Dünyanın her yerinde Müslüman kanı Hristiyanlarca ve Yahudilerce akıtılmaktadır. Orta doğunun yer altı kaynakları başta petrol olmak üzere, medeni dediğimiz ABD, Yahudiler ve batı ülkelerinin yönetiminde bulunsun diye bunlar Müslümanlarla hep savaş halindedir. Müslümanların elindeki petrol ve diğer doğal kaynaklar bu gün tamamen bunların elindedir.Başta ABD olmak üzere Yahudiler ve batı emperyalist emellerle Müslümanları sömürmek için bu bölgelerde terörü ve savaşı destekler. Hem Müslümanların petrolüne el koyar, hem de Müslüman ülkelere bol miktarda silah satar. Müslümanın petrolüne el koyduğu gibi, silah satışından da büyük paralar kazanır.Müslümanları birbirine düşürerek, Müslümanı Müslümana kırdırır. Bunlar hem teröre her türlü desteği sağlar, hem de algı operasyonları ile Müslüman ülkelerindeki ele geçirmiş olduğu şer odakları vasıtasıyla Müslümanları kendi devletine karşı düşmanlık yaptırır.Ülkemizdeki terörün de hem içeriden hem de dışarıdan destekçileri bulunmaktadır. Başta ABD olmak üzere Yahudiler ve batı bu bölgede güçlü bir devlet istemiyor. Bu gün bunların talimatlarına ve emirlerine boyun eğmeyen ve her geçen gün güçlenen, kendi silahını üreten, bunlara kafa tutan bir Türkiye var. ABD, Yahudiler ve batı bu durumdan çok rahatsızlar.Bunlar Türkiye'ye eskiden olduğu gibi kendi güdümünde hükümetler getirebilmek için, içimizdeki ihanet şebekelerine her türlü desteği vermiştir. İçimizdeki PKK ve FETÖ terör örgütlerini destekleyerek ülkemizi kan gölüne çevirmeyi de başarmıştır. Akan kanlar, patlayan bombalar tamamen bunların eseri olmuştur. Burada elbette ki içimizdeki şer odakları kullanılmıştır.Ülkemizde bunca asker ve polisimiz şehit edilirken, her zemin ve yerde sivil vatandaşlarımız katledilirken, bu dış güç odakları ellerini ovuşturmuştur. Ama, içimizdeki terör destekçilerinin amaçlarının ne olduğunu anlamakta zorlanmaktayız. Her terör olayından sonra bu çevreler terörü kınamak yerine, hükümeti kınamış ve akan kanda devleti sorumlu imiş gibi göstermeye çalışmışlardır.Hükümeti seçim yoluyla deviremeyen, 15 Temmuz darbe girişiminde de başarılı olamayanlar, şimdi tek umut olarak teröre ve ekonomik operasyonlara sarılmışlar ve teröre sonsuz destek vererek kan akıtmakta, ekonomik operasyonlarla da halkı hayatından bezdirir duruma getirmekte ve böylece iktidarı yönetimden uzaklaştırmaya çalışmaktalar.Sanki bu iktidar giderse terör duracakmış gibi bir intiba oluşturuyorlar. Bazıları iktidara kanın durması için, Suriye’den çıkın, PKK ile anlaşın, PKK ile mücadeleyi bırakın, büyük projelerden vaz geçin,dış güç odaklarının isteklerine boyun eğin, AB'nin şartlarını kabul edin bile diyebiliyorlar. Daha açıkçası, kanın durması için ülkenin bölünmesini ve küçülmesini teklif ediyorlar.Dış güç odakları, iktidarın kararlı tutumu neticesinde terörle de amaçlarına ulaşmakta zorlanınca, bu sefer devreye ekonomik operasyonları almıştır. Küresel sermaye içimizdeki destekçilerini de kullanarak, kur operasyonları, fahiş fiyat artışları, stoklamalar gibi yollarla hükümeti yıpratmayı ve böylece ülkede oluşturacakları kaos ortamı neticesinde emellerine ulaşmayı deniyorlar.Dış güç odaklarının içimizdeki uzantılarının başını yine her daim olduğu gibi CHP çekmektedir. CHP ile birlikte hareket eden HDP, İP, SP, GP, DP’de dış güç odaklarının içimizdeki yardımcılık görevini üstlenmişlerdir.Şu anda ülkemiz dış güç odaklarının ve içimizdeki uzantılarının körüklediği çok büyük bir ateş çemberinden geçmektedir. Bu ateşe su taşımanın, ateşi daha da büyütmekten başka bir işe yaramayacağı aşikârdır. Bu ateş ABD ve batı ülkelerini yakmayacak, bizi yakacaktır. Hem de hepimizi birden.Ateş çemberinde yok olmak istemiyorsak, kendimize gelmeliyiz ve el birliği ile teröre ve dış güçlerin ekonomik operasyonlarına karşı direnebilmek için işbirliği yapmalıyız. Yoksa yarın çok geç olacaktır.
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın