“Elbette sen öleceksin, onlar da ölecek. Sonra da kıyamet gününde rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.”(Zümer Suresi 30. ayet:)Ne hale geldik insanın inanası gelmiyor.Camilerin önünde cenaze namazları kılınmakta ancak etrafındaki insan selinin hiç mi hiç umurunda bile değil. Ölüm kimsenin aklına bile gelmiyor dünya telaşı bizleri o kadar kendine kaptırmış ki her şeye kör sağır yaşıyoruz. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim, sevâbına inanarak, karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek bir Müslüman cenazesi ile birlikte gider ve namazı kılınıp gömülünceye kadar beklerse, her biri Uhud dağı kadar olan iki kîrât sevapla döner. Kim de cenaze namazını kılar, defnolunmadan önce ayrılırsa bir kîrât sevapla döner.” (Buhârî, İmân 35. Ayrıca bk. Müslim, Cenâiz 56; İbni Mâce, Cenâiz 79)Hz. Ebû Hüreyre’nin rivayet ettiği bu iki hadiste aynı mâna iki ayrı şekilde ifade edilmektedir. Hem cenaze namazına iştirak eden hem de cenaze ile birlikte kabristana kadar gidip defnine katılan bir Müslümanın her biri Uhud dağı kadar olan iki kîrat sevap alacağı müjdelenmektedir. Sadece cenaze namazı kılanın ise bir kîrât sevap kazanacağı bildirilmektedir.Cenaze namazı farzı kifayedir yani belli bir cemaatin kılmasıyla diğerlerin üstünden yükümlülük düşmektedir. Şurasını unutulmamalıdır bu cenaze namazı gören imkanı olanların kılması gerekiyor maalesef günümüzde ne hikmettense bu kâleye bile almıyorlar. Efendiler bir yanlışlık daha göze çarpmaktadır cenazeler namazları genellikle vakit namazlarından sonra camiinin musalla taşında beklerken bazı insanlar abdesti ve imkanı varken vakit namazını katılmıyorlar sadece cenaze namazını kılıp ayrılıyorlar. Denem odur ki madem abdestin var o zaman bir vakitte olsa o vaktin namazını cemaatle kılsan akabinde cenazeyi kılsanız daha da iyi olmaz mı? Hz. Muhammed ashâbıyla birlikte oturuyorken yanından bir cenaze geçmiş, o da ayağa kalkmıştı. Sahabiler:“O bir Yahudi’dir.” deyince Allah Resûlü;“O da bir can değil mi?” diye cevap vermişti.Hz. Muhammed’in medeniyeti, insan onuruna saygı üzerine inşa edilmiştirİslam peygamberi diriye saygının ne kadar önem arz ediyorsa ölüye de aynı saygıyı gösterilmesi noktasında bu kadar hassas davranmakla bizlerinde aynı hassasiyeti göstermemize bir örneklik teşkil etmektedir.Müslüman kardeşinin cenazesine katılarak onun namazını kılmak ve onunla beraber kabre kadar gitmek, insana büyük sevap kazandırır.Sevap ve ecir gibi mânevî değerleri, bilinen maddî bir cisimle ifade etmek mümkündür.Cenazenin arkasından yürümek daha uygundur.(Riyazüssalihin)Cenaze defin işlemi yapıldıktan sonra cenaze evine yakın olan komşuların cenaze evine yemek götürmeleri bir kadirşinaslıktır.Ama günümüzde bunu farklı bir şekli gözümüze çarpmaktadır. Cenaze sahibinden ikram beklemek çok yanlış bir davranıştır..Bunun gibi ikramların cenaze sahipleri tarafından değil de STK, Vakıf ve dernekler tarafından yapılıyorsa bir mahzuru yoktur.İnsanlar toplulukla yaşarken bazı kurallara uymak zorundayız. Mesela komşunun düğününe, nişanına, davetine, cenazesine katılarak tabiri caizse adam etmek gerekir. Eğer sizler bunun gibi topluklara katılarak adam komşuluk ilişkilerini geliştirmek o komşunda senin merasimlerine katılmak zorunluluğunu kendinde hissedecektir.Rabbim tüm ölmüşlerimize rahmet eylesinMekanları cennet olsunSelam ve muhabbetlerimle
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın