,”mâmûlden yalın”ın!..Suskunluğun hâddinden nârın…Yanıp yıkılmakla yapılanı hâddi hasretliğin,Hâr içinde âh’a eyvâhsız… Devâmların sığdığı şimdiler,Hissizliğin miheng taşına benzer!..Sonlu inleyişin ses kararın eyler,Yanıp yapılmakla; tonunda, fonunda hasretliğin,Hâr içinde âh’a eyvâhsız… Çırpınış sadâlarında izlerin…Nesi’nde mevsimine nass olan...İstemsizler’in görüneninden hep fazlasın!..Yanıp yıkılmakla deseninde hasretliğin,Hâr içinde âh’a eyvâhsız!.. Yeteri yetmezde sun!.. en tâkati devâmda…Doğamıyorsan “Tek hece’ye”!..bârî’siz evvelinde öl..!Eskiyecek yitiklerden var sanılan zamanın,Nazlısından ânında yanıp… zaman’a vakitsiz hasretliğin…doy..!Hâr içinde âh’a eyvâhsız!.. Seyyâhı mecnûn bilsen!..her nedenin…Hangi demde belli değilin!..Susmaktan hâle gelse “sen değil”in!..Sükûtunda yanıp gelen hasretliğin,Hâr içinde âh’a eyvâhsız… Yeni olmayan ezel’in;eski’ye sonsuz’un!..Rüzgârın hâl dilini bilenin…İsmi dillerde okumakla okutanın,İkrâda yanıp hecelemekle hasretliğin!..Hâr içinde âh’a eyvâhsız!.. Öz’den söz’e kimliğin sessizliğinde…Sen, kendinden bend’in görmezliğin…Ateşin hâr’dan..!İstediğin nidâsından…Seslen..!Özden yanıp sözünden gönüle hasretliğin…Hâr içinde âh’a eyvâhsız!.. Nedendir;inkişâf ettiren gerçeği!?.Bin yalan’ı bir gerçeğe yetireni!..Sanmalar bitimi,muammâ sorular günler doğmazı…Âh’ı eyvâhsız sunumun…yankısı yangının…Hârında âh’ına eyvâhsız!.. Hâr içinde âh’ına eyvâhsız!.. Duyulmuştan görülen…bu ise de bilinen!.. Ey gönülü taşıyan!..Ya Sen…” kimliğin aslına aranan..!”sen kim kadardan yanıp...Tutuşmakla tutunuşun ki tutuşmalı tutunmak için!!.
Sâlihâ ÇOŞKUN
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın