Bu ülkede İslam’ı namaz, oruç gibi birkaç ibadete hapsetmeye çalışan, cenazesindedefin merasiminden başka hayatın hiçbir alanına dini karıştırmak istemeyen bir kitle var olageldi.Hatta bu daraltılmış dini dahi gericilik sayıp, irtica yaygaralarıyla Müslüman ahaliyihorlayan/baskılayan bir seküler/laik kesimin zorbalıklarına şahit olduk/oluyoruz.Hâlbuki din, hayatın ta kendisi ve her anıdır. Biz öyle bilir ve öyle inanırız. Tüm hayatmücadelemiz, bildiğimiz ve inandığımız şekilde yaşayabilme üzerinedir. Hayatımızın her anına İslambir çerçeve çizer. Bizim çalışmamız da, dinlenmemiz de, yememiz/içmemiz de din üzeredir. Yaniibadettir. Suyu oturarak ve üç nefeste içer, tuvalete sol ayakla girer, ticarette dürüst olur, kâr ederama faiz almaz, muhtaca sadaka verir, yatmadan önce elimizle yatağın üstünü süpürür, sağ yanımızakıble istikametine yönümüz gelecek şekilde yatarız. Eğlencemiz dahi ibadettir bizim. ÇünküResul’ün getirdiği ölçülere riayet ederek eğleniriz. Yani hayatın her anında dini referans alarakyaşarız. Gayretimiz odur.
İmtihan zorlaşıyorSon zamanlarda Ayasofya Camii Baş İmamı Prof. Dr. Mehmet BOYNUKALIN hocanın bazıpaylaşımları birilerini rahatsız etmeye başladı. Hocanın Anayasa ile ilgili dini referans alarak ortayakoyduğu talep demokratik bir hakkın kullanılması şeklinde değerlendirilebilecek bir mevzu iken, birdenbirilerinin irtica hastalığı yeniden hortladı. Eşcinsellik sapkınlığını bile bireysel özgürlük kapsamındahoşgörüyle karşılayıp, onların yaşam hakkı diye savunanlar, BOYNUKALIN hocayı linçe kalkıştı.Ardından hocanın “kadın cinayetleri” başlığıyla konuşulan mevzuya İslami referanslarla yaklaşması bazıkesimleri çileden çıkardı.Bu ülkede seküler/laik, Kemalist kesimin mevzu İslam olduğunda hop oturup hop kalkmalarına alışığız. Bu İslam beldesinde yönümüzü Kabe’den Roma’ya çevirmek için kimlerin nehokkabazlıklar yaptığını iyi biliriz. ABD Başkanı, seçildiğinde elini İncil’e koyarak yemin ederse irticaolmaz ama bizde halkın oylarıyla seçilmiş Merve KAVAKÇI TBMM’ne başörtülü girdi diye kıyametlerkopartılırdı.Bu sınırlar içerisinde ezanların susturulduğu, Kur’an eğitiminin yasaklandığı, devletdairelerindeki memura “Selamün Aleyküm” demenin imkânsız hale geldiği dönemleri yaşadı bu millet.O yüzden Ak Parti’nin iktidarıyla nefeslenip, devletin milletle kavgasını bitirecek adımları atması içinsabırla bekledi ve Ak Parti’ye destek verdi.28 Şubat darbesiyle orta kısımları kapatılan İmam Hatip Liseleri tekrar açılsın istedi. Okullardanatılan başörtülü kızlarımız, başörtüleriyle okuyabilsin diye sabırla bekledi. Reisin gücü yetmiyordiye düşünüp sabretti ve daha büyük destekler verdi. Reis de bu beklentileri boşa çıkarmadı vekademe kademe özgürlük alanlarını genişletti. Açılamaz denen Ayasofya açıldı. Başörtülüler okudu,avukat oldu, milletvekili oldu ama...Prof. Dr. Mehmet BOYNUKALIN hocanın paylaşımlarına ilk hazımsızlık başörtülülerdengeldi.Aileyi ifsad eden Feminist ideoloji beyninin içine girdikten sonra...Ailenin reisliğini erkeğe veren ayeti nefsine okuyamadıktan sonra…Kadınla erkeği birbirlerine veli yapan inanç değerlerinin yerine onları düşmanlaştıranideolojilerin peşinden koştuktan sonra...İstanbul sözleşmesi gibi bir ucube ideolojiyi kadın cinayetlerini önleme çikolatasıyla bumillete satmaya hatta dayatmaya çalıştıktan sonra…“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” diye uyduruk bir kavramla dinin tanımladığını alt-üst etmeye odaklıbir metni “hukuk” diye bize dayatmaya kalktıktan sonra…“Cinsel Eğilim” diye yaradılışının hilafına kendi cinsiyetini değiştirmeyi sapkınlık değil özgürlük diyebu millete dayattıktan sonra…Ayasofya Baş imamının “dini referans alarak, katı ve sert paylaşımlar yapmasını doğrubulmadığını, herkesin görevini yapması gerektiğini, bu paylaşımların siyasetin üzerinde ağır bir yükoluşturduğunu” söyledikten sonra…Siyaseti ibadet bilmek yerine “dava” ninnilerini oku ha oku…
Asıl Soru…Kadın ve kadın cinayetleri değil insanlığın sorunu. İnsan ve insan cinayetleri bir sorunun sonucudur.Bunu bir cinse indirmek, birilerinin kadınlar üzerinden devşirmeye çalıştığı rant, kimisinin egosavaşı, kimisinin ise bir toplumu yıkma çalışmalarının tezahürü olarak karşımıza çıkmaktadır.Hangi güç, bir başı örtülü hanımefendiyi bu denli İlahi kanunlara karşıçıkışa zorlamaktadır?Başı örtülü bir Grup Başkan Vekili olarak kendisiyle gurur duyan, başında ayet taşıyan birbayanın kafasındaki bu karmaşa nasıl bir tezatlığı bünyesinde barındırmaktadır?Dini referansların kadınlara katı ve sert davrandığını onlara, tesettür ayetini okudukları Kur’an-ıKerim mi söylemiştir?Her fırsatta başörtülü bir Grup Başkan Vekili dahi Milletvekili olmaktan gurur duyduğunuifade edenlere şöyle seslenmek isterim:Tesettürünüz bir gelenek ya da öğreti değil, Kur’an ayetidir. İnanç özgürlüğü olarakgördüğünüz kıyafetiniz parti aidiyeti üniforması değil, Müslüman kadın oluşunuzungöstergelerinden biridir. Müslüman bir insan (kadın ya da erkek) olmanın şartı, buluğ çağına erişenve akli dengesi yerinde olan her kişinin ayetleri sorgusuz sualsiz kabul etmesinden geçer. Nefsiduygularla, bir cinsiyetin üstünlüğünü İslamiyet’e ters bir şekilde müminlere kabul ettiremezsiniz.Açtığınız savaş keza ne erkeklere, ne de görüşlerinize katılmayan kadınlaradır. Bu savaş Allah’ınemirlerinedir. Zira buğz, İslamiyet’te insanlara değildir, yapılan hatayadır. Unutmayın ki bizler sizindurduğunuz noktaya buğz halindeyiz.
“Medine Yahudileri Üzerinden Müslümanlara İkaz”Medine’de yaşayan Yahudi kabileleri Tevrat’ta yasaklanmasına rağmen, dünyalık menfaatleriicabı diğer bazı Yahudi kabileleriyle savaşırlar, din kardeşlerini öldürürler, bir kısmını esir alırlar vefidye karşılığında satarak yurtlarından ederlerdi. Fidye karşılığında satmalarını dakitaplarından delillendirirlerdi yüzsüzce… Medine’de bulunan putperest Evs ve Hazrec kabileleriylemenfaatleri için ittifak kurarlardı. Evs ve Hazrec kabileleri birbirleriyle hasımdı. Bazı Yahudi kabileleriEvs’le bazıları Hazrec’le ittifak halindeydi. Allah (cc), yasak olmasına rağmen menfaat icabı birbiriniöldüren ama menfaatleri gereği fidye ile kardeşlerini satmayı kitaplarının helal kıldığını öne süren bukavimlere bu ayetle adeta tokat atar. “Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mıediyorsunuz?” diyerek… (Bakara 85)Ayetlerin nüzul sebebi her ne kadar Yahudiler gibi görünse de muhatap Müslümanlardır.Yahudilerin düştüğü bu vahim hataya düşmememiz için bizleri uyarır. Ayetin sonu da çok çarpıcıdır.“İçinizden bu şekilde davranan birinin dünya hayatındaki cezası REZİL RÜSVA olmaktır.” Devamındakiayetteki uyarı ise çok ağırdır. “İşte onlar, ahirete karşılık dünya hayatını satın alan kimselerdir. Buyüzden ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.” (Bakara 86)Ayrıca Sultan II. Abdulhamit Han Fen ilimlerini öğrenmeleri için Avrupa’ya öğrenciler göndermişti.Onlar edebiyatçı oldular. Ülkenin güçlenmesine katkı beklentisiyle yurt dışına gönderilenler JÖNTÜRKLER diye Batı hayranı bir nesli oluşturdular ve Osmanlı Devletini yıktılar.Sonuç olarak,Bütün gayreti, hayatının her anını dini referans alarak yaşamak olan bir Müslümanın tabi ki ticaretide siyaseti de ibadettir. Bu din, tahrif olmuş diğer dinlerin düşürüldüğü durumaasla düşürülemeyecektir. Ahir zaman peygamberinin getirdiği fıkıh/hukuk kıyamete kadar kaimolacaktır. Birileri ağızlarıyla söndüreceğini sansa da, bu ışık kıyamete kadar insanların yolunuaydınlatmaya devam edecektir.Bu dünyada Müslüman dikenli yolda yürür ancak bir Müslüman diğer Müslümanların yollarına dikenkoymaz, diken koyanlarla da iş birliği içinde olmaz.Biz; “kızlarımız başörtüleriyle okusun, bu dini hayatının her anına referans yaparak bütüninsanlığa hakkı ve adaleti taşısın” demiştik amma belli ki bir yerlerde yanlış yapmışız.Dini referanslar size katı ve sert geliyorsa, fıtrata karşı olmak nefse hoş geliyorsa buyurundevam edin.Öğrendiğiniz başörtüsü ile ilgili olan (Ahzab 33), (Nur 24, 31, 60) ayetlerini dikkate almanızı takdirediyor, (Nisa 4, 19) ayetlerini ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) kadınlarla ilgili onlarca Hadis-iŞerif’ini de size tekrar hatırlatma ihtiyacı hissediyorum.Zira, Şuur; “başörtüsünü” ne için taktığınızın adına denir de,Aksi hal, ilahi “Tokat” gibi çarpar Tokat Milletvekili’nin yüzüne.Ey Rabbimiz!Hatamızı anlayacak şuur, düzeltecek güç ve imkân ver.AMİN…
Elif Coşkun
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın