Haber Ordu Ordu Haberleri
KÖŞE YAZILARI

VAKTİN, SADÂSIZLIĞA TUTUNUŞU.!!

Saliha Coşkun
07 Şubat 2022 14:10
Son Güncelleme: 07 Şubat 2022 14:10
VAKTİN SADÂSI ZAMANSIZLIĞA TUTUNUŞ!.. Biricik Yârîn Sadâsı tene sığmaz…Körlüğü galip köhnelikse gönül, sadâsın bilmez…Ezelî deryâsından âsûde damlasın kuruttuysa,Yitiğidir bütününden parçasın,Böyle ise ahvâlden hâli,Esâreti nasipten hikmet: imkânı hezîmettir;İstikâmet sadâsın âyanı rüyâsın dahi tâbir olmaz… Bilindik vakitler seyrîne sığmayacak kadar muammâ…Sığ’laşmayacak kadar sonsuzluğunda, gönlün alabildiğine kadar meçhûl; VAKİT…en bilindik vakitler seyri midir’e sığmayacak kadar meçhûlü muammâ derînlik… Derînliğin yankısını, gönülde harmanlayacak kadar içli, hisli, sırlı, saklısında “âlem içre âlemi”; ’sır içinde sır’ı besteleyen SADÂ!..ve; sadâsında bin kapılı perdesi… Tüm arzûlarda hakîkî dâvâya feryâd-ı hüküm taşısa denilen, denilmesi gerekli olan tümünden, gönül ile sıyrılış müşkülâtı nihâyet telakkîsidir ki; gönül gâfilliğinden uzak âkıbetî selâmet taşır, zamansızlığa tutunuş sadâsı… Kızıla dokunan her günün ardı son demde yarını umutlar… Emînliği bağrına sarmalamış bir umutla elvedâyı sunar… Merhabâ derken elvedâyı hazır ettiği gibi elvedâ derken de merhabâyı azığında hazır eyliyordur, Ümît Bağrındaki Saklısında…incecik hislerin daîmî himâyesinde vücûd bulan gündoğumu ve günbatımı seyîrlerinin tefekküründe  en bilinmedik âhenktir zaman…Buna mukabîl herşeyle meşgûl muhatâbı’na, vaktin sadâsızlığa tutunuşu olur… İnkâr edilmez durgunluğa salınmış meşgûl muhatâp O biricik sadâdan vesîlesi kıymetli gâyesine asîdir… Heyhâtı dahî muhâl sadâsızlığa tutunuş sadâkatsizliği… Bir hayâli masal zannından uzaklıkta dostluk kurabildiği iklimin rengine boyanacak mihenk taşlarını bulduran…Aralarında hiç umulmadık ve unutulduk demde gülü dikeniyle dost şekliyle günaydınlayan vakit mef’umu…Vakit suskunluğun çehresi kadar…nefeslerin sayısız takâtlerde adım attığı devâmlılıklar selzenişinde…inatçı gibi ardına doğan nefese eski kendisinde yeni’yi soldurmak ve solumakla ilerliyor! İstisnâların kırık kanatlarına doğarken koşar adımların sesinde duyuluyordu, suskunluk çehresinin incindiği derinliklerde…. Sadâsın unutan zamanlar;nihâî hedefini, evveli ilk andan taşımaktan yorgun düşmüş gibi düstûrundan alâmetî zuhûr eden sırdaşlık kurmuş vefâkâr rüzgâr azâdı!.. Âlâsı mâlûm olmakla muvâzeneyi yıkacak derecede akışta olan zamanın tutunduğu sonsuzdan bir ses olmalıydı…Seslerden bir ses olmanın ötesinde tüm sesleri kapsayan sadâyı âyan,sadâyı gâye’yi mihrâklaştıracak hüviyette anlam bulacak ve anlamındaki sırrı aşikârsız nasıl olduğu bilinmeden sindirmekle TORTUSUZ HAKÎKÂTLER YAŞANACAKTI..! Vaktin sadâsızlığa tutunuşu kalabalık seslerden ezelî ve  ebedî nurû âyanı bilmemesinden kaynaklanmakta menbâîna ulaşmayan/ulaşamayan kalabalık sesler yankısında  yakmakla illâki gâfilî âyan hezîmetine yol alıyor...Yakmakla kalmayıp fecî istikâmetlerin şahîdi hezîmetlerle kolkola geziyor… Aklın cürretkâr sesleri gönül tutunuşu biricik sesle hemhâl zamanın sesine tutunamamakla işgâl ,güyâ iştirâk ediyordu… ne olup ne bittiğini anlayamayan insanoğlu kör haşrôluşlar içinde ardında sadâsız hôşa revânsız zift kara gönül ikliminde ölüyordu…Dirâyetinde ölü çâreler kıpırtısı başlasa, dermânı hâli bulunur mu, bilmeden;çâreyi niyetle çağırsak kırıntı dermân: mîsalinde belkisi nîce mâlûmlar sunulabilecekken bunları sunmayı dile yetirmek gerekliliği görülebilecek vukûbulmuşluk cereyânı vak’aları anlatılagelmekle yormak ve yorulmaktan uzaklık için bezgin ve bezginlikten uzaklık için anlatmayı tercihten lüzumsuzluk zûlmünden vazgeçiyordu… işte bu noktada nefes alacak sıhhatte zamansızlık soluğunda sadâti sadâ!..Anlatılanlardan ve anlatılmışlıklardan geçmiş idrâk üstü hissin lüzûmu Arş-ı Alâ Sadâsı..!O biricik sadâ ki hepsini kapsayan ve hep’lik pahâsı mevzuûn hayretlik sonsuz mukarrebî… Birâzcık fıtrî kelâmın gâyesi gönülde tortulaşmadan kalabilse  tutunulacağın sesten ötesindeki şâhâne istikâmete vargücüyle tüm sessizliği gönül demînde kâîde eylemek vakti ihtiyâc lüzûmu bilinecektir… İnsan aklının bir noktada idâmı  görünümlüsü olan hissi bilmesi, ve bu hissin alıcılarının kapanmaması için, bilhâssa kalp deposunun neyi, niçin beklettiği ve içerisinde bulundurduğunu bilmek ve arıtılmış nezîhlikte biriktirilen her bir şeyin mânâ kalbine pompalanacağını unutmamakla işe başlayabilmek… Bu başlangış tutunuşlar hâsı…Derînler ihlâsı…Sadânın âyanından pâk-ı…Târifi, ümîdi, yakınlaştıranı, vesîleyi illâkiden dâimî merhabâsındaki ayna…Saflaşacak seslerin kalabalık gürültüsünde yanmakla saflaşması sûalsiz hikmet…Altının, saf altın- öz altının; ateşten selâmetle ortaya çıkması misâl…kalabalık gürültüler yangınında yankı bulmaklıkla herdem sadâsına, O biricik zamansızlık sadâsına; zaman ve mekân ötesi sadâya ulaştıracaktır, ümîdi ve hasretiyle… O vakit buyurmaz mısınız;Daimî vücûd bulacak ve bulan sadâya  gönül vermeye…Sâlihâ ÇOŞKUN       

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.