Tilkiyle yılan arkadaş olur ve birlikte yolculuğa çıkarlar. Bir ırmağın kenarına geldiklerinde yılan tilkiye “Tilki kardeş! Ben yüzme bilmem. Beni sırtına al da karşı kıyıya beraber geçelim!” der.Tilki, arkadaşının teklifini kabul eder. Yılan tilkinin beline sarılır, o da ırmağa girip yüzmeye başlar. Karşı kıyıya vardıklarında yılan “Tilki kardeş! Ben seni sokacağım!” deyiverir. Neye uğradığını şaşıran tilki “Yılan kardeş!Biz seninle arkadaş değil miyiz? Bak, ben sana bunca iyilik ettim. Seni sırtıma almasam ırmağı geçemezdin!” diye ne kadar dil dökmeye çalıştıysa da yılan hiç oralı olmaz ve “Bu benim huyum. Sokmak benim yapımda var!” der.Bunun üzerine tilki bir an durur, sonra yılana “Peki yılan kardeş! Sok, ne yapalım? Bu benim kaderimmiş. Yalnız yüzüme bir defacık bak ki, ölmeden önce o güzel gözlerini son bir defa göreyim!” Bu sözlere aldanan yılan, başını uzattığı an, tetikte duran tilki derhal atılıp başını kapıverir.
youwin casinoSonra da ölen yılanı ırmağın kenarında, kumların üzerine boylu boyunca uzatır ve kendi hilesine kurban giden arkadaşına şöyle der: “Yoook yılan kardeş! Ben öyle eğri büğrü arkadaş istemem! Benimle arkadaş olacaksan, böyle dosdoğru olacaksın!” der.Şimdi bu hikâyeciği günümüz siyasetinde gelişen olaylara uyarlayacak olursak; AK Parti kuruluş günleri ve o günlerde beraber yola çıkan yol arkadaşlarını gözümüzün önüne getirip canlandıralım.Recep Tayyip Erdoğan AK Parti diye yeni bir parti kurarak, yanına yol arkadaşı, bir bakıma kader birliği edecek olduğu arkadaşlarını seçerek partiyi kurdu ve siyaset hayatına bu partiyle atılmış oldu.Sonra AK Parti iktidar oldu ve Recep Tayyip Erdoğan kader birliği yapmak üzere yola çıktığı bu arkadaşlarından bir çoğuna önce vekillik, sonra da bazılarını da Bakanlık makamlarına layık görerek görevlendirdi.Hatta Abdullah Gül’ü, Cumhurbaşkanı olarak görevlendirdi. O günleri bir hatırlayalım. Muhalefet ve malûm çevreler o günlerde Abdullah Gül gibi daha doğrusu, dindar, eşinin başı kapalı, namazlı niyazlı bir Cumhurbaşkanı istemiyorlardı ve Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını engellemek için çeşitli hile, oyun ve desiselere baş vurdular.Tüm bu gelişmelere rağmen Recep Tayyip Erdoğan dik durarak, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını, bizim Cumhurbaşkanı adayımız Abdullah Gül kardeşimizdir diyerek gerçekleştirmişti.Geldiğimiz bu günlerde, beraber yola çıktığı arkadaşlarından, Abdullah Gül de dahil olmak üzere yanında kimse kalmadı. Bu kişilerin kimliğini herkes çok iyi bildiği için burada açıklamaya gerek duymadım.Hikâyecikte olduğu gibi Recep Tayyip Erdoğan yol arkadaşlarının belli bir konum ve makama geldikten sonra, diğer arkadaşlarına da yer açabilmek bakımından nöbet değişimi yapmaya kalkışınca, makamları ellerinden alınanların tamamına yakını kendisini terk ettiler.Bu gün o yol arkadaşlarının çoğu yanında değiller. Kendisini terk eden bu yol arkadaşları, FETÖ, PKK ve diğer muhalefet partileri ile işbirliği yaparak onu yok etmenin peşinden koşmaktalar.Abdullah Gül ise, bugünlerde başta CHP, İP, SP, HDP olmak üzere FETÖ ve dış güç odakları ABD, İngiltere kraliyet ailesi, masonlar, küresel sermaye, TÜSİAD’cılar ve tüm muhaliflerin desteği ile başkan adaylığının, aynı zamanda yılanın dereyi geçip de tilkiye daha ihtiyacı kalmadığında, ona seni sokmak zorundayım, benim huyum bu demesi gibi Recep Tayyip Erdoğan’ı yok etme hayalini gerçekleştirmenin peşinden koşmaktadır.Recep Tayyip Erdoğan şimdilik tilkinin, yılanın karşısındaki kurnazlık ve direnci ile kendisini savunmaya devam etmektedir. İnşaALLAH tüm saldırı ve operasyonlara rağmen ayakta kalacak ve kendisini terk eden yol arkadaşlarının oyun ve tuzaklarını başlarına geçirecektir.
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın