Osteoporoz, herhangi bir yaşta herkesin başına gelebilecek, kemiklerin zayıf veya kırılgan hale geldiği bir durumdur. Kemikler sert ve değişmez görünebilir. Pek bir şey yapmıyor gibiler. Ama vücudun herhangi bir parçası gibi, onlar da dinamik, canlı dokulardır. Sürekli kendilerini yıkıyorlar ve yeniden şekillendiriyorlar.Aslında, yaklaşık her 10 yılda bir tamamen yeni bir iskelet elde edersiniz. Örneğin, annelerimizin bize hamileyken yedikleri, yetişkin olarak nihai kemik kütlemizi etkileyecektir. Çocukluk döneminde kemiklerimiz hızlı büyüme ile neredeyse patlar. 18 ya da 19 yaşlarında zirve kemik kütlemizin yaklaşık %95'ine ulaşır. 20'li yaşlarımızda biraz kemik oluşturmaya devam edebiliriz. Ancak 40 yaşından sonra, eski hücrelerin bu parçalanması, yenilerinin oluşumunu geride bırakmaya başlar. Buna, vücutta serbest radikaller ve antioksidanların dengesiz olduğu iltihaplanma ve oksidatif stres dahil olmak üzere birçok faktör neden olabilir.İyi beslenirsek, kemiklerimiz kendilerini güçlü bir şekilde yeniden şekillendirir. Bir evi yüksek kaliteli malzemelerle yenileyen iyi eğitimli bir inşaat ekibi hayal edin. Küçük çatlaklar ve hasarlar kemiklerin onarılmasını ve nihayetinde güçlenmesini söyler. Eski kemik çıkarılır ve yeni kemik yerleştirilir. Herşey iyi.İyi beslenmezsek, kemiklerimiz iyileşmez. Aynı inşaat ekibini hayal edin ama bu sefer malzemeleri ucuz ve kalitesiz. İhtiyaç duydukları eşyalara sahip değiller. Belki sadece işi halletmek için birkaç köşeyi kesmişlerdir. Ortaya çıkan yapı kalitesizdir. Yeni kemik yerleştirilemez. Eski kemik zamanla zayıflar.İyi beslenmediğimizde oluşan faktörlerden biri de vücutta ki aşırı yağ kütlesidir. 60 yaş altı 10.814 kişinin kemik mineral yoğunluğu ve vücut kompozisyonu verilerini analiz eden çalışma bulgularında hem erkeklerde hem de kadınlarda yağsız kütle ile kemik mineral yoğunluğu arasında güçlü bir pozitif ilişki tespit edilmiştir. Özellikle vücut yağı seviyesi yüksek olan erkeklerin kemik yoğunluğu daha düşüktür ve normal vücut yağı seviyelerine sahip olanlardan daha fazla kırık riski altında oldukları bulunmuştur. Daha fazla yağ dokusu daha fazla iltihaplanma anlamına gelir ve bu da kemik sağlığına zarar verir.Bu basit adımlarla, kemiklerinizin yaşam boyu güçlü ve esnek kalmasını sağlamaya yardımcı olabilirsiniz.
- Besinlerinizi mümkün olduğunca bütün, işlenmemiş gıdalardan alın.
- Renkli beslenin. Bunun için sebze ve meyve tüketiminizi çeşitlendirin.Tümü kemik sağlığına katkıda bulunan vitaminler, mineraller içerir.
- D vitamini durumunuzu kontrol edin. Yeterli seviyeniz yoksa (30-40 ng/ml), bulana kadar takviye yapın.
- Her gün birkaç kalsiyum açısından zengin gıda tüketin. Buna brokoli, karalahana, lahana, bamya gibi koyu yapraklı yeşillikler dahildir. Süt ürünleri (süt, peynir, yoğurt), fasulye ve baklagiller, tohumlar (haşhaş, susam), fındık, badem gibi diğer kalsiyumdan zengin besinleri tüketin.
- K2 vitamini, kalsiyumu gitmesi gereken yere yönlendirmeye yardımcı olur. K2 vitamini açısından zengin besinler arasında süt, et, kümes hayvanları ve soya fasulyesinden tüketmeye çalışın.
- Zeytinyağı, yaban mersini, balık yağı ve keten tohumu yağı gibi omega-3 bakımından zengin gıdaların da kemik güçlendirici faydaları vardır. Onları diyetinize eklemelisiniz.
- Her öğünde biraz yağsız protein yiyin.
- Çok fazla tuz (sodyum) içeren yiyecekler yemek vücudunuzun kalsiyum kaybetmesine ve kemik kaybına neden olabilir. Her gün yediğiniz gıdalara eklenen işlenmiş gıdaların, konserve gıdaların ve tuzun miktarını sınırlamaya çalışın.
- Tatlı yemek istediğinizde kurabiye ya da şeker yerine kuru meyve yemeyi deneyin.
- Sağlıklı bir vücut ağırlığını koruyun. Çok ağır veya çok hafif olmak kemik kütlesini olumsuz etkileyebilir. Gerekirse beslenme uzmanından destek alın.
- Hayvansal ürünler yemiyorsanız ve/veya elli yaşın üzerindeyseniz, B12 vitamini takviyesi için doktorunuza danışınız.
Uzm.Dyt. Tevhide Çelenk
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın