İyi Parti genel başkanı Meral AKŞENER’İN söylenebilecek en kötü zamanda söyleyebileceği en son kişiye söylediği sözleri nasıl anlamalıyız. Bunun için öncelikli olarak MHP de yaşanan genel başkanlık yarışına biraz yakından bakalım; mesela o günün genel başkanlarının bir ittifak oraganizasyon ile MHP'de Devlet BAHÇELİ' ye karşı ciddi bir başarı elde etmişlerdi, fakat bu başarının mimarı tek değildi.Bu ittifaktaki en önemli diğer müttefik Koray AYDIN’dı.Bu ismin Milliyetçi ve Ülkücü camiadaki Özgül ağırlığının ayrıntısına girmeyeceğim, bu yazıyı okuma merakı olanlar zaten konuya vakıftır diye düşünüyorum. Peki başlangıçta İyi Parti neden Koray AYDIN ile değil de Meral AKŞENER ile başladı.Bunda en önemli etken Meral AKŞENER' in daha fazla mücadele etmesi, özellikle 28 Şubat sürecinde cesur tavırları ile birlikte Koray beyin biraz daha geride kalma isteği olabilir, fakat partinin teşkilat başkanlığını elinde bulundurarak ipleri tamamen Meral hanıma bırakmamıştır. Koray beyin bu duruşunu ve gücüne İyi Partinin en son kongresinde görüyoruz. Şahsi kanaatim Koray bey ile Meral hanım arasında Genel başkanlık konusunda bir protokol var. Zira partide birçok vekile rağmen Meral hanımın Koray bey tarafında taraf tutması bu protokolü işaret ediyor. Sıra Koray beye gelirken Meral hanım anlamsız bir kavgaya tutuşarak bu protokolü uygulamaya koymayı geciktirmek istiyor olabilir. Yukarıda anlattığım durumun dışında başka bir sebep Meral hanımın partinin vekilleri ve tabanın son zamanlarda Millet ittifakından rahatsız olmaları ayrıca esnaf gezilerinde yapılan baskıyı ortadan kaldırmak için net bir şekilde en üst perdeden en pervasızca böyle bir çıkış yapıp bunun mümkün olmayacağını ifade etmek istemiş olabilir. Bütün bunların yanı sıra Koray AYDIN tarafı herhangi protokol olmasa da durumdan rahatsız olup Meral hanıma baskı yapıyor olabilir. Meral hanım Koray AYDIN'ın parti içindeki gücünü bildiği için parti teşkilatları yerine parti tabanını yanına almak için böyle bir çıkış yapmış olabilir. Diğer taraftan CHP' nin son zamanlarda Cumhurbaşkanı adayını irtifa ettiği diğer partiler ile istişare ile değil de kendi Genel Başkanlarını aday olarak gündeme taşımaları millet ittifakının çözüldüğünün işaretleri olabilir. Zira ittifakın diğer sac ayağı Saadet Partisi de Cumhur başkanını özel markajı altında, Meral hanım yeni partiler ile üçüncü bir ittifak cephesi açmaya çalışsa da orada istediği oy oranlarını yakalayamadığı için bu ittifak için yoğun bir mesai harcamıyor.Bu durumda İyi Partiye Cumhur ittifakına katılmaktan başka bir çare kalmıyor. Bu ittifakın gerçekleşmesi durumunda Meral hanım Genel Başkan olarak kalamayacağına göre İyi Parti Genel başkanlığı Koray AYDIN'a hayırlı olsun, zira iyi partideki bu delege yapısıyla Koray AYDIN istediği sürece başka kimse Genel Başkan olamaz, Meral hanım da bunu kabullenip Koray beyi destekleyebilir. Böyle bir durumun gerçekleşmesi ile Cumhur ittifakında milliyetçi ve ülkücü cephe güçlenir, buna birde Akparti' deki milliyetçi ve ülkücüler katılırsa Akparti ve Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN bu durumu nasıl yönetir hep beraber bekleyip göreceğiz.Bizi bu düşünceye iten ciddi bir delil yakın bir tarihte Devlet BAHÇELİ'nin Ülkücüler iktidar olacak söylemidir. Bütün düşünceler ile birlikte TAYYİP bey ile DEVLET bey arasındaki olumlu görüşmeler Tayyip beyin liderliğinde sürdürülebilir.
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın