Kudret Ercan paylaşımı bir yazı. Sizlerle de paylaşmayı uygun buldum. Tayyip Erdoğan'ın bu ülkedeki en büyük icraatı, Osmanlı'nın yıkılmasına çok az kala, Startı verilip, bir buçuk asırdır aralıksız devam eden maskeli baloya son vermesi.. Ve tüm maskeleri düşürmesidir.. Bizlere Türkiye'nin bağımsız ve özgür bir ülke olmadığını.. CHP'nin bir parti olmadığını.. Sanatçıların sanatçı olmadığını.. Gazetecilerin gazeteci olmadığını.. Bilim adamlarının bilim adamı olmadığını.. Tam bir asır boyunca ülkemizi, Türklerin değil, Selanik'ten ve Bulgaristan'dan ülkemize göçen Sabetayist Yahudi göçmenlerin yönettiğini.. Ülkenin en kıdemli mevkilerinde ve yönetim mekanizmalarında bu Sabetayist göçmenlerin görevlendirildiğini.. Eğitim sistemimizin Yahudilerin elinde olduğunu.. Bu ülkede belli mevkilerde görev almanın başarıya değil, aile kütüğüne bağlı olduğunu.. Milli bayram diye bize kutlattırılan bayramların Avrupa ülkelerinde kutlanmadığını.. Bu türden bayramların sadece Müslüman olan ülkelerde birilerini ve bir sistemi bize şirin göstermek adına kutlattırıldığını.. Eğitim sistemimizde bizlere üretim değil, tüketim toplumu olmayı aşıladıklarını.. Bize raflarda tükettirdikleri ürünlerin tamamının kimyasal olduğunu.. Raflardaki ürünleri üreten ve sağlığımızı bozan firmalarla,sağlığımızı düzeltmek için kurulan ilaç firmalarının aynı siyonist yapının firmaları olduğunu... Paramızın üzerinde Türkiye Cumhuriyeti'nin Merkez Bankası değil, #Türkiye #Cumhuriyet #Merkez #Bankası yazdığını.. Ve bizim milli bankamız olarak bildiğimiz Merkez Bankası'nın aslında hiçbir zaman bize ait olmadığını, Üç tane siyonist ortağının daha olduğunu.. Sanayimizin tamamının Yahudilere ve hıristiyanlara bağlı olduğunu.. Türkiyenin üretim değil, Distribitör ve antrepo ülkesi olduğunu.. Ordumuzun ve tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın siyonist Yahudilerin ve İngilizlerin İstilası altında olduğunu.. Kanunlarımızın İsviçre'ye,Harflerimizin Latin ülkelerine,Kılık kıyafetlerimizin batılı ülkelere ait olduğunu.. Harf inkılabının çağdaşlaşma adına değil, tarihimizle bağımızı koparmak için yapıldığını.. Deniz kenarlarında ve en kallavi mekanlarda, zengin olanların değil, sabataist Yahudilerin ve Ermenilerin yaşadığını.. Medya sistemimizin tamamen siyonist Yahudilerin güdümünde olduğunu.. Sanatçı, gazeteci, veya medyatik olmak için ve bu işten para kazanmak için mutlaka ve mutlaka siyonist Yahudilerin kurduğu sistemin yöneticilerine belli sözler verilmesi gerektiğini,Aksi takdirde ne kadar başarılı olursanız olun, sizin medyayı kullanmanıza izin verilmediğini.. Derneklerin ve vakıfların Yahudilerin ve İngilizlerin İstilası altında olduğunu.. Bu ülkenin insanlarının en güzel dinle kandırıldığını anlayan Yahudilerin, dini cemaat kisvesi altında yapılar kurarak, islamiyeti içeriden tahrip ettiğini.. Yani Ahmet'in Ahmet olmadığını,Mehmet'in Mehmet olmadığını,Ayşe'nin Ayşe, Fatma'nın Fatma olmadığını Bizler Erdoğan'dan sonra öğrendik.. Yani anlayacağınız Erdoğan sadece bu ülkenin Başkanı değildir.. Aynı zamanda MASKELERİ DÜŞÜREN ADAMI'dır.. Bu yüzden Erdoğan'a DİKTATÖR diyorlar ve onun gitmesini istiyorlar.. Evet Erdoğan gerçekten diktatördür.. Çünkü onların kurduğu düzeni yerleyeksan etti.. Peki bunu tek başına mı yaptı?..Tabii ki hayır.. Milletimiz, milli derin devletimiz,Erbakan, Erdoğan, Bahçeli.. Milli ve yerli siyasetçilerimiz hep beraber bu işi başardık.. Ve asra yemin olsun ki, bu saatten sonra çark etmek gibi bir niyetim yok.. Onu bu Kutlu yolda yalnız bırakmak, ülkeye ihanettir.. İhanet edenlerden olmayacağım...
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın