Haber Ordu Ordu Haberleri
KÖŞE YAZILARI

HİCRET

Mahmut Göl
09 Ağustos 2021 13:50
Son Güncelleme: 09 Ağustos 2021 13:50
Bugün, Mekke’den Medine’ye hicretin yıldönümüdür. Hicret olayının yılbaşı olarak kabul edilmesi, önemli bir hadise olduğunu gösterir. İnsan yer yurt edinmek için gecesini gündüzüne katar. İşte herkesin gecesini gündüzüne katarak biriktirdiğini Hz. Peygamber ve arkadaşları Allah için terk edip gitmişler. Allah’ın emrine uymak, yarın bugünden daha iyi olacak demektir. Çünkü, bırakmak zorunda kaldıkları Mekke şehri de, yarın Muhacirlerin beldesi olmuştu. Hicret, Allah’ın buyruklarına kulak vermek, yolundan gitmektir. Hicret, bir yerden başka bir yere göç etmek değildir. Hicret, bütün insanlığı nurlandıracak olan medeniyete atılan ilk adımdır. O zamanın adıyla Yesrib olan şehirde kurulacak olan medeniyetin, insanlığın yeniden doğuşuna vesile olacaktı. Güçlünün her zaman haklı sayıldığı, insanların köle olarak satıldığı, kadınların insan dahi kabul edilmediği, kız çocuklarının utanç vesilesi sayılması nedeniyle doğumundan sonra gizlice diri diri gömüldüğü cahiliyye çağının son bulup, insanca yaşamanın, adalet ve hukukun geçerli olacağı, düşünce ve inanç özgürlüğü gibi kavramların öğrenileceği ve hayata geçeği yeni medeniyetin doğuşudur hicret. Hicret, barış ve huzur demektir. Farklı inanç ve düşünce sahibi toplulukların bir arada güven içerisinde yaşayabileceğinin kanıtıdır. Yesrip şehri, Medine ismini alıp Hz. Muhammed’in yönetiminde devlet olduktan sonra, inancı farklı olan bütün insanlar medeni bir şekilde yaşamaya başlamışlardır. Hz. Muhammed, bütün inanç sahibi topluluklara mal, can ve inanç emniyeti sağlamıştır. Yahudi ve Hristiyan topluluklarla  anlaşma imzalamıştır. Ancak, anlaşmayı bozan ve arkadan düşmanlarla işbirliği yapan onlar olmuşlardır. Medine’de tesis edilen medeniyet tohumları gün geçtikçe büyüdü, yeşerdi, dallandı ve hızla yayılmaya başladı. İslam toprakları genişledi, müslümanların nüfusu çoğaldı. Müslümanların asırlarca dünyaya adalet dağıtmasına yol açtı. İlk başta, yerini yurdunu hatta ailesini terk etmenin zor olacağı görünse de, Allah asla kullarına onların aleyhine olacak bir şeyi emretmez ilkesinin kanıtı olmuştur hicret. Hicret sadece o günün müslümanlarına has değildir. Hicret devam ediyor. Her zaman ve mekanda hicret mümkündür.Hz. Peygamber (a.s.) buyurur ki:“Müslüman, elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği kimsedir. Muhacir de Allah"ın yasakladığını terk eden kimsedir.”( Buhârî, Îmân, 4)“Tevbe sona ermedikçe hicret de sona ermez. Güneş battığı yerden doğmadıkça da tevbe sona ermez.”(Ebû Dâvûd, Cihâd, 2) Her Müslüman, kendi içinde, ailesinde, mahallesinde ve yaşadığı toplumda, Peygamber ahlakıyla süslenip, eliyle ve diliyle kimsenin malına ve şerefine zarar vermeyerek, yaşantı olarak hak ve adalet ölçülerine riayet ederek, işlerine hile karıştırmayarak, ölçü ve tartılarında hile yapmayarak, cana ve doğaya zarar vermeyerek, Allah’ın emrettiği ibadetleri yerine getirme konusunda gayret ederek kötülükten iyiliğe hicret etmiş ve muhacir olmuştur.Hicri yılbaşı huzur, bereket ve rahmet getirsin.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.